İçeriğe geç

Türkmenlerin Bağımsızlık Dönemi: Rus İşgali

Türkmenlerin Bağımsızlık Dönemi: Rus İşgali

Türkmenlerin Bağımsızlık Mücadelesinin Temelleri (1855-1860)

Bağımsızlığın Temelleri (1855-1860) Türkmenlerin 1860’lı yıllardaki bağımsız hareket alanı, 1850’lerin ikinci yarısında kazanılan askerî başarılar sayesinde mümkün olmuştur. Burada üç ayrı olayı birbirinden ayırmak gerekir:

1855 — Hive’ye karşı kazanılan zafer: Hive Hanı Muhammed Emin Han (1846-1855), 1855’te Türkmenlere karşı bir sefer düzenlemiş, ancak bu sefer sırasında hayatını kaybetmiştir. Yerine geçen Abdullah Han da Türkmenlere karşı giriştiği seferde yenilmiş ve öldürülmüştür. Bu ikinci zaferde Kuşid (Govşut) Han öne çıkmıştır. Bu iki olay, Hive’nin Türkmenler üzerindeki hâkimiyetini ciddi biçimde sarsmıştır.

1858 — Mancuk Tepe Zaferi: Batı Türkmenistan’daki Türkmen kuvvetlerinin komutanı Nur Verdi Han, 1858 baharında Karakale yakınlarındaki Mancuk Tepe’de Cafer Kulu Han komutasındaki İran kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Bu zaferde Göklen, Ahal Teke ve Yomut boyları birlikte hareket etmiştir. Bu, farklı Türkmen boylarının ortak düşmana karşı birleşebildiğini göstermesi açısından önemlidir.

1860 — Kaçar Seferi ve Kuşid Han’ın Zaferi: 1858’deki yenilginin ardından Kaçarlar, 1860 yılında Merv’e büyük bir sefer düzenlediler. Hamza Mirza komutasındaki Kaçar ordusu Merv’e kadar ilerledi. Türkmen kuvvetleri Karakum Çölü’ne çekildi; çölde susuzluk ve açlıkla karşılaşan Kaçar ordusu zayıf düştüğünde, Kuşid Han komutasındaki Türkmen birlikleri karşı taarruza geçerek Kaçar ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. İngiliz arşiv belgeleri, 1860 Ekim’inde Kaçar ordusunun Merv’de yenilgiye uğratıldığını doğrulamaktadır. Bu zafer, Kaçarların Merv’de hâkimiyet kurma girişimlerine ağır bir darbe vurmuş ve Kuşid Han’ın Merv Tekeleri üzerindeki liderliğini pekiştirmiştir.

Bu üç zafer, Türkmen boylarının 1860’lı yıllarda Hive ve İran karşısında önemli ölçüde bağımsız hareket edebilmelerinin önünü açmıştır. Ancak bu bağımsızlık, merkezî bir devlet yapısı altında değil; boylar arası geçici ittifaklar ve bölgesel güç dengeleri üzerinden işlemiştir.

Türkmen Boyları ve Siyasi Yapı

19. yüzyılın ortalarında Türkmenler, Hazar Denizi’nin doğu kıyısından Amu Derya havzasına kadar geniş bir alana yayılmıştı. En etkili boylar şunlardı:

Teke: Ahal ve Merv olmak üzere iki ana bölgesel kola sahipti. Ahal Tekeleri Kopetdağ eteklerinde, Merv Tekeleri ise Merv vahasında yoğunlaşmıştı. Teke’nin Merv’deki hâkimiyeti 1830’lardan itibaren aşamalı olarak güçlendi. Murgab çevresine yerleşen Teke grupları, zamanla Sarıkların bölgedeki konumunu zayıflatırken, Salurların bir bölümü de daha sonra Merv’e getirilerek Teke toplulukları arasında dağıtıldı. 19. yüzyılın ortalarında Merv Tekeleri bölgenin başlıca siyasi ve askerî güçlerinden biri haline gelmişti. 1876 tarihli Thomson raporuna göre Ahal Tekeleri 25.000 aile, Merv Tekeleri ise 24.000 aile olarak kaydedilmiştir.

Yomut: Etrek ve Hive çevresinde iki ana kola sahipti. Hive ile ilişkileri tek yönlü değildi; bir yandan Hive ordusunda yer alıyor, diğer yandan Hive’ye karşı ayaklanabiliyorlardı. Ata Murat Han’ın 1855-1867 arasındaki Hive karşıtı mücadelesi, bu karmaşık ilişkinin en iyi örneğidir. Ata Murat Han, 1855’te Yomut kabilesi tarafından Han seçilmiş; Özbek ve Karakalpak isyancılarla işbirliği yapmış; 1867’de Hive’yi terk ederek Hazar kıyılarına göç etmiş ve 1873 Rus işgaline katılmıştır. 1876 tarihli Thomson raporuna göre Yomut nüfusu 30.000 çadır olarak kaydedilmiştir.

Sarık: Merv vahasında yaşıyordu. Teke’nin Merv’de güçlenmesiyle birlikte Sarıklar Murgab nehrinin yukarısına sürülmüş; Penjdeh ve Yolöten hattına çekilmişlerdir. 1876 tarihli Thomson raporuna göre Sarık nüfusu 10.000 çadır olarak kaydedilmiştir. Sarıkların 1860 Kaçar seferindeki tutumu kaynaklarda açıkça belirtilmemektedir; bu nedenle bu konuda kesin bir hüküm vermekten kaçınmak gerekir.

Salur: Serahs-Murgab hattında yaşıyordu. 1830’da Kaçar Veliahtı Abbas Mirza’nın Serahs’ı ele geçirmesiyle Salur gücü büyük ölçüde kırılmıştır. Bu süreç, Salurların bölgedeki siyasi ve demografik ağırlığının zaman içinde azalmasına yol açtı. 1871 İran kıtlığı sırasında Teke, Zurabad ve çevresindeki Salurları zorla ve ikna yoluyla Merv bölgesine getirmiş; boy Merv Tekeleri arasında bölünmüştür. Salurların Hive ve İran’a bağlılıkları sınırlı ve değişkendi; 1876 tarihli Thomson raporuna göre Salur nüfusu 5.000 aile olarak kaydedilmiştir.

Bu tablo, 1860’ların Türkmen dünyasının tek bir siyasi merkezden yönetilmediğini; farklı boyların kendi bölgelerinde farklı ölçülerde siyasi ve askerî ağırlığa sahip olduğunu göstermektedir. Boylar gerektiğinde ortak düşmana karşı birlikte hareket edebiliyor, ancak bu birliktelikler bütün Türkmenleri tek bir hanedan veya merkezî devlet altında birleştiren sürekli bir siyasi yapıya dönüşmüyordu.

Türkmenlerin Çevresindeki Üç Büyük Siyasi Güç

Türkmenlerin 1860-1885 arasındaki siyasi durumu, çevrelerindeki üç büyük siyasi güçle ilişkileri çerçevesinde anlaşılabilir: Hive Hanlığı, İran ve Rusya.

Hive Hanlığı (1855-1873): 1855 yenilgisiyle Hive’nin Türkmenler üzerindeki fiilî hâkimiyeti ciddi biçimde zayıfladı. Buna rağmen Arvat gibi bazı bölgelerde Hive’ye bağlılık sürdü ve Türkmen isyanları devam etti. Yomutların Hive ile ilişkisi karmaşıktı; yalnızca “Hive karşıtı” değillerdi. 1873’te Hive’nin Rusya tarafından işgaliyle bölgesel güç dengesi değişti: Artık Hive, Türkmen toprakları ile Rusya arasındaki tampon siyasi güç olarak varlığını sürdüremiyordu. Yomut ve Çovdur Türkmenlerinin Hive savunmasına katılması, bu karmaşık ilişkiyi göstermesi açısından önemlidir.

İran (1858-1876): 1858 ve 1860 yenilgileri İran’ın Türkmen bölgelerindeki askerî etkinliğini ciddi biçimde zayıflattı. 1876’da Merv’e yönelik yeni girişimin de başarısız olmasıyla İran’ın bölgedeki hareket alanı daha da daraldı. Bu dönemde İran, Serahs’ta garnizon bulundurmak ve sınırlı akınlar düzenlemekle yetindi. Rus ilerlemesiyle birlikte İran’ın bölgedeki manevra alanı daha da kısıtlandı.

Rusya (1869-1873): 1869’da Rusya, Hazar Denizi’nin doğu kıyısında Krasnovodsk’u kurdu. Resmî söylemde buranın ticari amaçlarla kurulduğu belirtiliyordu; ancak stratejik düzeyde Krasnovodsk, Rusya’nın Orta Asya üzerinden İngiltere karşısında baskı oluşturabilme kapasitesini artırmaya yönelik bir hamleydi. Bölgesel sonuç ise Türkmen topraklarında kalıcı bir Rus askerî varlığının başlaması ve Rus nüfuzunun genişlemesi oldu. 1873’te Hive’nin Rus egemenliğine girmesiyle Rusya’nın Türkmen toprakları üzerindeki baskısı daha doğrudan bir nitelik kazandı.

Rus İşgali Süreci

1869 Kasım’ında Albay Stoletov komutasındaki Rus birliği Hazar Denizi’nin doğu kıyısına çıkarak Krasnovodsk şehrini kurdu. Bu, Rusya’nın Türkmen topraklarına yönelik ilerlemesinde önemli bir askerî üs haline geldi. Aynı dönemde Hive’den Krasnovodsk kampına ticaret kervanları gelmeye başladı ve Ruslar Türkmen boy liderleriyle ilk temasları kurdu. Ata Murat Han kampa gelerek Albay Stoletov ile görüştü; bu görüşme, Yomut liderinin Ruslarla erken temasını göstermesi açısından önemlidir.

1870 Eylül-Aralık arasında Albay Markozov komutasında Uzboy bölgesine bir keşif harekâtı düzenlendi; Krasnovodsk-Hive yolunu araştırmak ve Atrek’e ulaşmak amaçlanıyordu. 1871’de Rus birlikleri Çeleken’e çıktı ve Sarı Kamış yönünde ilerledi.

Bu dönemde büyük çaplı bir çatışma yaşanmadı; 1869-1873 arası, Rusya’nın bölgede keşif, üslenme ve hazırlık yaptığı bir dönem oldu. 1873’te Hive Hanlığı Rusya tarafından işgal edildi. Bu işgal, Türkmenler açısından durumu kökten değiştirdi: Önceden Hive, İran ve Türkmenler arasında bir güç dengesi varken, Hive’nin Rus egemenliğine girmesiyle Rusya, Türkmen topraklarına doğrudan komşu oldu.

Gökdepe Savaşları

Birinci Gökdepe (1879): 2 Ocak 1879’da Rusya, Gökdepe’ye yönelik işgal kararı aldı ve komutanlığa General Lazaryev getirildi. Ancak Lazaryev 26 Ağustos 1879’da kan zehirlenmesinden öldü ve yerine General Lomakin geçti. Lomakin, yeterli hazırlık ve istihbarat olmadan Gökdepe’ye saldırdı; ancak Türkmenlerin güçlü savunması karşısında ağır kayıplar vererek geri çekildi. Bu yenilgi, Rus kaynaklarında Orta Asya’nın fethi tarihi boyunca alınan en önemli yenilgilerden biri olarak değerlendirilir.

Türkmenler, Rus saldırısı öncesinde Merv’de bir savaş meclisi toplamış; Gökdepe Kalesi’nin duvarlarını yükseltmiş ve kadın ve çocuklar için kale dışında Yengişehir adında bir yerleşim kurmuştu.

İkinci Gökdepe (1880-1881): 1879 yenilgisinden sonra Rusya, Orta Asya’daki en deneyimli komutanlarından General Mihail Skobelev’i bölgeye gönderdi. Skobelev’in seferi, seleflerinden üç temel noktada ayrılıyordu:

İstihbarat ve hazırlık: Skobelev, Gökdepe’de iki yıl esir kalan topçu Petin’den kalenin ayrıntılı bilgilerini aldı. Petin, topraktan maket bir kale yaparak Skobelev’e kaleyi anlattı; Skobelev taarruz planını bu maket üzerinde çalıştı.

Keşif ve ihtiyat: Skobelev 4 Aralık’ta bir keşif grubu oluşturdu; Yeni-Kale civarında Türkmenlerle çatışma çıktı, ancak Skobelev ihtiyatlı davranarak güzergâhı değiştirdi ve Gökdepe’ye ulaştı.

Tünel ve dinamit: Rus askerleri kale duvarlarının altına tünel kazdı ve büyük miktarda dinamit yerleştirdi. 12 Ocak 1881’de büyük patlama gerçekleşti ve Ruslar yıkılan duvardan içeri girdi. Kale düştü.

Kayıp rakamları: Gökdepe’nin düşüşünden sonra Türkmen kayıplarının sayısı konusunda kaynaklarda farklı rakamlar verilmektedir. Alexander Morrison’ın aktardığı Rus General Skobelev’in raporunda, kale ele geçirildikten sonra kale içinde 6.500 kişinin cesedinin gömüldüğü, kaçış sırasında ise yaklaşık 8.000 kişinin öldürüldüğü belirtilmektedir. Kaçış sırasında öldürülenler arasında kadınların da bulunduğu ifade edilmektedir.

Merv’in Rus Egemenliğini Kabulü

Gökdepe’nin düşüşünden sonra Rusya’nın hedefi Merv vahasıydı. Merv, Türkmenistan’ın en büyük ve en verimli vahası olarak stratejik ve ekonomik açıdan büyük önem taşıyordu. Gökdepe’nin ardından Rus birlikleri Aşkabad’a kadar ilerledi ve Türkmen topraklarının batı bölümü Rus kontrolüne girdi. Bunun üzerine Merv bölgesindeki Türkmenler, Rus istilâsına karşı korunmak amacıyla İngiltere’ye heyetler ve mektuplarla başvurdu. Ancak bu girişimlerden sonuç alınamadı. 1884 yılında Merv bölgesi de Ruslar tarafından işgal edildi. Böylece Merv’in de Rus egemenliğine girmesiyle Türkmen topraklarındaki Rus ilerleyişi daha da genişledi.

Pencdeh ve Rus İlerlemesinin Uluslararası Krize Dönüşmesi

Merv’in Rus egemenliğine girmesinin ardından Rus kuvvetleri Murgab hattı boyunca güneye doğru ilerlemeye başladı. Pencdeh vahası, Murgab Nehri kıyısında, Afganistan’ın kuzeybatısında ve Herat’a giden yol üzerinde stratejik bir konuma sahipti. Rusya ile İngiltere arasında Afganistan’ın kuzey sınırına ilişkin görüşmeler sürerken Pencdeh bölgesi tartışmalı hâle geldi.

Pencdeh’te gerilimin artması üzerine İngiliz hükümeti Mart 1885’te askerî hazırlıklara başladı. 24 Mart’ta Pencdeh meselesi Parlamento’da görüşüldü. 26 Mart’ta Kraliçe, Parlamento’ya olağanüstü durumla ilgili mesaj gönderdi ve yedek kuvvetlerin göreve çağrılması kararlaştırıldı. Hindistan’daki İngiliz kuvvetlerinin de harekete geçirilmesi için hazırlıklar yapıldı.

30 Mart 1885’te General Komaroff komutasındaki Rus kuvvetleri Pencdeh yakınlarında Afgan kuvvetlerine saldırdı. Çatışmada Afgan kuvvetleri ağır kayıplar verdi ve Rus kuvvetleri Pencdeh üzerinde denetim sağladı. Rus tarafı saldırıyı Afgan karakollarındaki hareketlerle gerekçelendirdi; İngiliz hükümeti ise Afganların çatışmayı başlatacak bir provokasyonda bulunmadığını açıkladı.

Pencdeh çatışması İngiltere ile Rusya arasındaki gerilimi daha da artırdı. İngiliz hükümeti askerî hazırlıkları sürdürürken, iki devlet arasında doğrudan bir savaş çıkmadı. Gladstone hükümeti Nisan 1885’te Avam Kamarası’ndan 11 milyon sterlinlik olağanüstü kredi talep etti. Bu kredinin bir bölümü Rusya’ya karşı yürütülen askerî hazırlıklarla ilgiliydi.

Gerilimin devam ettiği haftalarda İngiltere ve Rusya arasında diplomatik görüşmeler de sürdü. Taraflar, Pencdeh meselesini müzakere yoluyla çözme konusunda anlaşmaya vardı. Haziran 1885’te yapılan düzenlemeyle Pencdeh Rusya’nın denetiminde kaldı ve Afganistan ile Rusya arasındaki sınır yeniden belirlendi.

Pencdeh olayı, Rusya’nın Orta Asya’daki ilerleyişinin Afganistan sınırına ulaşmasıyla İngiltere ile Rusya arasındaki rekabetin ciddi bir uluslararası krize dönüşmesine yol açtı. Ancak kriz doğrudan bir savaşa dönüşmedi ve sınır meselesi diplomatik görüşmeler yoluyla çözüldü.

Sonuç

1860-1885 dönemi, bazı Türkçe tarih anlatılarında “Türkmenistan Hanlığı” adıyla anılsa da, tarihsel açıdan daha çok Türkmen boylarının bağımsızlık mücadelesi ve Rus fethi süreci çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu dönemde:

Merkezî ve hanedanî bir hanlık yapısı kurulmamıştır. Teke boyu en güçlü aktör olsa da, bütün Türkmenleri tek çatı altında toplayan bir siyasi otorite ortaya çıkmamıştır.
Türkmenler askerî olarak küçümsenecek bir güç değildi. Hive ve İran’a karşı kazandıkları zaferler (1855, 1858 ve 1860) bunu kanıtlamaktadır. Ancak bu zaferler, dağınık boy yapısının dezavantajlarını ortadan kaldırmamıştır.
Rus fethi kademeli olmuştur. 1869’da Krasnovodsk’un kurulmasıyla başlayan süreç, 1873’te Hive’nin işgali, 1879 ve 1881’de Gökdepe kuşatmaları, 1884’te Merv’in Rus egemenliğini kabulü ve 1885’te Pencdeh’e ulaşan Rus ilerlemesiyle yeni bir aşamaya girmiştir.
1885’te Rus ilerlemesi Afgan sınırına dayanmış ve İngiliz-Rus rekabeti doğrudan bir uluslararası krize dönüşmüştür. Ancak bu kriz savaşa dönüşmemiş; diplomatik müzakereler yoluyla sınır belirlenmiştir.
1880’lerin ortalarına gelindiğinde Türkmen topraklarının büyük bölümü Rus İmparatorluğu’nun egemenliği altına girmişti. Rus idari yapılanması aşamalı olarak şekillenmiş; Transcaspian bölgesinin idari yapısı daha sonra değiştirilmiş ve son biçimini 1899’da almıştır.

Not:
“Türkmenistan Hanlığı” adı bazı Türkçe internet kaynaklarında 1860-1885 dönemi için kullanılabilmektedir. Ancak bu makalede kullandığımız TDV İslâm Ansiklopedisi ve Encyclopaedia Iranica gibi temel kaynaklarda dönem, bütün Türkmenleri tek merkezde toplayan bir hanlık adıyla değil; Türkmenlerin bağımsızlık mücadelesi, boyların siyasi yapıları ve Rusya’nın bölgedeki ilerleyişi çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu nedenle makalede bu adlandırma kullanılmamıştır.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Kaynaklar

📺 Bu konuyla ilgili videomu aşağıda bulabilirsiniz. Kanalıma abone olursanız size hiçbir zararı olmaz, aksine yeni videolardan haberdar olursunuz.

📅 Güncellenme: 29.09.2026 (İlk yayın: 29.09.2026)
Beğendiyseniz Paylaşın
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

📚 Tüm Yazılarını Göster

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.