İmam-ı Azam Ebu Hanife’den Güzel Sözler

İmam-ı Azam Ebu Hanife'den Güzel Sözler

  • Günah işlemeyi zillet, günahı terk etmeyi mürüvvet gördüm ve bildim.
  • İnsan, her şeye şifa veren tek varlığın Allahü Teâlâ olduğuna inanır, bununla beraber derdine deva olması için ilaç kullanır. Çünkü ilaç bir sebeptir. Şifasını verecek olan ise Allahü Teâlâdır.
  • Devlet başkanı sana bir mesele arz ettiğinde, söylediklerini kabul edeceğine kani olmadıkça, o meseleyi çözmeyi kabul etme.
  • Hakkı söyleme konusunda sultan dahil hiç kimseden korkma.
  • Avamın (sıradan insanların) arasında, sorulmadan rastgele konuşma.
  • Eğer bilmediklerim ayağımın altında olsaydı, başım göğün en yüksek katına değerdi.
  • Mümin, Allahü Teâlâdan korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmaz. Şiddetli bir hastalığa yakalanır veya feci bir kaza veya belaya uğrarsa, gizli veya açık: “Ya Rabbi, bana bu belayı neden verdin?” diye şikayetçi olmaz. Tersine hastalığa, belaya ve kazaya rağmen Allahü Teâlâyı anar ve şükreder.

İmamı Azam ve İmamı Buhari Arasında Fark Varmı?

İmamı Azam ve İmamı Buhari Arasında Fark Varmı?

Bismillâhirrahmânirrahîm
SORU: İmâm-ı A’zâm ile İmâm-ı Buhari arasında bir çatışma olduğundan söz ediliyor. Bu nedir?
CEVAP: İmâm-ı A’zâm ve İmâm-ı Buhari hazretleri konusu hakkında bazı yersiz ifadeler bulunmaktadır. Zira, bu iki büyük âlim arasında herhangi bir tartışma ve münazara olmamıştır. Çünkü, bu her iki büyük âlim muasır değiller, yani; aynı zamanda yaşamamışlardır. İmam-ı Burari hazretleri, imam-ı a’zam Ebû Hanife hazretlerinin

Ebu Hanife Numan Bin Sabit İmamı Azam

Asıl adı Numan b. Sabit olan ve İmam Azam lakabıyla tanınan Ebû Hanîfe, Hicrî 80 (Milâdî 699) yılında Kûfe’de doğdu. Önce burada Kur’an’ı hıfzetti. Arapçanın o zaman henüz kurulmakta olan sarf ve nahvi ile şiir ve edebiyatını öğrendi. Kûfe, Basra ve bütün Irak’ın en büyük üstadlarından hadîs ve fıkıh dersleri aldı. O zamanlar Küfe ve Basra’da çok ilerlemiş olan cedel ile İslâm’ın dinî felsefesi olan kelâm’ı öğrendi. Kaynaklar onun mantıkta ve hazır cevaplılıkta doğuştan üstün bir yeteneğe sahip olduğunu belirtmektedir. Kûfe’nin en ileri gelen İmamlarından Ebû Amr Âmir Şa’bî ile yakın münasebeti vardı. Hatta ilim yoluna girişinde bu zatın büyük etkisi olduğu anlaşılıyor. Yine kaynaklara göre, 16 yaşındayken babasıyla birlikte Hicaz’da bulunmuş ve 714 yılında, Mekke’de, Kabe’nin hareminde râvilerin ders halkalarında hadîsler dinlemiştir. Ebû Hanîfe bu seyahatinde Ata b. Ebî Rebah ve Nâfi gibi tabiînden bazıları ile temas etmiş ve onlardan da hadisler dinlemiştir. Ayrıca