
Çağımızda “Gözden Irak Olan, Gönülden de Irak Olur” Sözü Neden Hâlâ Geçerli?
“Gözden Irak Olan, Gönülden de Irak Olur” atasözü, insan ilişkilerine dair en eski ve en yaygın gözlemlerden biridir. Türk Dil Kurumu bu sözü, “Ayrı düşenlerin arasındaki sevginin zamanla azalması” şeklinde tanımlar.
Peki bu tespit, akıllı telefonların, anlık mesajlaşmanın ve sosyal medyanın hayatın merkezine yerleştiği günümüzde hâlâ geçerli mi? Yoksa değişen yalnızca araçlar mı; yoksa insanın doğası aynı mı kaldı?
Bu sorunun cevabını ararken, önce insan hafızasının nasıl çalıştığına, ardından mesafe, ilgi ve iletişimin bugün ne anlama geldiğine bakmak gerekir.
Önce İnsan Doğasını Anlayalım
İnsan hafızası, görmediği şeyi zamanla arka plana atma eğilimindedir. Bu bir vefasızlık değil, beynin hayatta kalmak için geliştirdiği bir öncelik mekanizmasıdır.
Günlük hayatta sık temas kurulan insanlar zihinde doğal olarak öne çıkar. Tıpkı buzdolabının arka rafında unutulan bir yoğurt gibi, temas edilmeyen ilişkiler de zihnin “arka raflarında” sessizce solmaya başlar.
Dijital Çağın Değiştirdiği Şey Ne?
Eskiden “gözden ırak olmak” fiziksel bir durumdu. Mektuplar haftalarca yolda kalır, telefon görüşmeleri sınırlı ve pahalıydı.
Bugünse tablo farklıdır:
- Anlık mesajlaşma
- Görüntülü konuşmalar
- Sosyal medya paylaşımları
Artık fiziksel olarak uzak olunsa bile dijital olarak “göz önünde” kalmak mümkündür. Ancak bu durum, atasözünü otomatik olarak geçersiz kılar mı? Tabi ki Hayır…
Araçlar Değişti, İnsan Değişmedi
Asıl mesele burada başlar: Teknoloji değişmiştir, fakat insan psikolojisi büyük ölçüde aynı kalmıştır. Fiziksel yakınlık yerini “dijital yakınlığa” bırakmıştır. Yanı başımızda oturup telefonuna gömülen biri, ekranın öte ucundan samimi bir “Nasılsın?” soran kişiden daha uzak hissedilebilir.
Buradaki temel fark şudur: Teknoloji bir imkândır, mazeret değildir. “Zaten sosyal medyada ne yaptığını görüyorum” diyerek ilişkiyi kendi hâline bırakmak, onu beslememek anlamına gelir. Görmek, ilgilenmek değildir.
İstisnalar Ne Söyler?
“En yakın arkadaşım yurtdışında ama hâlâ çok yakınız” diyenler için cevap nettir: Bunun sırrı mesafede değil, çabada gizlidir. İstisnalar kuralı bozmaz; tam tersine, gerçeği daha görünür kılar: Sağlam ilişkiler emek ister.
Askere gidip mektuplaşanlarla bugün düzenli görüntülü konuşan dostların ilişkisi aynı ilkeye dayanır: Aktif iletişim ve bilinçli niyet.
Asıl Soğutan Mesafe Değil, İlgisizliktir.
Belki de bu atasözünü bugüne şu şekilde uyarlamak gerekir: “Gönülden ırak olan, gözden de ırak olur.”
Çünkü günümüzde fiziksel mesafeler büyük ölçüde aşılabilmektedir. Ancak kalpten uzaklaşan, ilgisini yitiren ve çaba göstermeyen kişi — ister yanı başımızda olsun ister kilometrelerce uzakta — zamanla gönülden de uzaklaşır.
İlişkiler İki Tür “Su” ile Yaşar
- Fiziksel temas: Birlikte kahve içmek, sarılmak, aynı ortamı paylaşmak.
- Duygusal temas: “Seni düşündüm” mesajı, doğru zamanda atılmış bir emoji, kısa bir sesli not.
Dijital çağ ikincisini kolaylaştırmıştır; fakat birincisinin yerini dolduramaz. Hiçbir kalp emojisi gerçek bir kucaklaşmanın yerini tutmaz.
Sonuç olarak; İnsan ilişkilerinde uzaklığı belirleyen şey çoğu zaman kilometreler değildir. Yakınlık, temasın sıklığıyla değil; ilginin sürekliliğiyle kurulur. Bugün fiziksel mesafeler aşılabilir hâle gelmiş olsa da, duygusal kopuş hâlâ sessizce ilerler. İletişim azaldıkça, hatırlanma duygusu da zayıflar.
“Gözden Irak Olan, Gönülden de Irak Olur” sözü tam da bu noktada yeni bir anlam kazanır. Mesafe değil, ilgisizlik soğutur. Ve insan, çoğu zaman farkına varmadan uzaklaşır. Uzaklaşmamanız dileğiyle…
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: Kerimusta