
Adana: Bereketli Toprakların Ateşle Yoğrulmuş Şehri
Güneşin, tarihin ve lezzetin kucaklaştığı Akdeniz şehri Adana, Akdeniz’in doğusunda, Toroslar’ın eteklerinden Çukurova’nın uçsuz bucaksız ovasına uzanır. Binlerce yıllık tarihi, verimli toprakları, zengin kültürü ve kendine has yaşam ritmiyle Türkiye’nin en köklü şehirlerinden biridir. Sıcak iklimi, hareketli şehir hayatı, canlı sokak kültürü, tarihi eserleri ve modern yapılarıyla Adana, ziyaretçisine hem geçmişin izlerini hem de çağdaş bir metropolün dinamizmini sunar. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin bereket verdiği ovada tarımın, kültürün ve gastronominin iç içe geçtiği şehir; festivalleri, sanat etkinlikleri, parkları, kafeleri ve spor kulüpleriyle yılın her döneminde yaşam doludur. Adana’nın eşsiz mutfağı, sıcak insanları ve tarihî dokusu, burayı sadece ziyaret edilmesi gereken bir şehir değil, aynı zamanda yaşanması gereken bir kültürel merkez hâline getirir.
Coğrafya ve Konum
Adana, Çukurova’nın merkezinde yer alır ve Türkiye’nin en geniş tarım ovalarından birine sahiptir. Toros Dağları kuzeyde doğal bir duvar gibi yükselirken güneyde Akdeniz’in sıcak esintisi şehre ulaşır. Seyhan Nehri’nin iki yakasına kurulu şehir, hem su kaynakları hem de iklim koşulları açısından oldukça verimlidir. Şehir merkezi deniz seviyesinden sadece 23 metre yüksekliktedir.
Komşu İller
- Osmaniye
- Hatay
- Mersin
- Niğde
- Kayseri
- Kahramanmaraş
- Gaziantep
İslâmî ve Osmanlı Dönemi
Adana, İslâmî kaynaklarda Erdene, Edene, Ezene, Azana ve Batana adlarıyla geçer. İlk İslâm akınları Halife Ömer devrinde başlamış, asıl fethi ise Emevî Halifesi Abdülmelik zamanında gerçekleşmiştir. Abbâsîler döneminde Ebû Süleym et-Türkî tarafından iskâna açılan şehir, X. yüzyılda Rumlar’ın, XI. yüzyıl sonlarında Selçuklular’ın, daha sonra Haçlılar ve Bizans arasında el değiştirmiştir. XIV. yüzyıldan itibaren Memlükler ve Yüregir boyu Ramazanoğulları şehri yönetmiş, nihayet Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde Adana, Halep eyaletine bağlı sancak veya müstakil eyalet olarak yönetilmiş, 19. yüzyılda Kavalalı Mehmed Ali Paşa isyanı sonrası tekrar Osmanlı hâkimiyetine dönmüştür. I. Dünya Savaşı sonunda kısa süre Fransız işgaline uğrayan Adana, 1922’de Türk toprağı olarak kurtarılmıştır. Osmanlı tahrirleri ve Evliya Çelebi kayıtlarına göre, şehirde yüzyıllar boyunca farklı etnik gruplar yaşamış, nüfus sürekli değişim göstermiştir.
Nüfus ve Şehir Yapısı
20. yüzyılın başlarında 20–30.000 civarında olan Adana’nın şehir nüfusu, 1927 sayımında 72.652’ye, 1970’te 347.454’e ve 1985’te 777.554’e ulaşmıştır. Tarım, sanayi ve göç hareketlerinin etkisiyle hızla büyüyen şehir, ilerleyen yıllarda da gelişimini sürdürmüştür.
Günümüzde Adana ilinin nüfusu yaklaşık 2,27 milyon civarındadır. Aynı raporda Adana’nın Türkiye nüfusu içindeki payının %2,66 olduğu ve bu oranla ülkenin 7. en kalabalık ili konumunda bulunduğu belirtilmektedir. Bu nüfus yapısı, Adana’yı Türkiye’nin önemli metropollerinden biri hâline getirmiştir. Nüfus artışına paralel olarak eğitim, sağlık ve ulaşım altyapısı da güçlenmiş, Çukurova Üniversitesi ve çok sayıdaki okul ile şehir önemli bir bölgesel eğitim merkezi konumuna gelmiştir.
Ekonomi ve Tarım
Çukurova’nın bereketli toprakları sayesinde Adana, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olmayı sürdürmektedir. Pamuk, narenciye, buğday, mısır ve çeşitli sebzeler şehir ekonomisinde önemli bir paya sahiptir.
Tarımın yanı sıra tekstil, gıda işleme, metal sanayi, plastik, enerji ve otomotiv yan sanayi gibi sektörler de oldukça gelişmiştir. Şehir, hem sanayi üretimi hem de coğrafi konumu sayesinde bölgenin önemli bir lojistik ve ticaret merkezi hâline gelmiştir.
Kültür, Sanat ve Yaşam
Adana’nın kültürü; Torosların sertliğini, Akdeniz’in sıcaklığını ve Çukurova’nın bereketini aynı potada eritmiş bir bütündür. Altın Koza Film Festivali, şehirdeki sanat hayatının en önemli temsilcisidir. Halk kültüründe ise Adana folkloru, ağıtları, türküleri ve kıvrak oyunlarıyla öne çıkar. Gündelik yaşam ise samimiyetiyle bilinir: Adanalılar kendine has konuşma tarzı, doğrudanlığı ve sıcakkanlılığıyla tanınır. Sokak kültürü gelişmiş, canlı ve dinamiktir.
Adana Mutfağı
Adana denildiğinde akla ilk gelen elbette ki Adana kebaptır. Ancak mutfak yalnızca kebaptan ibaret değildir. Şırdan, bici bici, analıkızlı, içli köfte, mumbar, kaynar, yüzük çorbası ve daha onlarca özel lezzet, şehrin gastronomi kültürünün zenginliğini gözler önüne serer. Acı kullanımı fazladır ve yemeklerde cesur aromalar hâkimdir.
Adana’nın İlçeleri (2025)
- Seyhan
- Yüreğir
- Çukurova
- Sarıçam
- Karaisalı
- Ceyhan
- Kozan
- İmamoğlu
- Feke
- Saimbeyli
- Tufanbeyli
- Pozantı
- Aladağ
- Karataş
- Yumurtalık
Şehrin Simgeleri
- Taşköprü – Roma’dan günümüze ulaşmış canlı bir tarih mirası
- Büyük Saat – Türkiye’nin en yüksek saat kulesi
- Sabancı Merkez Camii – ihtişamlı mimarisiyle modern bir şehir sembolü
- Seyhan Nehri ve baraj gölü – şehre nefes alan bir manzara kazandırır
Adana, geçmişin derin izlerini taşıyan taş köprülerinden modern siluetlere uzanan kent dokusuyla, ziyaretçisine tarih ve çağdaş yaşamın eşsiz bir harmanını sunar. Nehirlerin bereketiyle şekillenen yaşam, bereketli topraklarda üretilen lezzetler, sıcakkanlı insanları ve kültürel zenginlikleriyle şehir, sadece gezilip görülecek bir yer değil; hissedilecek, tadılacak ve yaşanacak bir deneyim alanıdır. Her köşesinde farklı bir hikâyeyi barındıran Adana, hem geçmişin mirasını hem de geleceğin dinamizmini bir arada yaşatır.
Kaynaklar
- Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi – “Adana” maddesi, Cilt 1, Sayfa 349-353
- Encyclopædia Britannica – “Adana” entry
- TÜİK 2024 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi – Veri sayfası
- Adana Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi Resmî Yayınları
- Adn Sanayi Odası- Adaso. Rakamlarla Adana
- Vital Cuinet, La Province d’Adana, 1891