
Türk Kültüründe ve Dilinde Köpeğin Yeri
Türk kültüründe ve dilinde köpek, çok katmanlı ve zaman zaman çelişkili bir yere sahiptir. Bir yandan sadakatin, koruyuculuğun ve bağlılığın sembolü olarak görülürken; diğer yandan aşağılama, terbiyesizlik ve kötü niyetin mecazi karşılığı olarak da kullanılmıştır.
Bu ikili duruş, Türkçenin en zengin anlatım alanlarından biri olan atasözleri ve deyimlerde açıkça kendini gösterir.
Hayvanlar, Türkçenin ifade dünyasında önemli bir yer tutar. Göçebe yaşamın ve hayvancılığın günlük hayatın merkezinde olduğu dönemlerden süzülen bu dil mirasında köpek; kimi zaman bir ölçü, kimi zaman bir uyarı, kimi zaman da ibretlik bir örnek olarak karşımıza çıkar.
Atalarımız, gözlemlerini ve hayata dair yargılarını aktarırken köpeği sıkça bir kıyas unsuru olarak kullanmışlardır. “Köpek bile yal yediği kaba pislemez” sözü temel ahlaki ilkeleri vurgularken, “Isıracak it dişini göstermez” yaklaşan tehlikenin sessizliğine dikkat çeker.
Aşağıda yer alan atasözleri ve deyimler, köpeğin Türkçedeki bu zengin ve zaman zaman sert mecazi yolculuğunu gözler önüne sermektedir.
Bu sözlerin her biri ait oldukları tarihsel ve toplumsal bağlamın ürünüdür; günümüz değerleriyle birebir örtüşmeyebilir.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Köpeklerle İlgili Atasözleri
- Aç köpek fırın deler. (aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.)
- Ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz. (önemli kimseleri çekemeyip onlara dil uzatanlar çok olur.)
- Azan kurda kızan köpek. (belalı kişinin hakkından kötü kişi gelir.)
- Bakmakla usta olunsa, köpekler kasap olurdu. (yapılmadan yalnızca nasıl yapıldığı görülerek hiçbir şey öğrenilemez.)
- Çok havlayan köpek ısırmaz. (karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse eylemli bir saldırıda bulunmaz.)
- Davetsiz yere kedilerle köpekler gider. (bir yere çağrılmadan gitmek, kişiyi aşağılatan bir davranıştır.)
- Dişi köpek kuyruğunu sallamayınca, erkek köpek ardına düşmez. (kadın istek göstermezse, yüz vermezse erkek onun peşine düşmez.)
- Eceli gelen köpek cami duvarına siyer. (herkesin üzerine titrediği, kutsal saydığı şeyi kötüleyen, bozan kimse mutlaka kötü bir sonuçla karşılaşır.)
- Isıracak it dişini göstermez. (kötülük edecek kimse önceden haber vermez, belli etmez.)
- Kılık kıyafet köpeklere ziyafet. (giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.)
- Kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır. (Tanrı kendisine kısmet vermemiş olan yaratık, yararlanılacak şeyi elde etmek kolaylaştığı zaman, başka bir işle uğraştığı için bundan yoksun kalır.)
- Köpek bile yal yediği kaba pislemez. (köpek bile yem yediği kaba saygılı davranırken insanın geçimini sağlayan yere, kendisine bu geçimi hazırlayan kimseye kötülük etmesi düşünülemez.)
- Köpek sahibini ısırmaz. (kişi ne kadar aşağılık olursa olsun, kendini benimseyip koruyana kötülük etmez.)
- Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez. (kişi, bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz.)
- Köpek sürünmekle etek kesilmez. (terbiyesiz kimsenin sataşmasıyla temiz kişi lekelenmiş olmaz.)
- Köpekle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir. (edepsiz kimse ile uğraşmamak için onun bulunduğu yerden uzaklaşmak gerekir.)
- Köpekle yatan pire ile kalkar. (uygunsuz kişilerle ilişkide bulunanın sonu kötü olur.)
- Köpeksiz köy bulmuş da çomaksız değneksiz geziyor. (kendisine engel olacak, karşı çıkacak kimse olmadığı için istediği gibi davranıyor.)
- Köpeksiz sürüye kurt girer. (koruyucusuz kalan yere veya ülkeye düşman girer.)
- Kurban etiyle köpek tavlanmaz. (kimi şeyler, yararlı da olsa herkese verilmez.)
- Ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir. (beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.)
- Ürüyen köpek ısırmaz. (bağırıp çağırarak başkaları korkutmak isteyen kimseden zarar gelmez.)
- Üşüntü köpekler mandayı paralar. (birlikten güç doğar.)
- Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur. (durup dururken yaşama düzeyinde bir yükselme olan kişi, kendisinden şüphe edildiği gibi çalıp çırpıyor demektir.)
- Aç at yol almaz, aç it av almaz. (iş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.)
- Ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır. (kötü şey, görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır.)
- Akılsız köpeği yol kocatır. (iyice düşünülmeden, tasarlanmadan yapılmaya çalışılan iş sırasında birçok sorun ortaya çıkar ve kolay bir iş bile zorlaşır.)
- An iti, kap sopayı. (saldırgan biriyle karşılaşma olasılığı varsa kendini korumaya hazırlıklı ol.)
- At ölür, itlere bayram olur. (değerli kimselerden birinin ölümü veya görevden ayrılması, kimi zaman aşağılık kimselerin işine yarar.)
- At yedi günde, it yediği günde belli olur. (değerli kişilikler zamanla gelişir, kısa sürede beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır.)
- Ata da soy gerek, ite de. (bütün yaratıkların soylusu üstün niteliktedir.)
- Atım tepmez, itim kapmaz deme. (size çok bağlı olan kimseler bile zaman gelir sizi incitebilirler.)
- Bekârın parasını it yer, yakasını bit. (bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir.)
- Bir ağaçta gül de biter, diken de. (bir aileden iyi adam da çıkar, kötü adam da.)
- İt ağzını kemik tutar. (aşağılık bir kimsenin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter.)
- İt değmekle deniz pis olmaz. (doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.)
- İt derisinden post olmaz. (aşağılık kimse veya şey, yüce ve temiz bir amaca hizmet edemez.)
- İt ite buyurur, it de kuyruğuna. (işi yapmak istemeyen onu mutlaka başkasına ısmarlar.)
- İt iti ısırmaz. (aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korurlar.)
- İt iti suvatta bulur. (aşağılık kişiler birbirlerini kendi gibilerinin toplandığı yerde bulurlar.)
- İt itle gezer. (kötü biri ancak kendisi gibi kötü olan birisiyle arkadaş olur.)
- İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış. (başkasının korumasıyla iş yapan akılsız kişi, desteklendiğini unutarak kendi gücüne inanır.)
- İt sürü, para kazan. (ekmek parası kazanmak için it sürümek gibi bir iş tutmak bile ayıp değildir.)
- İt ulur, birbirini bulur. (aşağılık bir kimse bir konu üzerinde sesini yükselttiğinde aynı amacı güdenler onun etrafında toplanırlar.)
- İt ürür, kervan yürür. (gerçekleşmesi doğal olan işler engellenemez.)
- İti an, taşı eline al. (saldırgan biriyle karşılaşmas olasılığı bulunan kimse kavgaya hazır olmalıdır.)
- İti öldürene sürütürler. (çığırından çıkmış olan bir işin düzeltilmesi, bu işe yol açan kimseye düşer.)
- İtin ahmağı baklavadan pay umar. (aptal kişi, eline geçme olasılığı bulunmayan bir nimeti bekler.)
- İtin duası kabul olsa gökten kemik yağar. (aşağılık kişinin istediği olsaydı dünya, yalnız kendisinin işine yarayan, başkalarını rahatsız eden şeylerle dolardı.)
- İtle çuvala girilmez. (edepsiz ve saldırgan bir kimse ile bir konu üzerinde tartışmak ve kavgaya tutuşmak doğru değildir.)
- İtle yatan bitle kalkar. (değersiz, kötü kimselerle ilişki kuranlar kötü huylar edinirler.)
- Karnı tok it gölgede yatar. (akılsız kişi bugün karnını doyurunca yarını düşünmez, yan gelir yatar, keyfine bakar.)
- Komşu iti komşuya ürümez. (komşudaki uygunsuz kişi, başkalarını incitse de komşusunu rahatsız etmez.)
Köpeklerle İlgili Deyimler
- Hâline köpekler bile güler. (çok kötü bir duruma düşenler için kullanılan bir söz.)
- Kedi ile köpek gibi. (birbirleriyle geçinemeyen, anlaşamayan kimseler için söylenen bir söz.)
- Köpek gibi. (çok yaltaklanan.)
- Köpek yese kudurur. (çok ağır ve onur kırıcı sözler için söylenen bir söz.)
- At izi it izine karışmak. (iyiyi kötüden ayıramayacak kadar bir karışıklık ortaya çıkmak.)
- Ata et, ite ot vermek. (bir işi ters yapmak.)
- İt dişi domuz derisi. (sevilmeyen iki kişi arasındaki anlaşmazlıktan duyulan hoşnutluğu anlatan bir söz.)
- İt gibi çalışmak. (çok çalışmak, yorulmak.)
- İt ölüsü gibi. (çok ağır.)
- İt sürüsü kadar. (çok kalabalık.)
- İte atsan yemez. (‘çok kötü, berbat’ anlamında kullanılan bir söz.)
- İti ite kırdırmak. (kötülüğü kötülük aracılığıyla ortadan kaldırmak.)
- İtin kıçına sokmak. (rezil etmek.)
- İtin kuyruğunda. (pek çok, pek bol.)
- İtişip kakışmak. (birbirini itmek)
- Kör itin öldüğü yer. (çok uzakta olan yer.)
Kaynak
- Türk Dil Kurumu (TDK) Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: Kerimusta