Hz. Muhammed s.a.v. Efendimizin Miracı

Hz. Muhammed S.a.v. Efendimizin Miracı

MİRAÇ

Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed’in (s.a.v.) hicretten bir yıl ya da on yedi ay önce, Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleştirdiği Mirac olayının iki aşaması vardır:

Birinci Aşama: Hz. Peygamber (s.a.v) Mescidü’l-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an-ı Kerim’in andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında İsra adını alır ve ‘İsra Suresi’nde konu edilir..

İkinci Aşama: Hz. Peygamber’in (s.a.v) Beytü’l-Makdis’ten Allah’a (c.c.) yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı, Kur’an’da anılmaz. Fakat pek çok Hadis-i Şerif’te ayrıntılı biçimde anlatılır.

Ezan, Kamet ve Sela Hakkında Bilgiler

Ezan,Kamet ve Sela Hakkında Bilgiler

Namaza çağrıyı sembolize eden ezan ve kamet, Müslümanların gerek ibadet hayatında gerekse musikiden mimari ve edebiyata kadar İslâm kültür ve medeniyetinde ayrı bir önem taşmaktadır. Ezan sözlükte “duyurmak, bildirmek” anlamına gelir. İlmihaldeki anlamı ise, farz namazlar için belli vakitlerde okunan “bilinen özel sözler”dir.

Ezan okuyan kişiye müezzin denir. Müslümanlığın ilk zamanlarında bugün bildiğimiz şekilde ezan okunmuyordu. Namaz Mekke döneminde farz kılındığı halde, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelişine kadar namaz vakitlerini bildirmek için bir yol düşünülmemiş ve belki de cemaatle kılınmadığı için buna ihtiyaç duyulmamıştı. Medine’ye gelindiğinde bir süre sokaklarda “essalâh essalâh” (namaza, namaza) veya “essalâtü câmia” (namaz insanları toplayıcı ve bir araya getiricidir veya namaz birçok güzellikleri ve şükür çeşitlerini kendisinde toplar) diye bağırılmışsa da bu yeterli olmamıştı.

Hicretin ilk yılında Medine’de Mescidi Nebî’nin inşası tamamlanıp müslümanlar düzenli bir şekilde toplanıp cemaatle namaz kılmaya başlayınca, Peygamberimiz namaz vakitlerinin girdiğini ve topluca namaz kılınacağını

Hz. Ali Hakkında Bilgi

Hz. Ali Hakkında Bilgi
Tam adı, Ebü’l-Hasen Alî b. Ebî Tâlib el-Kureşî el-Hâşimî (ö. 40/661) olan Hazreti Ali’nin,Hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (m. 600) Mekke’de doğduğu rivayet edilmektedir. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib, annesi de Fâtıma bint Esed b. Hâşim’dir. Ebû Tâlib’in en küçük oğludur. Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hz. Peygamber amcası Ebû Tâlib’in yükünü hafifletmek için onu himayesine almış, Hz. Ali beş yaşından itibaren hicrete kadar onun yanında büyümüştür. Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilk iman edenlerdendir. Ancak Hz. Hatice ile aynı zamanda veya ondan hemen sonra yahut da Hz. Hatice ve Hz. Ebû Bekir’den sonra iman ettiği hususu, Ehl-i sünnet ile Şiîler arasında tartışılan bir konudur. Bu sırada yaşının dokuz, on veya on bir olduğu

Hz.Hatice (r.a)

Hz.Hatice (r.a)

Hz. HATİCE,(r.a)

Müminlerin Annesi…Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür.Meryem Bint-i İmran, Firavun’un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed”Hz. Hatice, iki cihan serveri, Peygamber Efendimizin, temiz, iffetli, yüce ahlak sahibi hanımlarından ilki, müminlerin annesi.

İstanbul’un Fethinin 562.yılı Kutlu Olsun

İstanbul'un Fethinin 562.yılı Kutlu Olsun
“Letüftehanne’l Kostantıniyyete, ve le ni’mel emrü zâlike’l emr, ve le ni’mel ceyşü zâlike’l ceyş” Yani: “Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

HZ. MUHAMMED S.A.V.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Üstün Vasıfları

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Üstün Vasıfları

PEYGAMBERİMİZDE GÖRÜLEN OLGUNLUK VE GÜZELLİKLER
Bilindiği gibi, insanlara ait olgunluk halleri başlıca iki kısımdır. Bir kısmı insanın iradesine bağlı olmayıp doğuştan sahip olduğu amallerdir! Asalet, güzel biçim, akıl ve zeka üstünlükleri gibi. Diğer kısmı da, insanların tamamen istekleri ve çalışıp kazanmaları ile elde edilen kemallerdir. İlim ve irfan sahibi olmak, doğruluk, emanet, tevazu, ve takva gibi güzel huylar edinmek bu kısımdandır.

Bu iki kısım kemallerden yalnız biri veya birkaçı bir insanda bulunursa, ona büyük bir şeref verir, onun için bir öğünme sebebi olur. Ya bu kemallerin hepsi bir insanda toplanırsa, artık onun ne kadar büyük bir şerefe ve yüksek bir mertebeye ulaşmış olduğunu düşünmelidir.

İşte Hazret-i Peygamber Efendimizde bu iki kısım kemallerin tümü ve güzelliklerin hepsi pek yüksek bir şekilde toplanmıştır. Bunlardan başka Peygamberlik şerefine de kavuşmuştur. Onun çok yüksek güzel huylarından bazılarını kısaca anlatalım:

Peygamberimize Güzel Bir Kaside

Peygamberimize Güzel Bir Kaside

Vuslât yok bahârımda, aşkım sebepsiz menim.
Seni candan severim, rûhum edepsiz menim..

Yâr, efkâr-ı çehreme neden dönüp de bakmaz?
Bu sebeple di-dârım bugün hep sessiz menim.

Gedâdır vur bin başım, gül uğruna ey felek!
Bülbül oldum gülistânde; aşkım ümitsiz menim.

Bi-baht-i abd’in senin yollarda izin öper..
Kul bahtından ne ister, bûsem lekesiz menim..

Hz. Muhammed S.a.v. Hayatı

Hz. Muhammed S.a.v. Hayatı

Peygamberlerin en üstünü

Peygamber efendimiz, Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusudur. Allahü teâlânın yarattığı varlıkların en şereflisi Muhammed aleyhisselâmdır. Her şey O’nun hürmetine yaratıldı. O, Allahü teâlânın resûlü, son peygamberidir. Allahü teâlâ bütün peygamberlerine ismiyle hitâb ettiği hâlde, O’na “Habîbim” (sevgilim) diyerek hitâb etmiştir. Nitekim Allahü teâlâ bir hadîs-i kudsîde: “Sen olmasaydın, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım!” buyurdu.

Bütün mahlûkâtı O’nun şerefine yaratmıştır. Allahü teâlâ kullarına râzı olduğu ve beğendiği yolu göstermek için

İstanbul’un Fethi Mübarek Olsun

İstanbul'un Fethi Mübarek Olsun

Bir gece ansızın gelir krallığınızı imparatorluğuma katarım. Biz toprakları değil gönülleri feth etmeye gidiyoruz. İstanbul’u niçin fethettiklerini sorduklarında; önce o benim gönlümü fethettiği için.. Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir. Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım! diyerek Tarihin akışını değiştirerek insanlığa yeni hedefler göstermiş, Türk Milletinin genlerindeki adalet ve insan sevgisinin ve İslam İnancının ürünü olarak İstanbul’u yeniden bir kültür, inanç ve medeniyet merkezi haline getirmiştir. Büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet’in genç yaşına rağmen…İstanbul Muhakkak Fetholunacaktır.

Peygamberimize Vahiyin Gelişi

Peygamberimize Vahiyin Gelişi

PEYGAMBERİMİZE VAHİYİN GELİŞİ

Kâbe’nin tamirinin üzerinden üç yıl geçer. Hz. Muhammed (S.A.S.) otuz sekiz yaşındadır. Bu arada kendisinden sonraya kalıp altı ay daha yaşayacak tek evladı, kızı Hz. Fatıma doğar. Bu son yıllarda yaşamında yeni ve garip olaylar baş gösterir. Yolda yürürken çevresinde nurlar parıldamakta, taşlar, ağaçlar dile gelip seslenmektedir: “Ey Muhammed! ALLAH’ın selamı üzerine olsun!”

Hz. Muhammed (S.A.S.) bütün bu olup bitenlere bir anlam verememekte ve ürkmektedir. Cinler tarafından ele geçirilmekten korkar. Fakat onunla ilgili esrarengiz sesler sadece taşlardan ve ağaçlardan gelmez. Onu dillendiren