Nazım Hikmet’in Fetih İçin Yazdığı Şiir

Nazım Hikmet'in Fetih İçin Yazdığı Şiir

İslam’ın beklediği en şerefli gündür bu;
Rum Konstantiniyye’si oldu Türk İstanbul’u!
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi,
Türk’ün padişahı, bir gök yarılır gibi
Girdi, “Eğrikapı”dan kır atının üstünde
Fethetti İstanbul’u sekiz hafta üç günde!
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın…

Devamını Oku…

Hikmet Ehli Zatlar Buyuruyor ki

Hikmet Ehli Zatlar Buyuruyor ki:
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Dünyanın kendisi değil, sevgisi çok kötüdür. Taşın, toprağın, ağacın ne suçu var? Suç olan, felaket olan, kalbi bunlara bağlayıp âhireti unutmaktır. Bütün mesele buradadır.

Rast gele herkese (Namaz kıl, kılmazsan yanarsın) demek uygun olmaz, ama ahiret yolcusu olan mümine böyle söylenebilir. Yoksa dünya yolcusu olan, namaz da kılsa, hacca da gitse sapıtır. Önce onun yönünü, dünyadan ahirete çevirmek gerekir. Bunun yolu da, ahiret yolcularını sevdirmektir. Çok kimse, Evliya zatların sevgisini

Devamını Oku…

Dünya Müslümana Zindan Kafire Cennet

Dünya Müslümana Zindan Kafire Cennet

Dünya Müslümana Zindan Kafire Cennet

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Resulullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Dünya, müminin zindanı, kâfirin ise Cennetidir) buyuruyor. Sâlih Müslüman, genelde, gayet rahat bir araya gelir, güzel evlerde oturur, güzel vasıtalara biner, güzel elbiseler giyer ve güzel yemekler yer. Burası ona nasıl zindan olur? Cennetteki sonsuz olan o güzelliklerin, o nimetlerin, o sohbetlerin yanında elbette zindan olur.

Devamını Oku…

İslam’da Felsefe Varmıdır?

İslâmda Felsefe Varmıdır ?

Felsefe, her hangi bir bahis ve mevzu üzerinde insanların akıl ve mantık yolu ile incelemeler ve araştırmalarda elde ettikleri neticelere verilen isimdir. Kısaca, (Her şeyin aslını arama ve ne için var olduğunun sebebini bulma) manasına gelir.

Felsefe, yunanca (Filozofiya = Hikmet sevgisi) demektir ve derin düşünme, arama, kıyaslama ve tetkik esaslarına dayanır. Felsefe ile meşgul olanların, hem ruh, hem de fen bilgilerinde çok derin bilgi sâhibi olması gerekir.

Devamını Oku…

Orhan Boran Kimdir?

Orhan Boran Kimdir?

Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal’e hitaben yaptığı Manda’ya karşı oluş konuşmasıyla meşhur olan askeri doktor Hikmet Boran’ın oğlu olan Orhan Boran, 1928 yılında İstanbul’da doğdu.

Boran, Edremit Cumhuriyet İlkokulu’nu bitirdikten sonra 1938 yılında yatılı olarak Galatasaray Lisesi’ne girdi. İlk sahne deneyimini Galatasaray Lisesi’nde okurken, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral tarafından Moliere’in bir oyununda oynamak üzere seçildiğinde yaşadı.

Galatasaray Lisesi’nden 1946 yılında mezun olan Boran, Türkoloji Fakültesi’ne yazıldı. Aynı yıl, Necdet Mahfi Ayral, kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. Boran, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda işe başladı ve Vasfi Rıza Zobu’nun talebi üzerine, birlikte oyunlar sergilediler.

Devamını Oku…