40 Meyveli Ağaç

40 Meyveli Ağaç

40 MEYVELİ AĞAÇ
Amerikalı sanatçı Sam Van Aken‘in 40 Meyveli Ağaç adını verdiği sanat projesi görenleri büyülüyor. Van Aken’ın 2008 yılından beri üzerinde çalıştığı ağaç, bir sanat projesi olsa da kanlı canlı bir ağaç.Bu zamana kadar aşılama işlemi ile tek ağaçtan birden fazla meyve elde edildiği birçok kişi tarafından zaten bilinir. Peki, bir ağaçtan 40 farklı meyve alınabilir olduğunu söylesek? Mesleki deneyimde oldukça tecrübeli olan Sam Van Aken adlı kişi, gerçekleştirmiş olduğu melez ağaç ile bu durumu gerçeğe dönüştürdü.Fotoğrafta görmüş olduğunuz ağaç, aşılama işlemi sayesinde 40 farklı meyve verebiliyor. Şeftali, erik, kayısı, nektari, kiraz ve badem gibi mevsimine göre farklı farklı meyveler üreten ağaç, aynı zamanda rengarenk çiçekleri ile de ön plana çıkıyor. New York’ta bulunan bu melez ağaç özellikle yazları pembe, kırmızı ve beyaz gibi etkileyici renkte çiçekler açıyor.

Vincent Van Gogh Kimdir?

Vincent Van Gogh Kimdir?

Vincent Willem Van Gogh, 30 Mart 1853’de Hollanda’da, Brenda’nın güneyindeki Groot-Zundert köyünde doğdu. Babası yoksul bir köy papazı, annesi Cornelia ise bir çiftçi kızıydı.

Vincent’in çocukluğu on iki yaşına kadar köyünde, yalnızlık içinde tabiatla baş başa geçti. 16 yaşında, önce La Hayde sonra Brüksel, üç yıl sonra da Paris’te Goupil Galerilerinin satış memuru olarak çalıştı. 1873 yılında aynı galerinin Londra şubesine geçti fakat buradan da kısa sürede ayrılıp Paris’e taşındı. Burada da galeri yöneticileri ile yaşadığı anlaşmazlıklar sonucu kovularak tekrar 1876’da İngiltere’ye döndü. Burada düşük bir ücretle Ramsgate’te özel bir okulda öğretmenlik yaptı. Noel’de ailesinin yanına döndüğünde babası gibi rahip olma tutkusuna kapıldı ve 1877’de Amsterdam Üniversitesi’nin din adamı yetiştirme seminerine giriş sınavına girdi ama kazanamadı ve baba evine geri döndü.

Ardından 1878’de Belçika’da Borinage madenlerinin olduğu köyde gönüllü papaz oldu. Buradaki hayatı, sefalet ve yoksulluk içinde geçmesine rağmen belki de en mutlu zamanlarıydı. Kendisini madencilerin yoksul hayatlarına adamıştı. Köylüler de ona ”Çağdaş bir İsa” gözüyle bakıyorlardı. Resim yapma tutkusu da, kaderinin dönüm noktası olan bu yerde başladı.