İçeriğe geç

Divan Edebiyatında Şair Hayali Bey’in İzleri

Divan Edebiyatında Şair Hayali Bey’in İzleri

Hayâlî Bey Hakkında Biyografik Bilgi

Hayâlî Bey (1497?–1557) -ki metin içinde günümüz Türkçesi yazımıyla Hayali Bey olarak anılacaktır- 16. yüzyıl Osmanlı divan edebiyatının en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilir. Kanûnî Sultan Süleyman döneminde yetişmiş, coşkulu lirizmi, tasavvufi derinliği ve hayal gücüyle klasik Türk şiirine damgasını vurmuştur. Döneminin birçok kaynağında “Rum diyarının şairler sultanı” olarak anılmış ve özellikle gazel türünde zirveye ulaşmıştır.

Çocukluğu ve Gençliği

Asıl adı Mehmed olup, yaklaşık 1497–1499 yıllarında bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Vardar Yenicesi kasabasında dünyaya geldi. Halk arasında “Bekâr Memi” lakabıyla da tanındı. Düzenli bir eğitim almayan Hayali Bey, genç yaşlarında Kalenderî şeyhlerinden Baba Ali Mest-i Acem’in çevresine katıldı. Onunla birlikte Anadolu’yu dolaştı, farklı şehirlerde tasavvufi düşüncelerle tanıştı. Bu yıllarda birkaç kez İstanbul’a gidip geldiği, ancak şehir kadısının yönlendirmesiyle daha yerleşik bir hayata geçtiği bilinir.

İstanbul’a Yerleşmesi ve Yükselişi

İstanbul’a yerleştikten sonra kısa sürede şiir yeteneğiyle dikkat çekti. Önce Defterdar İskender Çelebi, ardından Sadrazam İbrahim Paşa tarafından himaye edildi. Bu sayede Kanûnî Sultan Süleyman’ın çevresine girmeyi başardı. 1522’deki Rodos Seferi’ne padişahla birlikte katıldı ve sefer sonrasında Kanûnî’ye sunduğu kaside büyük takdir topladı.

Saray ve devlet adamlarının ilgisiyle şairin itibarı hızla arttı. Maaş, timar ve zeametlerle ödüllendirildi; ayrıca büyük hediyeler aldı. Bu ayrıcalıklı konum, dönemin diğer şairleri arasında kıskançlığa yol açtı. Özellikle Taşlıcalı Yahyâ Bey gibi isimlerle arasındaki rekabet kaynaklarda zikredilir.

Gözden Düşüş ve Son Yılları

1534’te İskender Çelebi’nin, 1536’da İbrahim Paşa’nın idamıyla Hayali’nin en güçlü destekçileri ortadan kalktı. Yeni sadrazam Rüstem Paşa ise ona aynı ilgiyi göstermedi. Bu dönemde yazdığı şiirlerde geçim sıkıntılarından, beklentilerinin karşılanmamasından ve görev talebinden söz etti. “Hayali” mahlasını benimsemesi, bir süre sancak beyliği gibi bir görevle anılmasından kaynaklanıyor olabilir.

Hayatının son döneminde Edirne’ye çekildi. Burada sakin bir hayat sürdürdü ve 1557 yılında vefat etti. Kabri, Edirne’de kendi adıyla anılan çeşmenin yanında bulunmaktadır.

Eserleri

Hayali Bey’in günümüze ulaşan tek eseri Divan’ıdır. Bu eser, gazeller, kasideler ve çeşitli nazım biçimlerinde yazdığı şiirleri içerir. Divan’da Türkçe şiirlerin yanında Farsça örnekler de bulunur. Onun asıl şöhreti, özellikle lirizmi güçlü gazellerinden gelmektedir.

Edebî Kişiliği ve Sanatı

Hayali Bey, şiirinde lirizm ve coşkuyu ön plana çıkarır. Aşk temasını hem dünyevî hem de ilahî boyutlarıyla işler. Mahlasına uygun biçimde, olağanüstü hayal gücüyle dolu teşbihler ve mazmunlar üretir. Bu yönüyle “şiiri hayal üzerine kuran şair” nitelemesini hak eder.

Gençliğinde Bektaşi çevrelerinde bulunmasının etkisiyle şiirlerinde tasavvufi unsurlar sıkça görülür. Vahdet-i vücud düşüncesi, ilahî aşk ve rindâne bir bakış onun beyitlerinde derinlik kazanır. Dili, çağdaşlarına oranla daha sade ve akıcıdır; yapmacıklı söyleyişten uzak durmuştur. Necâtî Bey’in yolundan giderek halk deyişlerini kullanması, onun Türkçe’ye verdiği önemi gösterir.

Ayrıca Hayali’nin şiirlerinde rindlik (hayatın geçiciliğini bilip zevk ve özgürlüğü önemseme) dikkati çeker. Bu yönüyle hem tasavvufi bir teslimiyet, hem de dünyevi bir neşeyi aynı anda barındırır. Onun gazellerinde tabiat manzaraları, şarap ve meclis tasvirleri, sevgilinin güzellik unsurları hayal gücüyle birleşerek canlı tablolar oluşturur. Bu özellik, onu çağdaşı Bâkî’den ayırır; Bâkî daha çok zarafet ve sanat inceliğiyle öne çıkarken, Hayâlî duygu coşkunluğu ve içtenliğiyle temayüz etmiştir.

Örnek Bir Beyit

“Çıkmaz gözüm yaşımdan güşûm etme ey bâd-ı sabâ / Kim dökmek içün çeşmümden iki ummânım var”

Şair, gözyaşlarını iki ummana benzeterek aşk acısının büyüklüğünü dile getirir. Bu beyitte hem lirizm hem de güçlü hayal gücü çarpıcı biçimde görünür.

Edebiyat Tarihindeki Yeri

Hayali Bey, 16. yüzyıl divan edebiyatının en parlak simalarındandır. İranlı şair Hâfız’a benzetilmiş, hatta Fuzûlî’nin ünlü Su Kasidesi’nde “su” redifini ondan esinlendiği rivayet edilmiştir. Onun üslubu, Fuzûlî’nin derin aşk anlayışıyla birlikte, Bâkî’nin estetik zarafetini de beslemiştir. Böylece dönemin şiir ikliminde köprü işlevi görmüş, hem halk deyişlerinden yararlanarak Türkçe’yi güçlendirmiş hem de klasik mazmunları yenilikçi hayallerle zenginleştirmiştir.

Kendisinden sonra gelen pek çok şair, onun rindâne söyleyişini ve hayal zenginliğini örnek almıştır. Divan edebiyatının altın çağında adı zirveye yazılan Hayali, sadece yaşadığı yüzyılın değil, Türk edebiyat tarihinin en etkileyici gazel şairlerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Kaynaklar

  • TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hayâlî Bey” maddesi. Cilt:17, Sayfa:5-7
  • Ahmet Atilla Şentürk, Osmanlı Şiiri Antolojisi, Yapı Kredi Yayınları, 2005.
📅 Güncellenme: 23.11.2025 (İlk yayın: 22.09.2025)
Beğendiyseniz Paylaşın
📖 Bu yazı Henüz okunmadı
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

Tüm Yazılar

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.