
Akdeniz ve Karadeniz İsimlerinin Tarihî Kökeni
Türklerin coğrafyayı anlamlandırırken kullandıkları renkler, bazı yer ve yön isimlerinin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Eski Türk kültüründe renkler yalnızca birer renk olarak görülmemiş, aynı zamanda coğrafi yönleri ifade etmek için de kullanılmıştır.
Bu anlayışta yönler genellikle şu renklerle ilişkilendirilmiştir:
- Doğu: Gök (mavi) ve yeşil
- Batı: Ak (beyaz)
- Kuzey: Kara (siyah)
- Güney: Kızıl (al)
- Merkez: Sarı ve altın
Bu renk-yön ilişkisi, Türklerin tarih boyunca kullandıkları bazı coğrafi ve kültürel adlandırmalarda da karşımıza çıkar.
Karadeniz İsmi Nereden Geliyor?
Karadeniz adındaki kara kelimesi, eski Türklerin yönleri renklerle ifade etme geleneğiyle ilişkilendirilmektedir. Türk kültüründe kara renginin kuzeyi temsil ettiği bilinmektedir.
Karadeniz’in tarihî adlandırmasında bu anlayışın etkili olduğu kabul edilir. Nitekim TDV İslâm Ansiklopedisi’nde de kara kelimesinin kuzey yönünü ifade etmesi üzerinde durulmaktadır.
Deniz, Osmanlı döneminde Bahr-i Siyah adıyla da anılmıştır. Bu ad, kelime anlamı bakımından Siyah Deniz demektir.
Akdeniz İsmi Nereden Geliyor?
Akdeniz adının kökeni de renklerin yönleri ifade etmesi geleneğiyle açıklanmaktadır. Eski Türk kültüründe ak renginin batıyı temsil etmesi, Akdeniz isminin batı yönüyle ilişkilendirilmesine dayanak oluşturur.
Osmanlı döneminde Akdeniz için Bahr-i Sefîd ve Deryâ-yı Sefîd adları kullanılmıştır. Bu isimlerin anlamı Beyaz Deniz’dir. Karadeniz için kullanılan Bahr-i Siyah adıyla birlikte düşünüldüğünde, iki denizin adlandırılmasındaki renk karşıtlığı dikkat çekmektedir.
Bununla birlikte Akdeniz isminin tarihî gelişimini yalnızca renk-yön ilişkisiyle açıklamak doğru olmaz. Farklı dönemlerde ve toplumlarda deniz için çeşitli isimler kullanılmıştır.
Renklerin Coğrafi İsimlerdeki Yeri
Türklerin renkleri yönlerle ilişkilendirme geleneği, yalnızca deniz isimlerinde değil, tarihî ve kültürel adlandırmalarda da kendisini göstermektedir.
Ancak renk taşıyan her coğrafi ismi doğrudan bir yönle açıklamak mümkün değildir. Örneğin Ak Hunlar adı tarihî bir topluluğu ifade eder; bu ismi doğrudan Batı Hunları şeklinde yorumlamak doğru değildir. Yeşilırmak adının da yalnızca doğu yönüyle bağlantılı olduğu kesin olarak söylenemez.
Kızıldeniz’in adı konusunda da farklı açıklamalar bulunmaktadır. Denizin çevresindeki coğrafya, tarihî kullanımlar ve zaman zaman görülen kırmızımsı renk değişimleri bu açıklamalar arasında yer alır. Bu nedenle Kızıldeniz adını yalnızca güney yönüne bağlamak doğru bir yaklaşım değildir.
Denizlerin İsimleri Tarihimizi de Anlatıyor
Akdeniz ve Karadeniz isimleri, coğrafya ile kültür arasındaki ilişkinin güzel örneklerindendir. Türklerin renkleri yönleri ifade etmek için kullanması, yaşadıkları coğrafyayı nasıl anlamlandırdıklarını gösteren önemli bir kültürel özelliktir.
Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Siyah adları da Osmanlıların denizleri nasıl isimlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Coğrafi isimler bazen bir yönü, bazen bir rengi, bazen de geçmişten gelen bir kültürel anlayışı yaşatır. Akdeniz ve Karadeniz adları da tarih boyunca farklı toplumların izlerini taşıyan bu zengin adlandırma geleneğinin bir parçasıdır.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi: Akdeniz
- TDV İslâm Ansiklopedisi: Karadeniz
- Ramazan Özey: Dünya ve Türkiye Ölçeğinde Siyasi Coğrafya, Aktif Yayınevi, 1999.
- Emel Esin: Türk Kozmolojisine Giriş, Kabalcı Yayınları, 2011.


