Marifetname’den Seğirmeler Hakkında Bilgiler

Marifetname'den Seğirmeler Hakkında Bilgiler

MARİFETNAME’DEN SEĞİRMELER HAKKINDA BİLGİLER

  • Başın üst kısmının seğirmesi: İyi bir makam ve mevkiden haber verir.
  • Başın ön tarafının seğirmesi: İyi bir devlet bulmaya işarettir.
  • Başın yan tarafının seğirmesi: Sağı ve solu hayırlı eyler.
  • Alnın seğirmesi: Sağda ise eğlence — Solda ise habere işarettir.
  • Kaşın seğirmesinden: Sağ ve sol her yer dostlukla dolar.
  • Kaşın ortası seğirirse: Sağı zevk — solu kederdir.
  • Dil seğirirse: Sağı hüzün — solu coşkunluktur.
  • Gözün dışı seğirirse: Sağda kötüleme — Solda ziynettir.
  • Gözbebeğinin seğirmesi: Sağ gözde olursa sıkıntı — solda sevinçtir.
  • Göz kuyruğunun seğirmesinde: Sağ göz için sevinç — solda maldır.
  • Gözün altı seğirirse: Sağdaki iyiliğe — soldaki mevkiye alamettir.

İbrahim Erkal Hakkında Bilgi

İbrahim Erkal Kimdir?

İbrahim Erkal (d. 10 Ekim 1966; Narman, Erzurum), Türk şarkıcı, söz yazarı, besteci ve oyuncu. 1984 yılında İbrahim Güzelses adıyla “Sarhoş Baki (Erzurum Türküleri)” adlı ilk albümünü çıkardı. Fakat sesini duyuramadı. 1994 yılının ilk ayında kendi adıyla çıkardığı ilk albümü Tutku adlı albümünü yayınladı. Bu albümle sesini duyurmayı başardı ve müziğiyle insanların ilgi odağı oldu. 1995 yılının ilk aylarında Sıra Bende/Aklımdasın adlı

İbrahim Erkal’ın Beyin Ölümü Gerçekleşti

İbrahim Erkal'ın Beyin Ölümü Gerçekleşti

Beyin kanaması nedeniyle tedavi gören sanatçı İbrahim Erkal’ın beyin ölümünün gerçekleşti.  Acı haberi ünlü sanatçının sosyal medya hesaplarını yöneten ailesi duyurdu. Açıklamada “Değerli sanatçımız İbrahim Erkal tüm çabalara rağmen hakkın rahmetine kavuşmuştur” denildi. Beyin kanaması geçiren ünlü sanatçı İbrahim Erkal’dan sevenlerine kötü haber. Hastanede tedavi gören

İbrahim Hakkı Konyalı Kimdir?

İbrahim Hakkı Konyalı Kimdir?

Tarihçi, yazar ve kitâbe uzmanı (1896-1984) Konya’da doğdu. Babası Nalbantzâde Mustafa Efendi’dir. Kendi ifadesine göre ailesi baba tarafından Anadolu Selçukluları’na, I. Alâeddin Keykubad dönemine kadar iner ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye dayanır. İlk öğrenimini Konya’da Rüşdiyye-i Füyûzât-ı Hamîdiyye’de gördü. Daha sonra Bekir Sâmi Paşa Medresesi’nin yerine yapılmış olan Islâh-ı Medâris-i İslâmiyye’ye devam etti. Burada Arapça öğrendi. Medrese eğitimi sırasında Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın Mârifetnâme’sinin etkisinde kaldı ve Hakkı ismini benimsedi. I. Dünya Savaşı esnasında açılan Şimendifer Mektebi’ni bitirerek Türkiye’nin ilk demiryolcusu oldu. İlk devlet görevi Batum’da istasyon müdürlüğüdür. Ardından Konya Sanayi Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği, İstanbul Meşihat Dairesi’nde ders vekâleti halifeliği, Başbakanlık Arşivi, Askerî Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde uzmanlık yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin kuruluşunda büyük payı oldu.

İbrahim Hakkı Konyalı yazı hayatına ilk defa Konya’da Meşrık-i İrfân gazetesinde başladı, Babalık gazetesinde yazılarını sürdürdü. Bu arada Hak Yolu isimli dergiyi ancak altı sayı yayımlayabildi. İntibah’ta başyazarlık yaptığı gibi Mütareke yıllarında Tercümân-ı Hakîkat’te daha çok tarihî konuları ele alan makaleler yazdı. İstanbul’a

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerin’den Nasihatler

İbrahim Hakkı Hazretleri 1703´te Erzurum-Hasankale´de doğdu, 1780 tarihinde Siirt-Tillo´da âhirete yürüdü. Hizmet hayatını daha çok Tillo´da geçirdi. Fakîrullah Hazretlerinden mânâ dersi aldı ve ıntısap etti. Sultan 1. Mahmud zamanında İstanbul´a geldi, saray kütüphanesinde ilmî araştırmalarda bulundu.

En meşhur eseri, bir yerde bütün eserlerinin içinde bulunduğu Mârifetnâme´dir. Bu kitapta eski ve yeni bilgileri kaynaştırmaya çalıştı. Öyle ki Mârifetnâme, zamanının en kapsamlı ansiklopedisi özelliğini taşımaktadır.

İbrahim Bin Ethem’den Nasihatler

İbrahim Bin Ethem'den Nasihatler

Nasihatlere geçmeden önce kendisi hakkında bilgileri verelim. Sonrasında ise nasihatlerini okuyabilirsiniz. Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi. Anne ve babasının hac için Mekke’de bulunduğu sırada orada doğduğunu söyleyenler de vardır. Doğum günü hakkına kesin bir bilgi yoktur.Ailesi Arap kabilelerinden Benî İcl’e veya Temîm’e mensuptur. Hakkında kaynakların verdiği bilgiler çelişkilidir. Genç yaşta zühd yoluna girmeye karar verinceye kadar Horasan’da yaşadığı anlaşılmaktadır. Memleketinden ayrılmadan önce birçok hizmetçisi bulunan zengin ve itibarlı bir ailenin çocuğu olduğuna dair kayıtlar, Belh hükümdarı veya hükümdarın oğlu ya da torunu olduğu şeklindeki rivayetlerden daha doğru görünmektedir. Sahip bulunduğu bütün dünya nimetlerinden vazgeçip zühd yolunu seçmesi sebebiyle destanlaştırılan hayatına dair bilgiler arasında önemli farklılıklar görüldüğü gibi tarihî kimliğiyle menkıbelerde anlatılan şahsiyeti arasında da ciddi uyumsuzluklar gözlenmektedir.

İbrâhim b. Edhem’in kara ve deniz seferlerine katıldığı, Bizanslılar’a karşı yapılan son deniz seferi esnasında ismi belirtilmeyen bir adada vefat ettiği kaydedilmektedir. Ölüm yılı için 130 (748), 140, 161, 162, 163 (780), 164 ve 166 gibi tarihler verilmekle birlikte kaynakların çoğu 161 (778) veya 162 (779) yılını zikretmektedir. Defnedildiği yerle ilgili olarak da Şam bölgesi, Askalân, Bağdat, Bizans’a ait bir ada, Sûkîn veya Sûfenen Kalesi, Mısır, Lût kavminin helâk edildiği mahal gibi çeşitli yerler zikredilmektedir.

İBRAHİM BİN ETHEM’DEN NASİHATLER

1-Günah işleyeceğin zaman, Allah’ın yarattığı rızkı (gıdayı) yeme! Çünkü hem Allah’ın yarattığı rızıkları yiyeceksin hem de O’na isyan

Sadrazam (Pargalı) İbrahim Paşa Kimdir?

Pargalı İbrahim Paşa, Makbul İbrahim Paşa, Frenk İbrahim Paşa ya da öldürüldükten sonraki ünvanıyla Maktul İbrahim Paşa (1493, Parga – 15 Mart 1536, İstanbul) I. Süleyman saltanatı döneminde 27 Haziran 1523 – 15 Mart 1536 arasında sadrazamlık yapmış, önemli siyasal ve askeri olaylarda rol oynamış Osmanlı devlet adamı. Eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’dır. (1496-1538),.[1]

Kökeni

Bugün Yunanistan’da kalan Parga yakınlarındaki bir köyde doğdu. Değişik kaynaklarda doğumunda Rum ya da İtalyan kökenli olduğu belirtilmektedir Babası bir balıkçıydı. 6 yaşında korsanlar tarafından kaçırılarak Manisa’da

Erzurumlu İbrahim Hakkının Eşine Yazdığı Mektup

“İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üslüplu, yakışıklı,güzel huylu, tatli dilli, uzun boylu ince belli, kıl ayıpsiz hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna, Deruni dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mubarek nazik hatırın sual ederiz, Huda’nın birliğine emanet veririz. Benim nazli yar-ı gam gusarim. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canim Firdevsim! Neylersin nişlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Okurmusun, nakış mı işlersin?

Halil İbrahim Bereketinin Anlamı

Vaktiyle birbirini çok seven Büyüğü Halil, küçüğü ise İbrahim adında iki kardeş varmış.
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekârmış…
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin…
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.
Bununla geçinip giderlermiş…
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar.
İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
Peki, abi demiş İbrahim…
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye… .
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve
Kendi payından bir miktar atmış onunkine…