
Tekirdağ Rüstem Paşa Camii
Tekirdağ Rüstem Paşa Camii, Kanûnî Sultan Süleyman döneminin sadrazamlarından Rüstem Paşa tarafından Tekirdağ’da yaptırılan tarihî bir Osmanlı camisidir. Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer alan yapı, şehrin Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli mimari eserlerinden biridir.
Bugün camiyi tek başına bir yapı olarak görüyoruz. Ancak geçmişine baktığımızda, yapının daha geniş bir vakıf ve külliye düzeninin merkezinde yer aldığı anlaşılır. Rüstem Paşa’nın Tekirdağ’daki vakfında caminin yanında medrese, mektep, kervansaray, çifte hamam, imaret, çeşmeler, dükkânlar, mahzenler ve başka ticari birimler de bulunuyordu.
Bu nedenle camiyi yalnızca mimari özellikleriyle değil, yapıldığı dönemde Tekirdağ’daki şehir hayatının bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.
Yapım Tarihi
Caminin yapım tarihini anlamamız açısından en önemli belgelerden biri, taçkapının üzerindeki inşa kitabesidir.
Kitabe Hicrî 960, yani 1552-1553 tarihini verir. Akademik araştırmada da külliyenin inşa tarihine ilişkin en somut belge olarak bu kitabe gösterilmektedir.
Bunun yanında ahşap giriş kapısının üstündeki levhalardan birinde Hicrî 961 / 1553-1554 tarihi bulunur. Bu tarih de kapının yapılışına ilişkin önemli bir kayıt niteliğindedir.
Bu nedenle yapının tarihini değerlendirirken, 1552-1553 tarihli inşa kitabesi ile 1553-1554 tarihli ahşap kapı kaydını birlikte ele almak daha doğru olur.
Mimar Sinan’ın Eseri
Tekirdağ Rüstem Paşa Camii, Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer almaktadır.
Ancak külliyenin tamamını doğrudan Sinan’ın eseri olarak tanımlamamak gerekir. Mimar Sinan’ın eserlerini kaydeden tezkirelerde caminin yanı sıra medrese, imaret ve kervansarayın da adları geçmektedir. Bu nedenle burada özellikle caminin Mimar Sinan’la olan bağlantısından söz etmek daha doğru olur.
Mimari Özellikleri
Ana ibadet mekânı yaklaşık 17 × 17 metre ölçülerindedir ve üzerini yaklaşık 13,7 metre çapında tek kubbe örter. Caminin önünde beş gözlü bir son cemaat yeri ve bunun önünde ikinci bir son cemaat mahalli bulunur.
Yapı düzgün kesme taştan inşa edilmiştir. Kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minare bulunur. Dışarıdan bakıldığında sade bir mimari düzen hâkimdir; buna karşılık özellikle giriş bölümü, taş işçiliği ve ahşap kapısıyla ayrıntılı bir görünüm sunar.
Tarihî Ahşap Giriş Kapısı
Murat Alkan’ın akademik araştırmasında bu ahşap kapının orijinal olduğu belirtilmektedir. Ceviz ağacından yapılan çift kanatlı kapıda kündekârî tekniği kullanılmıştır. Ana panolarda geometrik kompozisyonlar, yıldız ve çokgenlerden oluşan düzenlemeler, sedef ve fildişi kakmalar bulunur. Bugün gördüğümüz kapının işlemeleri ve ahşap yapısındaki yenilenmiş görünüm ise kapının zaman içerisinde bir restorasyon geçirdiğini düşündürmektedir.
Kapının Sağ ve Sol Üst Levhaları
Ahşap kapının üst bölümünde sağlı sollu iki yazı levhası bulunuyor.
Her iki levhada da Kelime-i Tevhid yer alıyor:
“Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir.”
Bu yazılar, kapının geometrik süslemesi içerisinde ayrı bölümler olarak düzenlenmiş. Böylece ahşap işçiliği, geometrik süsleme ve dinî yazı aynı kompozisyon içinde birleşiyor.
Levhalardan birinde ayrıca kapının yapılış tarihini gösteren Hicrî 961 / 1553-1554 tarihi bulunuyor.
Burada özellikle dikkat çekici olan, kapının kendisinin orijinal olmasıyla birlikte tarihinin de doğrudan kapı üzerindeki bir yazıyla belgelenmesidir.
Kapı Üzerindeki İnşa Kitabesi
Ahşap kapının hemen üzerinde, taçkapının kemeri ile mukarnaslı bölüm arasında büyük bir inşa kitabesi bulunuyor.
Yaklaşık 60 × 180 santimetre ölçülerindeki kitabe, siyah zemin üzerine altın yaldızla yazılmış dört satırdan oluşuyor. Yazı, sülüs adı verilen hat üslubuyla yazılmış; kitabenin metni ise Türkçe.
Kitabede Rüstem Paşa’nın büyük vezir olarak adı geçiyor. Yapının onun tarafından Allah rızası için yaptırıldığı, inşasının tamamlandığı ve bu hayır eserinin karşılığında Rüstem Paşa’ya cennet dileğinde bulunulduğu anlatılıyor.
Kitabenin sonunda, dönemin tarih düşürme geleneğiyle yapım yılını veren bir ifade bulunuyor. Böylece kitabe, caminin yapım tarihini de kayda geçiriyor.
Yan Kitabe Ne Anlatıyor?
Taçkapının yanındaki nişlerden birinin üzerinde ikinci bir kitabe bulunuyor.
Bu kitabe Hicrî 1257 / 1841-1842 tarihlidir ve Sultan Abdülmecid dönemindeki onarımı anlatır. Yaklaşık 50 × 80 santimetre ölçülerindeki kitabe nesih hatla Türkçe olarak yazılmıştır.
Metinde Sultan Abdülmecid’in himayesiyle yapının baştan başa yenilenerek yeniden mamur hâle getirildiği anlatılır. Caminin yüksek kubbesinden söz edilir; burada ezan okunup namaz kılındığı sürece padişaha uzun ömür dileğinde bulunulur.
Kitabenin sonunda şair Talat’ın onarım tarihini ifade eden tarih düşürmesi yer alır. Bu bölümde caminin onarımdan sonra yeniden güzelleştiği vurgulanır.
Böylece giriş bölümünde üç farklı tarihî kayıtla karşılaşıyoruz:
- Kapının üzerindeki büyük kitabe: H. 960 / 1552-1553 — Caminin inşa dönemi.
- Ahşap kapının üst levhasındaki tarih: H. 961 / 1553-1554 — Kapının yapılış tarihi.
- Yan kitabe: H. 1257 / 1841-1842 — Sultan Abdülmecid dönemindeki onarım.
İç Mekân ve Süslemeler
Caminin içine girdiğimizde, kubbenin hâkim olduğu ferah ve dengeli bir iç mekânla karşılaşıyoruz. Kubbe çevresindeki süslemeler, pencerelerden içeri giren ışık ve duvarlardaki bezemeler, yapının iç bölümüne oldukça zarif bir görünüm kazandırıyor.
Özellikle kubbe ve kubbe göbeği çevresindeki bitkisel süslemeler, iç mekânın dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor. Bu süslemelerde barok ve rokoko etkileri görülüyor.
İç mekânda dikkat çeken unsurlardan biri de hutbe için kullanılan mermer minberdir. Minberin yan aynalıkları ve korkuluklarında geometrik süslemeler bulunur.
Cami kapısından girince sağ tarafta bulunan ahşap merdivenler, mahfilin yanından yükselerek kubbe eteğinde bulunan en üst pencerelere kadar çıkmaktadır. Bu merdivenlerin ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgiye ulaşamadım.
Ancak bugün gördüğümüz iç mekânı yalnızca caminin ilk yapıldığı 16. yüzyılla açıklamak doğru olmaz. Cami, zaman içerisinde çeşitli onarımlardan ve yenilemelerden geçmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün restorasyon açıklamasında da yapının taş, ahşap, minare ve tezyinat gibi farklı unsurlarında restorasyon çalışmaları yapıldığı belirtilmektedir. Bu nedenle bugün gördüğümüz iç mekânın, yapının geçirdiği onarımların ve yenilemelerin izlerini de taşıması mümkündür.
Minare
Caminin kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minare bulunur.
Yaklaşık 34 metre yüksekliğindeki minarenin gövdesi çokgen biçimindedir. Şerefe altındaki mukarnaslar ve taş korkuluklardaki geometrik işçilik dikkat çeker. Üst bölümü kurşun kaplı konik bir külahla tamamlanır.
Şadırvan
Avluda bulunan mermer şadırvan da yapının tarihî katmanlarından biridir.
Beş mermer sütun üzerine oturan ve kurşun kaplı bir çatıyla örtülen şadırvan, Sultan Abdülmecid döneminde 1841 yılında yapılan onarım sırasında avluya eklenmiştir.
Külliye
Bu kaynaklarda külliye içinde yer alan diğer yapılarla ilgili ayrıntılı bilgiler de bulunmaktadır. Ancak bu yazıda konumuz, özellikle Tekirdağ Rüstem Paşa Camii olduğu için anlatımı caminin kendisiyle sınırlı tutuyoruz.
Onarımlar ve Restorasyon
Caminin geçirdiği onarımlar arasında belgelenen önemli dönemlerden biri 1841-1842 yıllarıdır. Sultan Abdülmecid dönemindeki bu onarım, taçkapının yanındaki kitabe ile de belgelenmektedir.
Sonraki dönemlerde de camide çeşitli bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 2017 yılında başlayan son kapsamlı restorasyon ise 2019 yılında tamamlanmış ve cami 1 Kasım 2019’da yeniden ibadete açılmıştır. Bu restorasyon sırasında yapının taş ve ahşap unsurları, minaresi ve süsleme elemanları üzerinde çalışmalar yapılmıştır.
Bugün
Cami avlusunun sağ tarafına doğru inen merdivenlerden aşağıya indiğimizde, sol tarafta tuvaletlerin bulunduğu bölümü görüyoruz. Yanı başında ise bir kafe işletiliyor.
Gönül isterdi ki; yüzyıllar önce ibadet ve sosyal hayatın merkezinde yer alan böyle bir yapının hemen yanı başında, kitap ve tarihî süs eşyaları gibi ürünlerin bulunduğu bir sosyal işletme olsun.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynaklar
- Nesrin Çiçek Akçıl, “Rüstem Paşa Külliyesi – Tekirdağ”, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 35, sayfa: 293-294, 2008.
- Murat Alkan, “Tarihî Süreçte Tekirdağ Rüstem Paşa Külliyesi”, Türk Dünyası Araştırmaları, 2020. Dergipark – Makalenin tam metni
- T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü, “Tekirdağ Rüstem Paşa Camii Açılışı”, 2019. Vakıflar Genel Müdürlüğü