
Güvahi: Ahlakın ve Öğüdün Şairi
Osmanlı edebiyatının 16. yüzyıldaki önemli isimlerinden biri olan Güvahi, özellikle didaktik tarzda kaleme aldığı eserlerle tanınan, halkın anlayabileceği bir dille ahlaki öğütler veren bir şairdir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 15. yüzyıl sonlarında dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Hayatının büyük bir bölümünü II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde geçirmiştir. Bazı kaynaklara göre asıl adı Mehmed’dir. “Güvahi” mahlasıyla tanınan şair, şiirlerinde halkın gündelik yaşamına, ahlaka, eğitime ve toplumsal düzene dair önemli mesajlar vermiştir.
Güvahi’nin yaşadığı dönem, Osmanlı kültür ve düşünce hayatında hem klasikleşmenin hem de halkla yakın temas kuran yeni yazın biçimlerinin önem kazandığı bir zaman dilimidir. O da bu ortamda, halkın kolayca anlayabileceği sade Türkçesi ve öğüt dolu içerikleriyle dikkat çekmiştir. Dinî ve ahlaki değerleri önceleyen bakışıyla, divan edebiyatının yalnızca saray çevresiyle sınırlı kalmayıp, toplumun geniş kesimlerinde de yankı bulabileceğini ortaya koymuştur.
Eserleri ve Edebi Kimliği
Güvahi’nin en bilinen eseri, “Pend-name” adlı didaktik manzumesidir. Didaktik manzume, edebiyatta öğretici amaçla kaleme alınan; ahlaki, dini, felsefi ya da pratik bilgiler içeren şiirsel metinlerdir. Bu tür eserler, okuyucuya doğru davranış biçimlerini, erdemleri ve hayat derslerini şiirsel bir dil aracılığıyla aracılığıyla aktarmayı hedefler.
Yaklaşık 2000 beyitten oluşan Pend-nâme, öğüt (pend) vermek amacıyla yazılmıştır. Eserde, Arapça-Farsça ağırlıklı ağır bir dil yerine daha sade ve anlaşılır bir Osmanlı Türkçesi tercih edilmiştir. 400’den fazla ahlaki öğüt, başlıklar halinde sunulmuş; yöneticiden halka, tüccardan alime kadar toplumdaki farklı kesimlerin uyması gereken erdemler sıralanmıştır.
Pend-name, yalnızca bireysel ahlaka yönelik tavsiyelerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda toplumsal düzenin korunması adına da ilkeler içerir. Bu yönüyle eser, hem Osmanlı toplumunun sosyo-kültürel yapısını hem de halkın değer yargılarını ve ideal insan tipini yansıtması açısından önemlidir.
Güvahi’nin “Pend-name” Adlı Eserinden Bir Alıntı ve Türkçesi
Eserin özünü yansıtan anlamlı beyitlerden biri şöyledir:
Evün var ise havlun içre hâlî
(Eğer evin varsa, avlusunu boş tut,)
Kimesne koyma yığ içine çalı
(Başkalarının gelip çalı çırpı yığmasına izin verme.)
İl il üzre olur âlemde çokdur
(Dünyada çok şehir şehir gezgin vardır,)
Ev ev üzre veli olduğı yokdur
(Ama herkes herkesin evinde kalamaz, her ev her eve uymaz.)
Müdâm olmaz muvafık çün iki hû
(Çünkü iki huy her zaman birbirine uygun düşmez,)
Kaçan bir yerde sığar iki ulu
(Nerede görülmüş ki bir yere iki büyüğün sığdığı?)
Sakın konşu hakından olma gafil
(Sakın komşunun hakkını unutma,)
Ki konşı hakkı Tanrı hakkıdur bil
(Çünkü bil ki komşunun hakkı, Allah’ın hakkı gibidir.)
Çün incitmez meseldür konşısın kurt
(Kurt bile, derler, komşusunu incitmezmiş,)
Sen incitmek nedür olanı hem-yurt
(E o zaman, sen yoldaşını, yurttaşını neden incitesin?)
Biri biriniz ile kamu demde
(Her zaman birbirinize karşı)
Gerek hoşluğunuz şadile gamda
(Hem sevinçte hem kederde hoş geçinmeniz gerekir.)
Ölümü ve Bıraktığı İzler
Güvahi’nin ne zaman ve nerede vefat ettiğine dair kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak onun 16. yüzyılın ilk çeyreğinde öldüğü düşünülmektedir. Mezarı hakkında da kesin bir bilgi yoktur; dolayısıyla herhangi bir türbesi ya da ziyaretgâhı günümüze ulaşmamıştır. Fakat ismi, ahlaki değerleri halk arasında yaygınlaştıran mütevazı bir öğretmen ve şair olarak yaşamaya devam etmektedir.
Güvahi’nin en önemli katkısı, edebiyatı saray çevresinin dışına taşıyıp toplumun geneline seslenen bir ahlak dili geliştirmiş olmasıdır. Onun eserleri medrese öğrencilerinden halk şairlerine kadar pek çok kişiye kaynaklık etmiş; özellikle Pend-name, sonraki yüzyıllarda da elden ele dolaşarak okur bulmuştur. Edebi yönü kadar eğitici misyonuyla da öne çıkan Güvahi, Osmanlı’nın yazılı halk irfanı içinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Ayrıca, Güvahi’nin öğretileri ve şiirleri, Osmanlı toplumunda ahlaki değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir köprü olmuştur. Onun sade ve etkili dili, halkın eğitim seviyesinden bağımsız olarak geniş kitlelere ulaşmış ve günlük hayata rehberlik etmiştir. Bu yönüyle Güvahi, sadece bir şair değil, aynı zamanda toplumun manevi mimarlarından biri olarak da kabul edilmelidir. Günümüzde onun eserleri, hem klasik Osmanlı edebiyatı araştırmacıları hem de halk edebiyatı meraklıları tarafından hala incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Güvahi’nin öğütleri, zamanın ötesinde evrensel değerler barındırdığı için çağımızda da geçerliliğini korumakta, insan ilişkileri ve toplumsal düzen için hâlâ yol gösterici olmaktadır.
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com