Alemlerin Kalbi Bugün Arafat-Orhan Afacan

Alemlerin Kalbi Bugün Arafat-Orhan Afacan

Alemlerin Kalbi bugün Arafat.
Nefesler tevhittir,nefesler tekbir.
Vakkfede yasanan manevi hayat
Nefesler tevhittir,nefesler tekbir.

Iki defa olur namazın cemi.
Anlaşılsın namaz beş farzın cemi
Yaşamak gerek vakfedeki demi.
Nefesler tevhittir,nefesler tekbir.

Çağır Kabe Bir Daha Çağır – Orhan Afacan

Gözümde hayâlın bilsen ne ağır
Çağır Kâbe Çağır birdaha çağır.
Hasretinle yandı, kül oldu bağır
Çağır Kâbe çağır bir daha çağır.

Her nefes, her adım sana yürürüm.
Her nereye baksam seni görürüm..-
Hasretle, özlemle kesilir önüm
Çağır Kâbe Çağır Bir daha çağır

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz

Safa ve Merve

Safa, Mekke’nin doğusundaki Ebu kubeys dağının eteğinde Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusunda, Merve’den biraz daha daha yüksek ve Kabe’ye daha yakın bir tepedir. Safa’nın tam karşısındaki Merve ise Mekke’nin batısındaki Kuaykıan dağının eteğinde, Harem-i Şerif’in kuzeybatısında ve Kabe’nin Rüknü ırak) köşesinin karşısında yer alır.

İslamın Merkezi Kabe ve Ölçüleri

İslamın Merkezi Kabe ve Ölçüleri

Kâbe, (Arapça الكعبة المشرفة‎, hürmetli mescit) Mekke’de bulunan yaklaşık olarak küp şeklinde bir ibadethanedir. İslâm dininin ilk ve en kutsal mekânı kabul edilir. Bu yapının etrafında Mescid-i Harâm bulunur. Kuran’da Kâbe’nin Hazreti İbrahim ve oğlu Hazreti İsmail tarafından inşa edilmiş olduğu belirtilir.

Hacerü’l Esved Taşının Şahitliği

Hacerü'l Esved Taşının Şahitliği
HACERÜ’L ESVED TAŞININ ŞAHİTLİĞİ
İbrahim Aleyhisselâm, Allah’ın emri ve oğlu İsmail Aleyhisselâm’ın da yardımıyla Kâbe’yi ilk temelinin üzerine yeniden inşa etti. İnşa esnasında bugün “Makam-ı İbrahim” adıyla anılan taş da asansör vazifesi yaptı.

İsmail Aleyhisselâm, içine düşen bir ateşle “Tavafın başlangıç yerini belirlemek üzere buraya lâyık bir taş bulayım.” diye Kubeys Dağı’nı taramaya başladı. Karşısına dikkatini çeken bir taş çıktı. Diğer taşlardan farklı olarak ortası oyuk, rengi süt beyazdı. Taşı sırtına yüklendi, getirdi. Bu taş İbrahim Aleyhisselâm’ın da çok dikkatini çekmişti. Hangi köşeye yerleştireceğini düşünüyordu. Aldığı ilahi ilhamla şimdiki yerine yerleştirdi.

Fil Vakası ve Ebrehenin Ordusunun Helakı

Fil Vakası ve Ebrehenin Ordusunun Helakı

Kabe’yi yıkmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen valisi Ebrehe’nin ordusuna saldıran kuşlar.

Ebâbil, Arapça’da “bölükler, sürü, sürüler” demektir. Kelime, Kur’ân-i Kerim’de Fil sûresinin üçüncü âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay şöyle anlatılmaktadır: “Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üstlerine sürü sürü kuşlar gönderdi. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. Nihâyet onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.” (el-Fil, 1İ5/1-5).

Bu olay Hz. Peygamber’in doğduğu yıl olmuş ve orduda bulunan fil/fillerden dolayı Araplar arasında “Fil Vak’ası”, geçtiği yıl ise “Fil Yılı” olarak meşhur olmuştur. Olay kaynaklarda şöyle zikredilmektedir: