Aşk’ın Mihmandarları-Ergün Küçüktopçu

Aşk'ın Mihmandarları

Öyle erkekler vardır yüreğine şiir dokunulası,
Öznesi aşk, yüklemi sevda, kalbi nar olan,
Sakalına mısralar dizilir, gizli dualar edilir
Baş döndüren rüyadır…..
Allah ile kalp arasında gönül ehlidir onlar.
Ucu bucağı gözükmeyen bir ummandır onlar.

Ey Gönlümün Mihmandarı

Ey Gönlümün Mihmandarı

Ey gönlümün mihmandarı….!
Ey benim yaradılışım,
Aşkını kaybetmiş maşukunu arayan sevdam.
Kimin göğüs kafesinden geldiysen ona gel….
Bilki gönlündeki parçasını arayan ben….
Sende beni ara,
Yüreğimdeki boşluğu doldur.
Eksikliğini tamamla.
Neredeysen gel,
Elinle koymuş gibi bıraktığın yerdeyim.

Mihmandarlık Eski Bir Gelenek

Mihmandarlık eski bir gelenek

Bazı İslâm devletlerinde resmî misafirleri ağırlamakla görevli memur.
Farsça mihmân (misafir) ve dâr (sahip olan) kelimelerinden meydana gelen mihmândâr “misafir ağırlayan kimse” demektir. Osmanlı kültüründe bu tabir, Medine’ye hicretinde Resûl-i Ekrem’i yedi ay kadar evinde misafir eden Ebû Eyyûb el-Ensârî için “mihmândâr-ı nebî” (mihmândâr-ı Peygamberî) şeklinde bir unvan olarak da kullanılmıştır. Kelime bugün daha çok dışarıdan yurda gelen ziyaretçileri karşılamak ve burada kalacakları süre içinde kendilerine yardımcı olmakla görevli kişileri ifade etmektedir.