İçeriğe geç

Maaday-Kara Destanı: Altayların Yaşlı Bahadırı

Andalba’nın Yardımı

Kögüdey-Mergen, Yedi Lama’dan öğrendiği sırrın ardından yola çıktı. Artık göğün derinliklerinde bulunan Üç Maral’ı yere indirmesi gerekiyordu.

Bunun için sığın kılığına girdi. Sığınlar gibi böğürerek Andalba’nın bulunduğu yere doğru ilerledi. Andalba, karşısındaki iki sığını görünce onların peşinden gitmeye başladı.

Kögüdey-Mergen ile atı onu sıkıştırdı. Günler boyunca boynuz darbeleriyle Andalba’yı zorladılar. Sonunda Andalba daha fazla dayanamadı ve:

“Sizden ne istiyorsunuz?” diye sordu.

Kögüdey-Mergen gerçek kimliğini ve neden geldiğini anlattı. Üç Maral’ın gökten yeryüzüne inmesini sağlaması gerektiğini, onların içindeki altın kutuyu bulmak istediğini söyledi.

Andalba bunu duyunca yardım etmeyi kabul etti. Yedi gün boyunca karaca yavrusu gibi meledi. Onun sesini duyan Üç Maral, gökyüzünden yeryüzüne inmeye başladı.

Kögüdey-Mergen ise yayını germiş, doğru anı bekliyordu.

Kara-Kula’nın Ruhunun Peşinde

Üç Maral gökyüzünden yeryüzüne indi. Kögüdey-Mergen yayını gererek onları dikkatle izliyordu. Bir süre sonra ortadaki maralın karnındaki şişliği fark etti. Aradığı şeyin orada olduğunu anlamıştı.

Yayını gerdi ve şişkinliğe nişan aldı. Ok isabet etti. Maralın karnındaki altın kutu yere düştü.

Kögüdey-Mergen kutuyu aldı. Sonra onu yerin merkezindeki kara taşa fırlattı. Altın kutu parçalandı. Kutunun içinden birbirine eş iki bıldırcın yavrusu çıktı.

Bunlardan biri Kara-Kula’nın, diğeri ise onun atının ruhunu taşıyordu.

Kara-Kula’nın Sonu

Kögüdey-Mergen iki bıldırcının sırrını biliyordu. Bıldırcınlardan birini öldürdü. Aynı anda Kara-Kula’nın hayatı da sona erdi. Diğer bıldırcının ölümüyle Kara-Kula’nın atı da öldü.

Böylece yıllardır Altay’ı tehdit eden Kara-Kula Kağan’ın gücü ortadan kalktı. Kögüdey-Mergen’in anne ve babasını kurtarma yolu artık açılmıştı.

Esirlerin Kurtuluşu

Kara-Kula’nın ölümüyle onun Altay üzerindeki hâkimiyeti sona erdi. Fakat Kögüdey-Mergen’in işi henüz bitmemişti. Maaday-Kara’nın halkı ve hayvanları hâlâ demir zindanda tutuluyordu.

Kögüdey-Mergen zindana gitti. Önce ak davarı dışarı çıkardı. Ardından demir zindanın kilidini açtı. Kapılar açılınca yıllardır esaret altında tutulan insanlar özgürlüklerine kavuştu.

Kögüdey-Mergen kurtardığı halka kendi yurtlarına dönmelerini söyledi. Hayvanlarını da babasına vererek yeniden kendi yurtlarına sürmelerini istedi.

Kara-Kula’nın daha önce Ay’sız ve Güneş’siz olan ülkesinin üzerine yeniden Ay ve Güneş doğdu. İnsanlar yeryüzünün kurtulduğunu görerek büyük sevinç yaşadılar.

Fakat Kögüdey-Mergen’in yanında hâlâ Abram-Moos Kara-Taacı vardı.

Abram-Moos Kara-Taacı’nın İsteği ve İntikamı

Kara-Kula ölmüştü. Kara-Taacı ise artık yeryüzünde kalmak istiyordu. Kögüdey-Mergen’in yanında yaşamak ve onunla birlikte olmak istediğini söyledi.

Fakat Kögüdey-Mergen bunu kabul etmedi. Kara-Taacı bu kez onu tehdit etti:

“Benimle yaşamazsan seni öldürür, ruhunla yaşarım.”

Kögüdey-Mergen yine de kararından dönmedi. Bunun üzerine Kara-Taacı öfkelendi. Davarları kuma, halkı ise kömüre dönüştürüp onları yanına aldı ve yeraltına indi.

Kara-Taacı, Kögüdey-Mergen’in en büyük yardımcısı olan koyu kır atını da hedef aldı. Büyü yaparak atı hastalandırdı. Kögüdey-Mergen, atının durumundan endişelendi. Onu iyileştirmek için başka bir ata binmek zorunda kaldı.

Yeni bindiği at, Kögüdey-Mergen’i farkında olmadan yeraltı dünyasına, Kara-Taacı’nın yanına götürdü. Kara-Taacı artık beklediği fırsatı yakaladığını düşünüyordu. Fakat Kögüdey-Mergen’in gerçek yardımcısı olan koyu kır atı olup biteni fark etmişti.

At, yeraltına indi ve Kögüdey-Mergen’i Kara-Taacı’nın elinden kurtardı. Ardından onu yeniden yeryüzüne çıkardı. Böylece Kara-Taacı’nın intikam girişimi başarısız oldu.

Evlilik Yolculuğu

Kögüdey-Mergen sonunda Altay’a döndü. Kara-Kula’nın zulmü sona ermiş, halk ve hayvanlar yeniden yurtlarına kavuşmuştu.

Bir süre sonra Kögüdey-Mergen artık evlenmek istediğini babası Maaday-Kara’ya söyledi. Maaday-Kara ona, Ay-Kağan’ın kızı Altın-Küskü’yü önerdi. Altın-Küskü’nün güzelliği dillere destandı ve onun için başka talipler de vardı.

Kögüdey-Mergen kararını verdi. Bahadırlık elbiselerini giydi, atına bindi ve Altın-Küskü’yü istemek için Ay-Kağan’ın ülkesine doğru yola çıktı.

Yolculuğu sırasında karşısına kendisine tıpatıp benzeyen altı bahadır çıktı. Bu altı bahadır da Kögüdey-Mergen’le birlikte Ay-Kağan’ın ülkesine gitmeye karar verdi.

Ay-Kağan’ın İlk Sınaması

Kögüdey-Mergen ve ona benzeyen altı bahadır Ay-Kağan’ın Altay’ına ulaştığında burada kendilerini büyük bir topluluk karşıladı. Yeryüzünün yetmiş kağanı ile Altay’ın altmış kağanı da oradaydı.

Ay-Kağan, kızını hangi bahadırın alacağını belirlemek için bir sınama düzenledi. İlk sınamada, yetmiş dağın yanından ve yetmiş ırmağın kenarından, yer ile göğün birleştiği yerdeki demir dağın yamacından kara kum getiren bahadıra kızını vereceğini söyledi.

Bunu duyan Hep-Sıçrar adlı bahadır hemen öne çıktı. Bir sıçrayışta yetmiş dağı ve yetmiş ırmağı aştı. Demir dağın yamacına ulaşıp avucuna kara kumu doldurdu ve geri dönmeye başladı.

Fakat dönüş yolunda karşısına Erlik Bey’in kızı Cebelek, yaşlı kadın kılığında çıktı. Cebelek, Hep-Sıçrar’ı kandırarak ona içki içirdi. İçkiyi içen Hep-Sıçrar yolun ortasında yere yığılıp kaldı.

Bunu gören Cebelek, onun sol kulağını altın sırlı bir kâseyle kapattı. Hep-Sıçrar artık dışarıdaki sesleri duyamıyordu.

Tam o sırada Kaz-Vuran adlı bahadır devreye girdi. Yetmiş dağın ötesine uçabilecek bir ok attı. Ok, Hep-Sıçrar’ın kulağındaki altın sırlı kâseyi parçaladı.

Hep-Sıçrar uyandı ve yeniden sıçrayarak Ay-Kağan’ın huzuruna ulaştı. Kara kumu onun önüne bıraktı.

Altın Parmak ve Çuvaldız

Ay-Kağan ikinci yarışmayı açıkladı. Bu kez hedef çok daha uzaktaydı. Doksan dağın ötesinde, doksan ırmağın berisinde, dokuz köşeli ölümsüz dağın tepesine bir altın parmak koydurdu. Üzerine de bir çuvaldız bıraktı.

Şartı açıktı: Oku, çuvaldızın tam ortasından geçirip altın parmağı kesebilen bahadır, Ay-Kağan’ın kızı Altın-Küskü’yü almaya hak kazanacaktı.

Altay’ın altmış kağanı sırayla oklarını attı. Fakat hiçbiri hedefi vuramadı. Ardından Kuvakayçı da okunu fırlattı. Onun oku da hedefi kıl payı kaçırdı.

Sıra Kögüdey-Mergen’e geldi. Kögüdey-Mergen ayağa kalktı. Yüz çentikli demir yayını yüzüncü çentiğine kadar gerdi ve oku fırlattı.

Ok, çuvaldızın tam ortasından geçti ve altın parmağı kesip attı.

Üçüncü Yarış ve Altın-Küskü’nün Kayboluşu

Ay-Kağan üçüncü sınamayı da açıkladı. Bu kez karşılarına dokuz köşeli heybetli bir kaya dikildi. Ay-Kağan, kayayı tam ortasından tekmeleyip parçalayacak bahadıra kızı Altın-Küskü’yü vereceğini söyledi.

Bahadırlar sırayla denediler. Fakat kayayı parçalayabilen olmadı. Sıra Kögüdey-Mergen’e geldi. Kögüdey-Mergen bütün gücüyle kayaya vurdu. Dokuz köşeli kaya tam ortasından parçalandı.

Böylece Kögüdey-Mergen üçüncü sınamayı da kazanmış oldu. Artık Ay-Kağan’ın kızı Altın-Küskü’yü almaya hak kazanmıştı. Fakat işler beklenmedik biçimde değişti. Altın-Küskü ortadan kayboldu. Nereye gittiğini kimse bilmiyordu.

Kögüdey-Mergen atına bindi ve Altın-Küskü’yü aramaya koyuldu. Arayışı sırasında karşısına dokuz köşeli kara bir dağ çıktı. Kögüdey-Mergen bu dağı geçmeden yoluna devam edemeyeceğini anladı.

Dağı doksan pud ağırlığındaki dökme demir tokmakla yedi gün boyunca dövdü. Sonunda dağın ortası açıldı. Kögüdey-Mergen ve atı sinek şekline dönüşerek açılan yerden içeri girdiler.

Dağın İçindeki Dünya ve Altın-Küskü’nün Kaçırılması

Kögüdey-Mergen ve atı, açılan geçitten sinek biçiminde içeri girdiler. Dağın içinde Altın-Küskü’nün izini aramaya başladılar.

Kögüdey-Mergen dağın içindeki yolculuğuna devam ederken Kara-Taacı yeniden karşısına çıktı. Kara-Taacı bu kez Altın-Küskü’yü kaçırdı. Onu yaşlı bir kadın kılığına soktu. Sonra kendisi Altın-Küskü’nün yerine geçti ve Kögüdey-Mergen’i kandırmaya çalıştı.

Fakat Kögüdey-Mergen’in atı bu değişikliği fark etti. Atının yardımıyla gerçeği anlayan Kögüdey-Mergen, gerçek Altın-Küskü’yü buldu. Kara-Taacı’nın oyunu bozulmuştu.

Ancak Ay-Kağan, Altın-Küskü’yü Kögüdey-Mergen’e vermeden önce ondan son bir görev istedi. Bu görev, yeryüzünü taşıdığı söylenen iki balinadan birinin altın kanadını getirmekti.

İki Balinanın Peşinde

Kögüdey-Mergen bu görevi kabul etti. Denizin kıyısına geldiğinde altın balık biçimine dönüştü ve suya daldı. Balinayı sudan çıkmaya zorladı.

Kıyıda tam yedi gün boyunca mücadele ettiler. Sonunda balina dayanamayarak Kögüdey-Mergen’e ne istediğini sordu. Kögüdey-Mergen altın kanadı istediğini söyledi.

Bunun üzerine balina kendi kanadı yerine kardeşinin altın kanadını verdi. Ayrıca alt kaburga kemiklerinden birini de Kögüdey-Mergen’e verdi. Kögüdey-Mergen bu kemiği yedi. Gücüne güç katıldı.

Altın kanadı alıp Ay-Kağan’ın yanına dönmek üzere yola çıktı. Fakat o sırada Ay ve Güneş yedi gün boyunca karardı. Ay-Kağan’ın sürüleri dağıldı, halkı korkuya kapıldı.

Bunun üzerine Ay-Kağan, Kögüdey-Mergen’den altın kanadı geri götürmesini istedi.

Kara Dağ’daki Ayı

Kögüdey-Mergen, Ay-Kağan’ın isteği üzerine altın kanadı geri götürdü. Ardından Altın-Küskü’yü alıp götürmek için yeniden karşısına çıktı. Fakat Ay-Kağan bu kez ondan bir şey daha istedi.

Kara Dağ’ın yamacında yaşayan iki erkek ayıdan birini yakalayıp getirmesini söyledi. Kögüdey-Mergen görevi kabul etti ve Kara Dağ’a doğru yola çıktı.

Dağın önüne geldiğinde bakır tokmağını eline aldı. Kara Dağ’ı yedi gün boyunca dövdü. Sonunda dağın içinde bir delik açıldı. Kögüdey-Mergen açılan delikten içeri girdi ve iki erkek ayıdan birini yakaladı.

Ayıyı alıp Ay-Kağan’ın huzuruna getirdi. Fakat ayı Ay-Kağan’ın sürüsünü korkuttu, halkın da kaçmasına neden oldu.

Ay-Kağan bu kez Kögüdey-Mergen’e yalvararak ayıyı yeniden Kara Dağ’a götürmesini istedi. Kögüdey-Mergen ayıyı tekrar yerine götürdü. Bunun karşılığında ayı ona iki kaburga kemiği verdi. Kögüdey-Mergen bu kemikleri yedi. Gücüne yeniden güç katıldı.

Altın-Küskü ile Dönüş

Artık Ay-Kağan’ın istediği görevleri tamamlayan Kögüdey-Mergen, Altın-Küskü’yü yanına alarak Altay’a doğru yola çıktı.

Dönüş yolunda Altın-Küskü birden kelebeğe, Kögüdey-Mergen ise mavi bir kuşa dönüştü. Mavi kuş, kelebeğin peşinden uçtu ve onu yakaladı. Bir süre sonra Altın-Küskü bu kez balık, Kögüdey-Mergen ise su samuru biçimine girdi. Su samuru balığı yakaladı.

Sonunda ikisi de yeniden kendi biçimlerine döndüler. Parmaklarıyla kavallarını çalarak kendi yurtlarına doğru ilerlediler. Ve sonunda Altay’a ulaştılar.

Orada büyük bir şölen ve düğün yapıldı. Kögüdey-Mergen ile Altın-Küskü evlendi.

Bay-Terek’in Eğilişi ve Anne Babanın Ölümü

Kögüdey-Mergen ile Altın-Küskü’nün düğününden sonra Altay’da bir süre huzur içinde yaşandı. Fakat bir gün, Altay’ın yaşamını ve refahını simgeleyen sık yapraklı Bay-Terek ağacı batıya doğru eğildi.

Bu, kötü bir işaretti. Kögüdey-Mergen ağacın eğilişini görünce yaklaşan felaketi anladı. Çok geçmeden acı haber geldi: Babası Maaday-Kara ile annesi Altın-Targa ölmüştü.

Kögüdey-Mergen bu ölüm karşısında büyük bir üzüntüye kapıldı. Anne ve babasını yeniden hayata döndürmek için uğraştı. Fakat bütün çabalarına rağmen onları yeniden yaşama döndüremedi.

Kögüdey-Mergen artık yalnızca anne ve babasını kaybetmiş değildi. Onların ölümünden Erlik Bey’i sorumlu tutuyordu.

Bu nedenle kararını verdi: Yeraltı dünyasına inecek ve Erlik Bey’den hesap soracaktı.

Yeraltı Dünyasına Yolculuk ve Erlik Bey’in Sonu

Kögüdey-Mergen, anne ve babasının ölümünden sonra Erlik Bey’in peşine düşmeye karar verdi. Erlik Bey’in bulunduğu yeraltı dünyasına inmek için atını hazırladı. Atını ters eyerledi. Sonra yeryüzünden ayrılarak yeraltına doğru yolculuğa çıktı.

Yeraltına indiğinde karşısına bambaşka bir dünya çıktı. Burada suç işlemiş insanların cezalandırıldığını gördü. Kögüdey-Mergen, yeraltındaki bu korkunç manzaraları gördükçe Erlik Bey’in yaptıklarını daha iyi anlamaya başladı.

Sonunda Erlik Bey’in karşısına çıktı. Kögüdey-Mergen onu yakaladı. Erlik Bey’i kara kömüre çevirerek öldürdü. Ardından Erlik Bey’in adamlarını da öldürdü.

Yeraltından Kurtuluş ve Altay’a Dönüş

Kögüdey-Mergen, Erlik Bey’i ve onun adamlarını ortadan kaldırdıktan sonra yeraltında kalan insanlara baktı. Burada haksız yere işkence gören ve kötülük yapmamış insanlar vardı.

Kögüdey-Mergen onları yeraltında bırakmadı. Onları özgürlüklerine kavuşturdu. Kötülük yapanları yeraltında bıraktı. İyileri ise yanına aldı.

Sonra dokuz katlı yeraltına doğru bir ok attı. Ok, yeraltının üstünde bir delik açtı. Ay’ın ve Güneş’in ışığı, uzun zamandır karanlıkta kalan yeraltına ulaştı.

Kögüdey-Mergen’in öncülüğünde insanlar bu delikten geçerek yeryüzüne, Ay’ın ve Güneş’in aydınlattığı Altay’a çıktılar. Sonra Kögüdey-Mergen de atına binerek yeraltından çıktı ve Altay’a döndü.

Altay’a ulaştığında yurdunun yeniden canlandığını gördü. Sürüler çoğalmış, halk yeniden huzur içinde yaşamaya başlamıştı. Kögüdey-Mergen halkına artık düşmanların yenildiğini ve Altay’da huzur içinde yaşayabileceklerini söyledi.

Gökyüzüne Yükseliş

Kögüdey-Mergen halkına seslendi:

“Aylı güneşli Altay’da huzur ve sükûn içinde yaşayın.”

Artık bütün düşmanların yenildiğini ve Altay’ın yeniden güven içinde olduğunu söyledi.

Sonra son sözlerini söyledi:

“Ben gökyüzüne çıkacağım, halkın yaşamına göz kulak olacağım.”

Böyle konuştuktan sonra Kögüdey-Mergen, eşi Altın-Küskü ile birlikte yıldız olup gökyüzüne yükseldi.

Gökyüzünde artık onu başka bir biçimde görmek mümkündü. Kögüdey-Mergen ve onunla birlikte Ay-Kağan’ın ülkesine giden altı bahadır, gökyüzünde Yedi Kağan adı verilen yıldızları oluşturdu. Altın-Küskü ise Kutup Yıldızı oldu.

Böylece Kögüdey-Mergen, yeryüzünden ayrılmış olsa da Altay halkını gökyüzünden izlemeye devam etti.

Ve destan burada sona erdi: Altay’da barış ve huzur yeniden kurulmuş, Kögüdey-Mergen ise gökyüzünde halkının koruyucusu olmuştu.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Kaynaklar

  • Emine Gürsoy-Naskali, Altay Destanı / Maaday Kara, Yapı Kredi Yayınları, 1999.
  • Salahaddin Bekki, Altay-Türk Destancılık Geleneği ve Maaday-Kara Destanı.
  • Aleksey Grigoryeviç Kalkin, Маадай-Кара: алтайский героический эпос, Sazon Saymoviç Surazakov tarafından derlenip Rusçaya çevrilmiştir, Moskova: Nauka, 1973.

 

Sayfalar:
12
📅 Güncellenme: 15.09.2026 (İlk yayın: 12.09.2026)
Beğendiyseniz Paylaşın
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

📚 Tüm Yazılarını Göster
Sayfalar: 1 2

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.