
16. Yüzyılın “Aykırı” Şairi: Köse Me’âlî (1490 – 1536)
Divan edebiyatı denilince genellikle akla ağırbaşlı, kaftanlı ve sürekli derin aşk acıları çeken şairler gelir. Ancak 16. yüzyılda yaşamış olan “Köse Me’âlî” lakaplı Mehmed, bu kalıpları yıkan ve kendi yolunu çizen bir şairdi.
1490 yılında, II. Bayezid devrinin ünlü âlimlerinden Mustafa bin Evhâdüddîn Yarhisarî’nin oğlu olarak dünyaya geldi. Çok iyi bir eğitim almasına rağmen, mizaha düşkünlüğü ve toplumun farklı kesimleriyle kurduğu yakınlık yüzünden ailesinin statüsüne rağmen beklediği üst düzey devlet görevlerine gelemedi. Mihalıç (günümüzde Bursa/Karacabey), Kepsut ve Filibe gibi yerlerde kadılık yaptıktan sonra, şehzadeliğinden beri tanıdığı Kanûnî Sultan Süleyman döneminde Gelibolu kadılığına atandı. Ömrünün son on yılını burada geçiren Me’âlî, 1536 yılında Gelibolu’da vefat etti.
Edebi Kişiliği: Gelenekle Çatışan Bir Ses
Me’âlî, klasik şiirin “kalıplaşmış duyguları tekrar etme” kuralına uymayan, şahsi hayatını ve sıkıntılarını şiirine yansıtan özgün bir isimdi. Şiirlerinde kullandığı sade dil ve ince yergi, onu döneminin şairlerinden ayırıyordu.
Edebiyat tarihimizdeki öncü yönlerinden biri, hece ölçüsüyle kaleme aldığı ve Şahkulu İsyanı’nı anlattığı destanıdır. Bu eser, günümüze ulaşan heceyle yazılmış en eski tam şiirlerden biridir. Ayrıca Me’âlî, edebiyatımızdaki ilk “müşeccer” (ağaç biçiminde yazılmış) şiir örneğini vererek, kelimeleri bir ağaç gövdesi oluşturacak şekilde dizmiş; bu görsel şiir yeteneğiyle döneminin çok ötesinde bir yenilikçilik sergiler.
Kedi Mersiyesi’nden Bir Kesit
Onun en çok dikkat çeken eserlerinden biri, kedisinin ölümü üzerine yazdığı “Kedi Mersiyesi”dir. Bir hayvanın arkasından ağıt yakarken bile ironik ve samimi bir dil kullanması, onun nükteci karakterinin en büyük kanıtıdır:
Çıkdın elden nidelüm ansızın eyvah pisi
Yandun ölüm oduna derd ile nâgâh pisi
(Eyvah kedicik, ansızın elimizden çıktın, ne yapalım! Birdenbire dertle ölüm oduna yandın, kedicik!)
Hasretâ şîr-i ecel buldu sana râh pisi
Nidelüm ah pisi neyleyelüm âh pisi
(Hasret kaldık, ecel aslanı sana yol buldu, kedicik! Ne yapalım ah kedicik, ne edelim ah kedicik!)
Serçe tutar gibi tutar idi tavukla kazı
Kendi akran gibi şîr ile ederdi bâzı
(Serçeleri tutar gibi tavukları ve kazları tutardı; kendi akranı olan aslanla bile oyun oynardı.)
Nice kâfir sıçan öldürmüş idi ol gâzi
Nidelüm ah pisi neyleyelüm âh pisi
(Nice “kâfir” fareleri öldürmüştü o “gazi” kedicik! Ne yapalım ah kedicik, ne edelim ah kedicik!)
Me’âlî’nin Eserleri
Kendi döneminde dahi “kayıp” olarak nitelendirilen mürettep Divan’ı günümüze tam olarak ulaşmamıştır. Ancak yapılan akademik araştırmalarla ortaya çıkarılan derlemeler; 1 kaside, 270 gazel, 8 murabba, 1 destan ve çeşitli kıtalarla müfredleri günümüze taşımıştır.
Kaynaklar:
- İsen, Mustafa. “MEÂLΔ, TDV İslâm Ansiklopedisi, Cilt 28, s. 201-202.
- Taşkesenlioğlu, Lokman. “Şair Meali”, Geçmişten Günümüze Türkçeye Hizmet Edenler 1, Nobel Bilimsel Eserler, 2016, s. 169-171.
- Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS) “Meali” maddesi
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: KerimUsta®