Divan Şairi Şahidi İbrahim Hakkında Bilgi

Divan Şairi Şahidi İbrahim Hakkında Bilgi
Muğla’da Mevlevihane’nin şeyhi Salih Hüdâyî Dede’nin oğlu olarak 875 (1470) yılında dünyaya geldi. Hayatıyla ilgili olarak Gülşen-i Esrâr adlı eserinin son kısmında bazı bilgiler vermekte ve Türkçe divanından bazı ipuçları elde edilmektedir.10 yaşında babasının ölümü üzerine bir müddet ipekçinin yanında çıraklık yaptı. Fakat okumak için bu mesleği bırakarak 18 yaşında Muğla’dan ayrılarak İstanbul’da Fâtih, Bursa’da Yıldırım medresesinde eğitim gördü. Muğla’ya dönen Şeyh Bedreddin’e, Lazkiye’de Mevlevî şeyhi Fânî Dede’ye ve sonrasında Mevlânâ Celâlettin-i Rûmî soyundan Paşa Çelebi’ye bağlandı. Bir müddet sonra Paşa Çelebi’nin oğlu Emîr Âdil’e hocalık

Sultan Veled Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin büyük oğlu olan Sultan Veled, 24 Nisan 1226 (25 Rebîülâhir 623) tarihinde şimdiki Karaman vilayeti Larende’de dünyaya gelmiş ve 11 Kasım 1312 (10 Recep 712) yılında Konya’da vefat etmiştir.

Sultan Veled, Hüsâmeddin Çelebi’nin ölümünden sonra babasını temsil etmeye başlamış; henüz kurulmamış olan Mevleviliği babası adına kurup etrafa halifeler göndermiş; sema meclislerini idare etmiş ve semayı birtakım kurallara bağlamıştır.

Sultan Veled, babasını takip ederek, onun divanının yarısı kadar bir Divan, Mesnevi’sinin yarısı nisbetinde

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır?

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır ?

MEVLEVÎ ÂYİNİ: Mevlevîler’in zikir törenlerine verilen ad. Mevlevî âyini yahut kısa adıyla semâ, tasavvuftaki devran anlayışına uygun biçimde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin, bulunduğu dinî toplantılarda duyduğu vecd ve zevk eseri olarak herhangi bir usul ve kaideye bağlı kalmaksızın zaman zaman yaptığı semâlardan (dönüş) alınan ilhamla, kendisinden sonra düzenlenip geliştirilerek şekillenmiş, diğer tarikatların zikir ve mukabele meclislerine benzer bir zikir toplantısıdır.

Mevlânâ’nın düşüncelerinin bir tarikat kimliğine bürünüp teşkilâtlanması oğlu Sultan Veled’in zamanındabaşlamıştır.

Mevlana Diyarı Konya Mutfağı

Mevlana Diyarı Konya Mutfağı
ETLİ EKMEK
Konya Mutfağı, Selçuklu saraylarında gelişen ve Mevlevi adap ve erkanıyla yoğrulan muhteşem bir oluşumdur. 13. Yüzyıldan günümüze koyduğu kurallarla klasik özellikler taşıyan, hatta Klasik Türk Mutfağı’nın dayandığı ana köklerden birini oluşturan Konya Mutfağı bu nedenle Türk Halk Mutfağının dışında tutulması gereken bir mutfaktır.

Konya Mutfağı , mutfak mimarisi, araç gereçleri, yemek çeşitleri, pişirme yöntemleri, sofra düzenleri, servis usulleri, kış için hazırlanan yiyecekleriyle kendine özgü bir mutfak ve bu mutfakla ilgili inanılmaz zenginlikte bir mutfak kültürü meydana getirmiştir.

Selçuklu saraylarında altın tepsi ve sahanlarda yemeklerin Oğuz resmine uygun olarak düzenlendiği; mutfakla ilgili ilk ekipleşmenin Mevlevi Mutfağı’nda başladığı, dünyada adına muhtemelen anıt mezar yaptırılan ilk aşçıbaşının Konya’da bulunduğunu söylemek Konya Mutfağı’nın ihtişamını belirtmeye yetecektir.