Hamuş ve Bişrev

“Hâmuş!..” dedi Mevlana kendisine, Hâmuş!… Yani Suskun!… Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hâmuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına “Aşk” dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

“Hâmuş!..” demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde