Ey Hira Yüreklim – Ergün Küçüktopçu

Ey Hira Yüreklim…!
Ellerimle Elini Tuttuğum, Aşk’ı Tanıyan Yüreğin Cennete Götüren Rehberim Olsun. Dualarımın Öznesi Olan Yâr Dün Gece Yine Resmine Baktım Yatmadan, Gözlerinde Beni Gördüm, Yüreğindeki Acıyı Gördüm,
Hüzünü Gördüm.
Dedim Kendi Kendime,
Aşk Hakkımmıdır Bilmem, Ama Hak Aşkımdır. Yüreğimi Özenle Koruyorum, Çünkü İçinde Sen Varsın….. Marifet İki Yüreğin Bir Olması Değilmiydi Zaten, Biz Tek Yürek Olduk Seninle Kurbanım. Eğer Sana Kavuşmadan Ölürsem…
Vallahi Ölüm’e de Aşk Olsun!…
Senin İsminle Uyanıyorum Her Sabah…! Bir Sevinç Kaplıyor Yüreğimi Çünkü Sen Varsın Sol Yanımın Bekçisi.
Ey Hira Yüreklim….!
Kudüs Bakışlım, Ravza Yüreklim, Dualarımın

Ahidname Hakkında

Ahidname Hakkında

Kuvvet, kudret sahibi bir hükümdar tarafından diğer kabile, devlet veya devletlere bazı haklar tanımak ve karşılıklı hakları garanti altına almak için tek taraflı hazırlanan belge.

İslamiyetin ilk zamanlarında Müslümanlar Medine-i münevvereye hakim olunca, Resulullah sallalahü aleyhi ve sellem kabilelere ahidnameler verdiler. Resulullah efendimizin Hıristiyan ve Yahudilere verdikleri ahidnameler meşhurdur. Hazret-i Ebu Bekr ve hazret-i Ömer de ahidnameler vermişlerdir. Hazret-i Ebu Bekr kumandanlarından Halid bin Velid’e gönderdiği ahidnamesinde; “Ey Halid! Gizli ve açık her işinde Allahü tealadan kork. O’nun emirlerini yerine getirmekte büyük gayret göster. Allahü tealadan vazgeçip, O’ndan başkasına yönelenlerle ve İslamdan dalalete, cehalete ve şeytanın isteklerine dönenlerle cihat et. Hangi ırktan olursa olsun, İslamiyeti kabul edenin bu icabetini kabul et. Gerek iyilikle gerekse kılıçla, İslama davet olunan kimseye adaletle muamelede bulun. Allahü tealaya imana davet olunan kimse bu daveti kabul ederse ona asla zarar verme.” buyurmuştur. Yine hazret-i Ömer, Kudüs ahalisine yazdığı ahidanesinde; varlıkları, hayatları, kilise, havra ve manastırları hakkında onlara teminat vermiştir. Daha sonra kurulan İslam devletlerinde de ahidnameler verildiği ve ahdedilen şeye, her türlü kötü şartlara rağmen, riayet edildiği görülmektedir.

Enel Hak Ateşi

Enel Hak Ateşi

ENEL HAK ATEŞİ

Sual: Vehhâbî zihniyetliler, Muhyiddin-i Arabî, Mevlana Celaleddin-i Rumî ve Hallac-ı Mansur gibi evliya zatlara neden kâfir diyorlar?
CEVAP
(Kişi, bilmediğinin düşmanıdır) derler. Tasavvufu, evliyalığı bilmedikleri ve onların hâllerine sahip olmadıkları için, hemen o büyük zatlara kâfir damgasını basıyorlar. Ehl-i sünnet itikadındaki Müslümanların, Vehhâbîliğe uymayan inanışlarına da şirk damgası vuruyorlar. Mesela, (“Allah göktedir” demeyen kâfirdir) diyorlar. Hâlbuki böyle diyenin kâfir olduğu Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılıdır.

Tarih boyunca gayrimüslimlerden evliya çıkmadığı gibi, Vehhâbîlerden, mezhepsizlerden ve İbni Sebecilerden de evliya çıkmamıştır ve çıkması da mümkün değildir. Çünkü Ehl-i sünnet olmayan evliya olamaz.

Özellikle vahdet-i vücud sahibi evliya zatlar, Allah aşkıyla kendilerinden geçince, yadırganacak sözler söylemişlerdir. Bunların, o an aklı başlarında olmadığı için, mazur olduklarını Ehl-i sünnet âlimleri

Atatürk’ün İnsan Haklarına Verdiği Değer

Atatürk'ün İnsan Haklarına Verdiği Değe

İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar sürekli bir mücadele içinde bulunuşu barışın değerini ve önemini artıran en önemli sebeplerden biridir. Savaş, insanlık için her zaman yıkım ve felaket olmuş; barış ise insanlığa mutluluk ve saadet getirmiştir. İnsanın var oluşu ile birlikte verdiği savaş, aslında özlemini duyduğu en ideal yaşam biçimini yakalamaya yönelik verdiği mücâdeledir. Aslında bu mücâdele, kişinin doğası gereği yaptığı savaştır. Bilinmeyeni araştırma ve öğrenme içgüdüsü, bu savaşın en ana noktasıdır. Bu, doğal olarak insanı araştırmaya, bulmaya, değerlendirmeye, öğrenmeye ve giderek ideale ulaşmaya itecektir.

İnsan Hakları Beyannamesi

İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,

İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları oralak ilan edilmiş bulunmasına,

İmam-ı Şibli’den Güzel Sözler

* Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar.
* Kendini Hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.
* İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla.
* Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur.
* İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır.
* İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır.
* Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.
* Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır.
* Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir.
* Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır.
* Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır.