Lokman Hekim’in Nasihatleri

Lokman Hekim'in Nasihatleri

LOKMAN HEKİM’İN NASİHATLERİ

  • Dostlarına da düşmanlarına da güler yüzlü ol. Dostlarına saygılı ol, onlara ikramda bulun.
  • Şüphe seni kimse ile dost etmez.
  • Yapacağın işleri bilerek ve düşünerek yap.
  • Ey oğlum! İnsanlara karşı güler yüzlü ve doğru sözlü ol
  • Başkasının menfaatine ortaklık etme.
  • Başkasının servetini koruyacağın diye kendi servetini mahvetme. Senin malın kendin için harcayıp infak ettiğindir. Başkasının malı , veresiye terk ettiğindir.
  • Nankörlere yakın durma, iyilik ve öğütlerin kaybolur.
  • Herkesin hakkına riayet et.
  • Halka yakın ol, doğru konuş.
  • Ey oğlum! Sözü tatlı söyle, katı ,kaba, sert söyleme. Çok zaman sus. Tefekkür et, o zaman dilin belasından emin olursun.
  • Servet düşmanlığı insana ıstırap verir.

Hz. Mevlana’dan Kuş Hikayesi

Hz. Mevlana'dan Kuş Hikayesi
Bir adam hileyle, kuşun birini tuzağa düşürerek yakaladı. Kuş dile geldi, yalvardı:
Ey ulu insan, sen koyunları, öküzleri yedin, bir çok deveyi kurban ettin. Bu dünyada onlarla bile doymadın, benimlemi doyacaksın? Eğer beni bırakırsan ben sana üç öğüt vereceğim. Bunlara uyarsan her müşkülün hallolur. Birincisini, elindeyken vereyim, eğer beğenirsen beni bırakırsın. İkincisini şu dama konarken, üçüncüsünü de şu ulu ağaçta söylerim,” dedi.

Adam kuşu sıkı sıkıya tutarak:”Haydi söyle bakalım, eğer beğenirsem seni bırakırım,”dedi. Kuşçağız ilk öğüdünü söyledi: ”Olmayacak sözü kim söylerse söylesin, inanma” dedi. Adam öğüdünü beğenerek kuşu bıraktı.

Öğüt Dinlemenin Önemi (Masal)

Öğüt Dinlemenin Önemi (Masal)

Vaktiyle bir köylü, para kazanmak için karısını köyünde bırakıp, başka bir memlekete gitmiş. Senelerce uğraşmış didinmiş, nihayet köyüne dönmeye karar vermiş. Dönüş yolunda bir köşe başında, bir adama rastlamış. Adam; ‘Akıl satarım, akıl satarım.” deyip duruyormuş. Köylü bunu pek merak etmiş ve bir lira vererek bir akıl istemiş. Adam da ona; ‘Üstüne vazife olmayan işe karışma!’ demiş. Köylü ertesi gün tekrar gitmiş ve ‘Topuğu aşan suya girme!’, üçüncü gün gittiğinde de ‘Sabret, sanrın sonu selamettir.’ öğütlerini almış.

Bir zaman sonra adam, parasız kaldığına ve aldığı akılların hiç işe yaramadığına üzülerek köyünün yolunu tutmuş. Yolda bir çiftlik ağasına misafir olmuş. Burada misafire hizmet edenler, hep güzel ve genç kızlarmış. Adamcağız birkaç kere sebebini sormak istemişse de satın aldığı ‘Üstüne vazife olmayan işe karışma!’ öğüdü aklına gelince

Şüpesiz Allah İyiliği Emreder

Şüpesiz Allah İyiliği Emreder

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90)

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede toplumsal huzurun yapı taşlarından en önemlilerini sayarak bunları yerine getirmemizi emretmiştir. Her şeyi yerli yerine koyup, ölçülü hareket etmek, hakkı yerine getirmek anlamına gelen adalet; zulmün, haksızlığın, dengesizliğin karşıtıdır. Sahip olduğumuz konum her ne olursa olsun gücümüz nispetinde adaletli davranmak, adaletin sağlanması için gayret etmekle mükellefiz. Örneğin ailede ebeveyn olarak

Babanın Evlatlarına Son Öğüdü

Babanın Son Öğüdü

Babanın Son Öğüdü
Bir adamın on iki erkek evladı varmış. Yıllarca çalışmış, didinmiş evlatlarını yetiştirmiş. Evlatlarına iyiyi, doğruyu, güzel ahlakı aşılamaya çalışmış. Ne yazık ki oğlanlar sürekli birbirleriyle didişiyorlarmış. Elbette ki kimseye kalmayan dünya ona da kalmayacakmış. Baba hastalanıp ölüm döşeğine düşmüş. Evlatları, babalarının başından bir an olsun ayrılmıyor; bir ihtiyacı, arzusu olursa yerine getirmek için birbirleriyle yarışıyorlarmış. Ancak

Sultan II. Murad’dan Oğlu Fatih’e Altın Ögütler

Sultan II. Murad'dan Oğlu Fatih'e Altın Ögütler

SULTAN II. MURAD’DAN OĞLU FATİH’E ALTIN ÖGÜTLERDEN

“Ey benim sevgili oğlum”

Ben oğlunuz, kutlu ve mutlu babamdan şunu öğrenmek isterim, diyerek başlıyor söze Fatih:
“Şerefli ve yüce karakteriniz için ne tür bir ilaç, üstün aklınız için ne cins bir nesne kullanıyorsunuz? Eğer bunu ben oğlunuz ve kulunuza da öğretme lütfunda bulunursanız, inşallah o ihtiyarlık çağlarına vardığım zaman kahramanlık ve yiğitlik yanında neşe ve sevinç dolu bir hayatı da beraberinde getirmiş olurum.”
Babası Sultan II. Murad, “Ey benim sevgili oğlum” diyerek Şehzadesinin sorusuna şöyle cevap veriyor:
“Bu senin soruların ve öğrenmek istediğin şeyler bana öyle bir sevinç ve huzur verdi ki, şu anda bunu ne sözle,

Şeyh Edebali’nin Öğüdü

Şeyh Edebali'nin Öğüdü

Oğul, insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.

Avun oğlum avun.

Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin.

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.

Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.

Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.

Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.

Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.

Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma.

Gördün söyleme, bildin bilme.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.
Üç kişiye acı:

  • Cahiller arasındaki alime,
  • Zenginken fakir düşene,
  • Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

Bilesin ki atın iyisine DORU, yiğidin iyisine DELİ derler.

Genç Arkadaşlara Öğütler

Genç Arkadaşım

  • Çalış, genç arkadaşım, çalış! Namerde muhtaç olmak, ölmekten beterdir.
  • Alçak gönüllü ol. Mütevazi insan, meyve ağacına benzer. Meyve dalının yere eğilmesi, meyvesinin çokluğundandır.
  • Ana baba ahı alma. Ana baba ahının zehrini içen kurtulamaz.
  • Ahlakını güzelleştirmeğe çalış. Ahlak güzelliği insan için en kıymetli bir servettir.
  • Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle, öfken geçsin. Zira öfke ile kalkan zarar ile oturur.
  • Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki tercihten her birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla. Faydası çok, zararı az olanını tercih et.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerin’den Nasihatler

İbrahim Hakkı Hazretleri 1703´te Erzurum-Hasankale´de doğdu, 1780 tarihinde Siirt-Tillo´da âhirete yürüdü. Hizmet hayatını daha çok Tillo´da geçirdi. Fakîrullah Hazretlerinden mânâ dersi aldı ve ıntısap etti. Sultan 1. Mahmud zamanında İstanbul´a geldi, saray kütüphanesinde ilmî araştırmalarda bulundu.

En meşhur eseri, bir yerde bütün eserlerinin içinde bulunduğu Mârifetnâme´dir. Bu kitapta eski ve yeni bilgileri kaynaştırmaya çalıştı. Öyle ki Mârifetnâme, zamanının en kapsamlı ansiklopedisi özelliğini taşımaktadır.

Evliya Çelebi’den Öğütler

Evliya_Celebi

Ey oğul!

Besmelesiz yemek yeme.

Sırrın var ise sakın kimseye söyleme.

Cünüp iken yemek yeme.

Elbisenin söküğünü üstünde dikme.

İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma.

Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun.

Dâima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma.

Harama tevessül etme.

Kimsenin payına/hakkına göz dikme.