Halepli Bir Kızın Ulemaya Yazdığı Mektup

Halepli Bir Kızın Ulemaya Yazdığı Mektup

HALEPLİ KIZIN   İNTİHAR MEKTUBU
ümmetin ulemasina, Arapların eşraf ve liderlerine Haleb’in iffetli kizlarindan birinin yazdığı bir mektup:

“” Ümmetin hocalarına.. Çeşitli grupların şer’i yetkililerine… Bir zamanlar Ümmetin akidesinin derdini çektiğini iddia edenlere…
Ben biraz sonra tecavüze uğrayacak Halep kizlarından biriyim. Zira Vatan
ordusu denen şu vahşilere karşı bizi koruyacak ne silah kaldı ve ne de
erkek!
Sizden hiçbir şey istemiyorum.. Hatta dua bile istemiyorum.. Henüz
konuşmaya takatim var.. Sanirim benim duam, sizin laflaranizdan daha doğru.
Sizden tek istediğim, kendinizi Allah yerine koymayın, ben öldükten sonra varacağım yer hakkinda fetva vermeye kalkişmayin…
Ben intihar edeceğim! Benim Cehennemlik olup olmayişim hakkanda ne
dediğiniz hiç de önemli değil!

Abdülkadir Geylaninin Ümmete Duası

Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Ümmet-i Muhammed Hakkındaki Duası

Allahım! Ümmet-i Muhammed’i bağışla,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’in kusurlarını ört,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’in eksikliklerini gider,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’e yardım et,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’in işlerini kolaylaştır,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’e kolaylıklar ihsan eyle,

Allahım! Ümmet-i Muhammed için hayır kapılarını aç,

Allahım! Ümmet-i Muhammed’i muhafaza eyle,

Halep Ölüyor Uyan Ümmet

Ey Uyuya kalmış Ümmet;
Uyan Artık!..

Bak Halebin İnleyen Sokaklarına….
Belki Görürsün, Çocuğa Benzeyen Kömürler var…

Halep  sokaklarda ağlatan dram var. Lâkin bu bir film ama fragman değil.

Halep’te sokaklarda hıçkırıkla ağlayan amcalar, dedeler, yaşlı teyzeler var. Tükenmişliğin verdiği ses tonu ile

Efendimiz Hz. Muhammed’in Mucizeleri

Hz. Muhammedin (s.a.v.) Allahın Peygamberi olduğunu açıklayan şâhidler sayılamayacak kadar çoktur. Allahü teâlâ, “Sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım,” buyurdu. Bütün varlıklar, Allahın varlığını, birliğini gösterdikleri gibi, Hz. Muhammedin peygamber olduğunu ve üstünlüğünü de göstermektedirler. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan kerâmetler, hep Onun mu’cizeleridir. Çünkü, kerâmetler, Ona tâbi olanlarda, Onun izinde gidenlerde hâsıl olmaktadır. Hattâ, bütün Peygamberler, Onun ümmetinden olmak istedikleri için, daha doğrusu, hepsi Onun nurundan yaratıldıkları için, Onların mu’cizeleri de Muhammed aleyhisselâmın mu’cizelerinden sayılır. Muhammed aleyhisselâmın mu’cizeleri, zaman bakımından üçe ayrılmıştır: Birincisi mübârek ruhu yaratıldığından başlayarak Peygamberliğinin bildirildiği (bi’set) zamanına kadar olanlardır, ikincisi, bi’setden vefâtına kadar olan zaman içindekilerdir. Üçüncüsü, vefâtından kıyâmete kadar olmuş ve olacak şeylerdir. Bunlardan birincilere, (irhâs) ya’nî, başlangıçlar denir. Her biri de ayrıca, görerek veya görmeyip akıl ile anlaşılan mu’cizeler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bütün mu’cizeler o kadar çokdur ki, sınırlamak, saymak mümkün olmamıştır, ikinci kısımdaki mu’cizelerin üç bin kadar olduğu bildirilmiştir. Bunlardan meşhûr olan kırküç adedi aşağıdadır.

Müslümanız Diyoruz

Müslümanız Diyoruz

Günahlarımız diz boyu.. hatalarımız ve kusurlarımız doğu ile batının genişliği kadar… AKLETMEMEMiZ ise en büyük cürmümüz..

müslümanız diyoruz; imanımız boğazımızdan aşağı inmiyor,

kimimiz taklidi iman etmişiz, kimimiz taklidi bile edememişiz…

müslümanız diyoruz ama ona göre yaşamıyoruz,

müslümanız diyoruz ama RABBimizin emirlerini yerine getirmiyoruz,

müslümanız diyoruz ama haramlardan sakınmıyoruz,

Sen Kimsin?

SEN,

“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışırsınız.. Çünkü Allah’a inanıyorsunuz..” Fermanının sahibisin!..

SEN,

“Alemlere rahmet olarak gönderilen” ve dehşetli mahşer günü herkesin “Nefsi! Nefsi!” diye çırpınacağı bir zamanda, secdelere kapanıp; “Ümmetimi isterim Ya Rab!.. Ümmetimi bağışlamadıkça kalkmam” diye feryada edecek olan Habib-i Kibriya’nın ümmetisin!..

Ahir Zamandan Saadet Asrına

Ahir Zamanla ilgili hadislerin zaman içerisinde aynen gerçekleşiyor olması, kaynağı konusundaki kuşkuları giderir. Peygamberimiz (sav)’in Ahir Zamana dair söylediği hadislere baktığımızda tümünün bugün birebir gerçekleştiğini ve yaşandığını görmek mümkün. O halde Resulullah’ın söz ettiği o “zaman” gelmiştir.

“Bir zaman gelir; insanların dertleri-tasaları mideleri, şerefleri malları-mülkleri, kadınları kıbleleri, paraları dinleri olur. İşte onlar Cenab-ı Allah’ın nezdinde nasibi olmayan en kötü yaratıklardır.” [Sülemi]

Peygamber(sav) buyurur: “Obur kimselerin sofralarına üşüşmelerine benzer bir halde, diğer milletlerin sizin üzerinize üşüşmelerine az kaldı.” Dinleyenlerden biri; “Ey Allah’ın Resulü! Biz o gün az olduğumuzdan mı bu duruma düşeceğiz?” diye sorar. Peygamber efendimiz: “Aksine sizin o zaman sayılarınız çok olacak fakat selin üzerindeki çör-çöp gibi değeriniz olmayacaktır. Allah onların sizden duyduğu korkuyu kalplerinden çekip alacak, sizin kalbinize de “vehen” verecektir ” buyururlar. Dinleyenlerden biri: “Vehen”nedir?” diye sorunca Peygamber efendimiz: “Dünya sevgisi ve ölüm isteksizliğidir” buyururlar. [Buhari, İbni Mace, Ebu Davud]