
Göz Var, Nizam Var mı? Yoksa Göz Var, İzan Var mı?
Günlük hayatta sıkça kullanırız: “Göz var, nizam var.”
Peki, gerçekten ne demek istiyoruz aslında?
Çoğu zaman farkında olmadan, “Gördüğüm kadarıyla bu işte bir düzensizlik var; oysa bu kusursuz olmalıydı” deriz. “Nizam” kelimesi bize askeri disiplini, düzeni, kurallara uygunluğu çağrıştırır. Beklentimiz nettir: Her şey yerli yerinde, tertemiz, hatasız olmalı.
Ama ya aslında söylenmek istenen “Göz var, izan var” olsaydı?
O zaman anlam tamamen değişirdi.
“İzan“; anlayış, idrak, kalp gözü, derin kavrayış demek. Yani, “Gördüğün kadar anlamaya da çalış, yargılamadan önce dinle, olayın özüne in” mesajını verirdi.
Nitekim Türk Dil Kurumu da bu atasözünü “bir şeyin göz ve akıl yoluyla anlaşılacağını anlatan bir söz” olarak tanımlıyor.
Yani asıl vurgu, hem görmenin hem de idrak etmenin öneminde.
Ama “izan” artık günlük dilimizde neredeyse yok. Unutuldu.
Yerini “nizam” gibi daha somut, daha net, daha disiplinli bir kelime halk tarafından benimsendi.
Belki de modern hayat bize sabrı, derin düşünmeyi, anlamaya zaman ayırmayı unutturdu; böylece “izan” da gözden düştü.
Bu Ayrım Neden Önemli?
- “Göz var, nizam var” dediğimizde → Yargılarız, eleştiririz, düzeni bozulmuş buluruz.
- “Göz var, izan var” deseydik → Anlamaya çalışırız, empati kurarız, sabırla dinleriz.
Aslında ikisi de hayatın bir parçası.
Bazı anlarda nizam gerekir: Trafik kuralları, iş teslim tarihleri, planlı programlı bir hayat…
Bazı anlarda ise izan gerekir: İnsan ilişkileri, beklenmedik sürprizler, karşımızdakinin duyguları…
Son Söz
Belki de bu sözün bize en güzel mesajı şu:
“Gözün gördüğü her yanlışa hemen düzensizliği yükleme. Bazen dur, ‘Acaba burada anlamam gereken ne var?’ diye düşün.”
Belki de “göz var, nizam var” demek yerine, “göz var, izan var” demeyi yeniden öğrenmeliyiz.Çünkü hayat sadece görünenlerden ibaret değil. Asıl erdem, görünmeyeni anlamaktır.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynak:
Türk Dil Kurumu – TDK