Yazar: Ergun

Ey Benim Yaralı Yüreğim

Ey Benim Yaralı Yüreğim

Ey Benim Yaralı Yüreğim..!

Gel Bu gece Yanıma Üzerine Bir Şiir Giyde Gel. Şimdi Sen Çok Uzaklardasın Belki, Ama Ben Senin Yüreğini Ezberliyorum Yine Bu Ağustos Sıcağında. Üşüyor Belki Aşktan Buz Tutan Yüreğim, Sıcaklığını Arıyor. Usulca Dokunuyorum Ellerine, Göz Yaşlarım Dinmiyor Yine, Muhabbet Kokan Siyahi Saçlarına Dokunuyorum, Biliyorum Artık Sen Benim Bir Parçamsın. Okumaya Devam Ediniz…

Grönland’da Buz Dağı Tehlikesi

Grönland'da Buz Dağı Tehlikesi

Grönland’da bir köy devasa buzdağının tehdidi altında!

Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde yer alan Görnland adasındaki bir köye devasa bir buzdağının yakınlaşması, endişeye yol açtı. Buzdağının parçalanarak tsunamiye yol açma ihtimali nedeniyle, adanın batısındaki Innaarsuit köyü kısmen tahliye edildi.

Yerel basın, buz dağının dün gece köye daha fazla yakınlaşmadığını duyurdu.
Yerel yöneticiler, daha önce bu kadar büyük bir buzdağı görmediklerini söylüyorlar. Okumaya Devam Ediniz…

Ah Benim Hüznüm

Ah Benim Hüznüm

Oysa hüzünlerine sarılıp,
sevinçlerinin avuç içlerinden öpecektim
Yüreğimdeki ayak izlerini takip edecektim..Ahh adımın başına kazınan Hemze’m..
Ah yüreğime elestte mıhlanan yâr..
Yeryüzünün kirine düşüp,
memleketi gökyüzünü özleyen yağmur gibi,
kekik kokulu Türkülerce,!
bilmem kaç sigara içimi özledim seni..
Okumaya Devam Ediniz…

Yaşlı Bir Baba

Yaşlı Bir Baba

YAŞLI BİR BABA..

Kuzu etinden imal edilmiş yaprak döneri çok severmiş…

Bir gün canı yaprak döneri çok çekmiş. Babasının isteğini fark eden oğlu, almış babasını ve güzel bir lokantaya götürmüş… Baba, yemeği önce kendisi yemek istemiş… Ancak yaşlılığın verdiği zayıflık sonucu elleri titrediği için lokmayı ağzına götürmek istediği her seferinde üzerine dökmüş, yağı sakalına damlamış…

Lokantadaki insanların bakışları da pürdikkat onların üzerindeymiş… Aşağılayıcı bakışlar, alaycı tavırlar, surat ekşitmelerle arada bir yaşlı babaya bakıyorlarmış. Bir süre sonra oğlu sabır ve itina ile lokmaları babasının ağzına koymaya başlamış… Okumaya Devam Ediniz…

Anneme İtafen Yazdım

Anneme İtafen Yazdım

ANNEMMMM
Ayaklarının Altı Cennet Kokan Annem, Bebekken Göz Yaşlarımı Güneşe Sererek Kurutan Annem.
Öpünce Bütün Ağrılarımızı Geçiren, Hasta Olunca Beni Okusana Dediğim Kanatsız Melek.
Herzaman Merak Etmişimdir, Annelerin Kanatları Varmı..?
Dizlerinde Uyuturdun Öfkelerimi, Muhabbetinle Işık Saçardın Annem…!
Gül Kokan Ellerinden Öpüyorum Dualar Ediyorum Annem.
Ben Neden Doğdum Unuttum Annem, Sana Nasıl Sıkıntı Verdim, Benim İçin Kendini Siper Ettin Sen Uyumadın Beni Uyuttun Annem.
Ayaklarına Kar Yağsa O Ayaklarının Altındaki Cennette Üşüsem Annem…!
Sen Ufukta Parlayan Güneşsin,
Sen İlahî Bir Yağmursun, Sen Gözlerin Bebeği, Güzel Kokan Bir Çiçeksin Annem.
Seni Sayfa Sayfa Yazsam, Sana Olan Sevgimi Bitiremem Annem, Seni Yazacak Kadar Şair’de Değilim. Okumaya Devam Ediniz…

Ruhani Nağme

Ruhani Nağme
Musiki , hikmete dair bilimdir,bilene ,bilmeyene aydınlıktır.İdrak edecek nice sırları var.Bu sırlar yürekleri parçalayacak kadar çoktur.
İtibarlar ,fasıllar ve taksimleri, makamların imtiyazları
Ve usul ,perde ve peşrev ,ses ve amel ,iş ve nakş ,
topluluk ,söz ve gazel her biri hikmet ile doludur.
Can bahçesini suvarır bir sudur.; kuru, sıcak ve soğuk
Nağme salt hikmet çeşmesinden söylenendir. Okumaya Devam Ediniz…

Amin Diyelim !

Amin Diyelim !

Bîsmîllahîrrahmanîrrahîmm…

“Rabbena zalemna enfusena. Ve in lem tağfirlena ve terhemna lenekunenne minel hasirin.”

_”Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu)…”_

“Vağfu anna,Vağfirlena,Verhamna, £nte mevlana fensurna alel gavmil kafirin…”

“Allahümme inneke afuvvün kerîmun tuhibbul afve fa’fu annî.”

“Allahümme barik lena fi recebe ve şa’ban ve belliğna ramazan”

Allahu ekber Allahu ekber La ilahe illallah hu Allahu ekber Allahu ekber velillahil…

Okumaya Devam Ediniz…

Yavuz Selimden İbretlik Hikaye

Yavuz Selimden İbretlik Hikaye
Biz Türkler bir defa üzerine oturduğumuz şeyi, sırtımıza almayız.

Vakti zamanında Acem şahı, Osmanlı devletinin büyüklüğünü ve şaşaasını kıskanmaktadır. Ve bunu her davranışıyla ortaya koymaktadır.

Şah Osmanlı”ya bir şey yapamadığından, hıncını oraya tayin edilen elçilerden almaktadır. Oraya tayin edilen elçilere sade kötü muamele yapmakla kalmayıp, işkence dahi etmektedir.
Yavuz Sultan Selim, şaha bir mektup göndermek istemektedir. Amma onu götürecek kimse, hem onun kötü muamelesine dayanacak kadar cesur hem de Osmanlının itibarını koruyacak kadar da vakur olmalıdır. Okumaya Devam Ediniz…

Ey Benim Güneşim

Ey Benim Güneşim

Ey Benim Güneşim
Varlığınla Yokluğun Arasında Kayboluşum, Kördüğüm Olan Sır Dolu Ateşlerde Yanmış Ciğerpareni, Lâl Olan Dilim’De Sessiz Çığlıkları Duymadan Yaşayan Sükûta Bürünmüş, Hüzne Dem Vurmuş, Şu Viran Olmuş Aşkın Semâsına Varmış Dilim Dilim Parçalara Ayrılmış Nâr’a Boyanmış Gönlümü Görmezmisin.
Ahh Yâr…!
Bir Duâm, Eski Seccadem Birde Aşkı Minam Kaldı Kördüğüm Yüreğimde. Sermayemde Bu kadar Ey gönül, Şimdi Kim Çözecek Aşk Kokan, Şiir Kokan Bu Kalbi Hüznümü,,,?
Yürek İklimimde Seni En Derun’i Bir Duygu İle Yüklüyorum Gönül Odama, Ben Zengin Değilim Ki Kokunu Satın Alayım. Sadece Şiirlerim Yarışır Aşk Deryasında, Sen Ancak Dilimde Duâmsın, Ben Vâv Gibi Sen Elif Gibisin. Ne Esren Var Nede Ötren, Sadece Şedden Var İki Kere Okutan İki Kere Yazdıran, Ama Sen Benim Ezberimdesin Galu Beladan.
Ey Aşkı Yüreğime Şifâ, Olanım ; Okumaya Devam Ediniz…

Fatih Sultan Mehmed Han’ı Rahmetle Anıyoruz

Fatih Sultan Mehmed Han'ı Rahmetle Anıyoruz

Bin yıl boyunca Roma ve Bizans’ın elinde olan İstanbul’u fetheden, çağ açıp, çağ kapatan, dünyayı titreten, halkının içinde hasta ve ihtiyaç sahibi kimse olup olmadığını tespit etmesi için özel ekipler kuran, İslam’ın hizmetkarı,peygamber aşığı Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed Han’ı, Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının sene-i devriyesinde rahmet ve Okumaya Devam Ediniz…