Hüzündür Yağmurun Sesi – Ergün Küçüktopçu

Hüzündür Yağmurun Sesi - Ergün Küçüktopçu

Her Yağmur Yağdığında, Kimsesiz Düşlerimin Kol Kanat Geren Yalnızlığında Bilinmez Bir Yolculuğa Çıkar Yüreğim…
(Ve Sen)
Geleceksen Yağmurlu Bir Günün Akşamında Ansızın Çık Karşıma…
Sevincim ve Şaşkınlığım Düşen Damlaların Sesinde Yüreğime Karışsın…
Tut Elimi Sıkıca…
Gelişinle Çocuklar Gibi Şenlense de Ruhum, Gözlerime Sıralanan Bulutları Fark Edemeyeceksin…
Dilimin Ucunda Sıra Sıra Dizilmiş
Kelimeler Dudaklarımda Cümlelere Dönüşemeyecek…

Hava Muhalefetinden Korunma Yolları

Buzlanma ve Don Olayından Korunma

Ağır kış şartları, şiddetli kar yağışı, kuvvetli ve hamleli rüzgarlarla birlikte dondurucu hava şartları oluştuğunda Buzlanma ve Don olayları meydana gelir ve Meteoroloji bu durumu uyarı olarak yayımlar. Ayrıca hava sıcaklığının 0 °C nin altına düşmesi sonucu donan yağmur, donan çisenti veya sulu sepken tipi meteorolojik olaylar yollar, caddeler, ağaçlar, binalar ve kablolar (elektrik, telekomünikasyon) üzerinde buz tabakası oluşturmaktadır.

Yerel yöneticiler ve ilgili kurumlar meteorolojik uyarıyı dikkate almalıdır.Soğuk havanın rüzgarla birlikte insanlar, hayvanlar ve bitkiler üzerinde üşütücü ve dondurucu etkisi vardır. Dikkatli olunmalıdır.Bitkilerin mevsime bağlı olarak kritik düşük sıcaklık eşikleri vardır. Bu sıcaklıklar dikkate alınmalıdır.

Yeryüzünde Yağış Şekilleri

Yeryüzünde Yağış Şekilleri

Kar
Kar, bir yağış çeşididir.Çok sayıda kar kristal çeşidi olmasına rağmen hepsi altı köşelidir. Kar tanelerinin kristal yapıları birbirinin tıpa tıp aynısı değildir. Mikroskopla büyütülen kar taneleri üzerinde yapılan araştırmalarda, kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlanmamıştır. Kar kristalleri üzerinde ilk araştırmaları yapan ABD’li Wilson Bentley, gördüğü muhteşem sanat karşısında adeta büyülenmiş ve elli yıl boyunca sürekli kar kristali fotoğrafı çekmiştir. Elde ettiği 6000 resim içinde kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlayamamıştır. Daha sonraları diğer bilim adamlarının sürdürdüğü çalışmalar neticesinde şimdiye kadar kar tanecikleri arasında aynı büyüklükte, aynı şekilde ve aynı sayıda su molekülü ihtiva eden iki kristal bile bulunamamıştır.