
16. Yüzyıl Osmanlı Şairi Cinani
Cinani, 16. yüzyıl Osmanlı edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Bursa’da doğan şairin asıl adı Mustafa, babasının adı ise Mehmed’dir. Bazı kaynaklarda mahlası yanlışlıkla “Cenani” olarak geçse de, “Cilayül-kulub” adlı mesnevisinin sonunda kendisi bizzat mahlasının “Cinani” olduğunu belirtmiştir.
Eğitim hayatına küçük yaşlarda başlayan Cinani, 966’da (1558-59) Manisa müderrisi ve müftüsü olan Muallimzade’den mülazemet alarak medrese tahsilini tamamladı. Hocasının Rumeli kazaskerliği döneminde onun yanında kalem katipliği yaptı. Bir süre Karesi’de kassam olarak görev yaptıktan sonra ilmiye sınıfına geçti. 994’te (1586) Koseler Medresesi’ne, ardından Bursa’daki Ivaz Pasa Medresesi’ne müderris olarak atandı. Bir süre görevden alınmışsa da 1003’te (1594) yeniden aynı medreseye tayin edildi. Cinani, bu görevindeyken vefat etti ve Hamza Bey Mezarlığı’na defnedildi. Ölümü dolayısıyla yazılmış birçok tarih manzumesi mevcuttur.
Şiirlerinde ailesinin geçimini sağlamakta yaşadığı zorlukları dile getirmiş ancak ailesi hakkında çok fazla bilgi vermemiştir. Kendisinin belirttiğine göre ilmiyeye mensup bir kardeşi 995’te (1587) vefat etmiştir.
Edebi Kişiliği ve Eserleri
Cinani, Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazmış; aynı zamanda hat sanatıyla da ilgilenmiştir. Nüktedan ve hoşsohbet bir kişiliğe sahip olduğu bilinir. Hikaye ve kıssa anlatmadaki yeteneğiyle tanınan şair, kendi fiziksel özellikleriyle ilgili mizahi anlatımlarıyla da ünlüdür. Oldukça şişman olan ve sağ gözünden rahatsızlık çeken Cinani, bu kusurlarıyla ilgili birçok latife anlatmıştır.
Şair, özellikle methiye türündeki şiirleriyle dikkat çeker. 16. yüzyılın önde gelen methiye şairleri arasında Baki, Hayali, Nevi, Hayreti, Yahya Bey ve Zati gibi isimlerle anılmıştır. Ayrıca, sosyal içerikli hikayeleriyle de Osmanlı toplum yapısına ışık tutmuştur.
Eserleri
Divan: Cinani’nin oldukça hacimli olan divanı, III. Murad ve III. Mehmed başta olmak üzere dönemin ileri gelenlerine yazdığı kasideleri içerir. 210 tarih manzumesinden 177’si Türkçe, 33’ü Farsça olup, bu şiirlerde özel hayatına ve çağdaşlarına dair önemli bilgiler bulunur. Mizahi yönünü yansıtan birçok latife ve manzum mektubu da divanında yer almaktadır. Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (TY, nr. 3096) bir nüshası bulunan eser üzerine Cihan Okuyucu tarafından bir doktora çalışması yapılmıştır.
Riyazül-cinan: 986’da (1578) tamamlanıp III. Murad’a sunulmuş, yaklaşık 3300 beyitten oluşan ahlaki ve didaktik bir mesnevidir. Nizami’nin “Mahzenül-esrar”ına nazire olarak kaleme alınmış olup, on bölümlük bir girişten sonra yirmi “ravza”ya ayrılmıştır. Eserin Istanbul Üniversitesi (TY, nr. 3659) ve Millet (nr. 1149) kütüphanelerinde nüshaları bulunmaktadır.
Bedayiu’l-asar: Yerel hayatı konu alan, önemli bir mensur hikaye mecmuasıdır. Bir nüshası Paris Bibliothèque Nationale’dedir (Ancien fonds Turc, nr. 385).
Cilayül-kulub: Taşlıcalı Yahya’nın “Kitab-ı Usul” (Usulname) adlı mesnevisine nazire olarak yazılmış ahlaki ve didaktik bir eserdir. Mustafa Özkan tarafından giriş, inceleme ve sözlük ilavesiyle yayımlanmıştır (Istanbul 1990). Beşinci bölümünde ahlaki öğütler verilmiş, kötü alışkanlıklardan kaçınılması gerektiği vurgulanmıştır.
Cinani’nin hamse sahibi olduğu yönündeki iddialar ise doğru değildir.
Cinani, 16. yüzyıl Osmanlı edebiyatının dikkat çeken isimlerinden biridir. Divanı ve mesnevileri, dönemin sosyal ve ahlaki yapısını anlamak açısından önemli kaynaklardır. Methiye türündeki başarılarıyla tanınan şair, aynı zamanda mizahi yönüyle de öne çıkmış ve edebiyat dünyasında kendine özgü bir yer edinmiştir. Onun eserleri, Osmanlı şiirinin ve sosyal yaşamının incelenmesinde önemli bir yere sahiptir.
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com
Kaynak:
İslam Ansiklopedisi-Cinani