Yazar: Ergunca

Dünya Senin Değildir,Kendini Ev Sahibi Sanma

Misafir olduğun yere gönül bağlama..!
Kapısına dayanma, çürüktür.
Suretine aldanma..!
Cazibesine kapılma..!
Dünya senin dünyan değildir.
Kendini ev sahibi sanma..!
Sana muhabbet duyan her faniye gönül verme..!
Sürünen yılanlar gibi gövden yerde sinsi sinsi yürüme..!
Dünyanın yılanı olma..!
Ahiretini şu arz uğruna yakma..!
Sana kapı gösteren her kişiye aldanma..!
Hasılı…
Sen şu viranede bir ölümlüsün.
Düzenini bakiye kur.
Nasıl olsa ölüm gelecek dağılacaksın.
Dağıtmadan ölüm seni, kendine gel..!
Haramilere şu canını kaptırma..!
Dünya kabuktur, sen özünü ara..!
Dünya yolculuktur sen yolunu bul..!
Dünya bir kazandır sen onun içinde pişen aş ol..! Daha Fazlasını Oku

Ey Gönlüm Aşk İstiyorum

Ey Gönül Bana Öyle Bir Kelâm Et Yüreğimi Söküp Dağlayayım.
Sen Bilmezsin Belki ;Senin Canın Yanmasın Diye Sol Yanıma Bile Yatmadığımı.
Özlemek Ne Renkti Sen Bilmezsin,
Öyle Bir Yalnızlığa Daldım Ki ;Şiirde ki kelimelerimin Dizi Tutmuyor.
Ne zaman Yağmur Yağsa Bu Şehre, Sen Kokuyorsun Islak Toprakta.
Kim bilir Ne Şanslıdır Yaşadığın Şehir.
Çünkü Sen Varsın.
Ey Gönlüm “Aşk” İstiyorum,
Sadece “Aşk” Altında Islanabileceğim,
Yüreğimde Şimşekler Çakacak,
Ferhat Gibi, Mecnun Gibi, Leyla Gibi Şirin Gibi Yakacak “Aşk” İstiyorum.
Ey Mahşere Kalmış Sevgili ;Sükûtum, Aşka Açılan Pencerem, Matemimde ki Gözyaşım, Suskunluğum da ki Çığlığım,
Yüreğimdeki Feryadım, Sana Hasret Sana Meftun Bu Yüreğim.
Gel Yüreğime, Aşka Rabıtalı Gönlüme Gel.
Hüzün Koktu Yine Her Yer Yine Hazan mı? Var. Daha Fazlasını Oku

Ey Benim Yürek İklimim

Ey Benim Yürek İklimim

Ey Benim Yürek iklimim ,Ben Sana Multeciyim Senin AŞK Dolu Gönül Turabını Gördüğümden Beri.
İşte Bu Yüzdendir Sana Hicretim.
Kimliksizim Seni Bildiğimden Beri ismimde Yok Cismimde.
Ben Sadece Sana Müptela.
Sadece Mücevher Yüreğine ‘ALLAH Diyen Yüreğine Sığındım.
Gökte Parlayan Ay, Kalpte İncinen söz ,Çölde Işıldayan Su, Dilde Yankılanan Dua, Hasretle Gönül Harında Demlenen Çay , Gözlerde Işıldayan Tebessüm SANA BENZER Diye ,Gönül Otağına Çadır Kurdum Eyyy YÂR…. Daha Fazlasını Oku

Kamkat Meyvesi Hakkında Bilgi

Doğu Asya ve Çin’de doğal olarak yayılış gösteren çalı biçimindeki kamkat; portakal, mandalina, bergamot, limon gibi turunçgiller ailesinin bir meyvesidir. Biçimi tıpkı limona, rengiyse tıpkı portakala benzer. Ama limon ve portakalın kabuğunu soyarak yersiniz; kamkatın kabuğunu soymanıza gerek yoktur, meyveyi bütün olarak yemeniz gerekmektedir. Kokusu bergamotu andırır ve elinizde tuttuğunuz kamkatın kokusu uzun süre gitmez. Tadı çok tatlıdır.

Kamkat, çiğ olarak tüketilebilindiği gibi, reçel, marmelat, meyve suyu, şekerleme, kek, pasta yapımında da kullanılır. Çin lokantalarında yemeğin sonunda yenen bir tatlı çeşidi. Kamkat C vitamini yönünden çok zengin bir bitki. 100 gramında 151 miligram C vitamini var. Kas ve doku oluşumu için gerekli olan bu vitamin diğer mineral ve vitaminlerin daha iyi kullanılmasına da yardım ediyor. C vitaminine günlük gereksinimizse 30 miligram. Yani günlük 20 gram kamkat, günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılıyor. Yine 100 gramı yendiğinde 274 kilokalori eneji ve 3,8 gram protein veriyor. Ülkelere, kaynaklarına ve kişisel koşullara göre değişmekle beraber ortalama günlük protein gereksinimi, erişkinler için kilogram başına 0,75 – 1,5 gram arasında değişiyor. Bu miktar protein günlük gereksinim duyduğumuz enerjinin %9 – %18’ini veriyor. Genel olarak günlük toplam enerjinin %10 – %15’nin de proteinden gelmesi öneriliyor. Bu durumda, 50 kilogram gelen bir kişinin günlük protein gereksinimi yaklaşık 50 gram. Kamkatın bileşimindeki protein miktarıysa, günlük protein gereksiniminin karşılanmasında önemli bir yer tutuyor. Daha Fazlasını Oku

Şamanizm’den Kalan Adetler

Şamanizm'den Kalan Adetler

Türkler’in Şamanizm’den İslamiyet’e geçişi yüzyıllar öncesine dayansa da, günümüzde Şamanizm’den kalan birçok adet ve gelenekleri bulunuyor.

İşte onlardan birkaçı:
Ay:Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türklerin eski Gök tanrı inancından kaynaklanmaktadır.
Su dökerek uğurlama:

Gidenin arkasından su dökmek eski Türklerdeki su kültünün doğurduğu bir adettir.
Mum yakma, çaput bağlama:Cami avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir. Daha Fazlasını Oku

Bin Aydan Hayırlı Bir Gün Kadir Gecesi

KADİR SURESİ

Ramazan-ı şerif ayı içinde bulunan en kıymetli gecedir. Bazı âlimlere göre Mevlid gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Kadir Gecesi, Hz. Muhammed Mustafa Aleyhisselamın ümmetine mahsus bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Allahü Teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.” [Deylemi]

Peygamber Efendimiz, daha önceki ümmetlerden bin sene cihad eden insanları düşünüp, benim ümmetimin ömrü kısadır, az ibadet ederler diye üzülünce, Allahü Teâlâ, “Kadir gecesi senin ve ümmetinindir” buyurup Habibinin kalbini ferahlandırdı. Hem de Kadir gecesi, her Ramazan ayında gelir. Daha Fazlasını Oku

Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan

Hoş Geldin Ya Şehri RamazanSahâbe-i kiram Ramazan-ı Şérife Girerken;Helâlleşerek Girerlermiş’ki, Oruçları Kabûl Olsun.Oruçlarımızın Tüm İbadetlerimizin;Kabul Olması Dileği ile.Hakkınızı Helâl Edin
Ramazan ayı, inananlar için evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtuluş ayıdır.
Ramazan, Kur’an ayıdır, Ramazan, içerisinde insanlık için, “bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini” taşıyan bir aydır.
Rabbim bu ay hürmetine günahlarımızı affeylesin, rahmeti bol olan yüce Allah bizleri bağışlasın.
Hoşgeldin 11 ayın Sultanı.
Gel, hayırlarınla gel..
Evimize huzurunla, bereketinle gel.. Daha Fazlasını Oku

Miraç Gecesi Duası

Miraç Gecesi Duası

Euzu Billahi Mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

Allahümme Salli âlâ Seyyidina Muhammedin ve âlâ Âli seyyidina Muhammed (Allahım (peygamberimiz) Hz.Muhammed’e ve aline (evladu iyaline) salatu selam ve esenlikler eyle )
Allah’ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kalbiniz nur dolsun, makamınız firdevs, dualarınız kabul olsun.Allahım! Bizleri Regaib’le sana rağbet eden, Miraç ile yücelen, Berat ile kurtuluşa eren, Kadrini idrak ederek seni hakeden kullarından eyle. Amin! Rabbim Sen affedicisin affetmesini seven ve bilensin. Sen bizleri mübarek Miraç kandili Daha Fazlasını Oku

Türkler’in Tarih Sahnesine Çıkışları

Türkler'in Tarih Sahnesine Çıkışları
Türk Tarihinin Başlangıcı

Türk tarihi, günümüzdeki Türk halklar’ın ve yabancı halkların arasında zamanla erimeden önce Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir. Göktürklerden önce varolmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tabiri yerine Ön Türk tabiri ile anılır.

Türkler’in siyasi bir topluluk olarak ilk tarih sahnesine çıkmalarının Hun (Hiung-nu’lar veya Şiongnu’lar) hükümdarlığı ile olduğuna dair iddialar vardır.. Başlangıcı hususunda tartışmalar olsa da Türklerin tarihi, dünya tarihinin önemli bir parçasıdır. Avrasya ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan her halkın tarihi uzaktan veya yakından Türklerin hareketlerinden etkilenmiştir. Türkler doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır. Kendi dinleri Tengricilik’ten sonra benimsedikleri yabancı dinlerinde çok kez öncüsü ve savunucusu olmuş ve yayılmalarını ve gelişmelerini sağlamışlardır (Mani dini, Musevilik, Budizm, Ortodoks ve Nasturi Hristiyanlığı, İslam).

Dünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıclıktan çiftçi-çobancılığa geçimesi ile başlar.. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının m.ö 6000 lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı Daha Fazlasını Oku

Seni Özledim Ey Yâr

Seni Özledim Ey Yâr
Seni Özledim Ey Yâr…

Seni Özledim Ey Yâr…
Kelimeler Hiç Olmadığı Kadar Yanlız Bugün. Şiirler Bile Suskun Sen Uzaklardasın Diye …!
Özlem Yağıyor Yine Gönlüme, Özlem Kanıyor Yine Yüreğimde, Çünkü Sen Yine Uzaklardasın…
Matem Sardı Yine Ruhumu Nedeni Belki “Aşk” Belki Yalnız Kaldım Bu Karanlık Şehirde. Neredesin Ey Yâr….?
Ayrılık Kavuşmakmıydı..? Ey Gönlüm…

Daha Fazlasını Oku