Sarı Öküz

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış.Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.
Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı. “Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri.
“Nereye gideriz” diye düşünürlerken “Bir dakika” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes dönüp bakmış sesin

Renklerine Göre Faydalı Besinler

YEŞİLLER

Brokoli, ıspanak ve marul gibi yeşil sebzeler, gözler için çok faydalıdır. Ayrıca immun sistemi güçlendirirler. A ve C vitaminleri açısından çok zenginlerdir. Kalorileri düşüktür, yağ oranları çok düşüktür, protein değerleri yüksektir, yüksek derecede demir ve kalsiyum içerirler, lutein ve folik asit gibi bitki kökenli kimyasallar içerir yönünden çok zengindirler.

Brokolide çok miktarda B6, B9 ve C vitamini bulunur.

Ispanakta yüksek miktarda magnezyum bulunur, yiyeceklerimizde çokça bulunan bir madde olmasına rağmen, magnezyum bir DNA ve RNA sentezi olarak ıspanak içinde bulunur.

Marul ise A ve C vitaminlerinin ikisi açısından da zengindir.

Hakem Sarı Kart Gösterirse

Sarı kart yiyen futbolcunun kan beynine sıçramış… :?

Hakem Sarı Kart Gösterirse...

Hacamat Nedir?

Hacamat İki omuz arasından, belden, kalp karşısından, bacaklardan, sırttan, başın arka tarafından veya vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla şişe, bardak, veya boynuzla etle deri arasındaki kirli kanları, iltihapları, sarı suları vb. aldırmaktır.
Peygamberimiz (s.a.s)’in tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.
Hacamatta maksat, derinin altındaki akıcılığı olmayan pıhtılaşmış kirli kanı ve dokular arasındaki sıvıda biriken atıkları dışarı atmak ve kanın rahatça dolaşmasını sağlamaktır.
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz, bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccam’a başından kan aldırmak suretiyle hacamat yaptırmış ve şöyle buyurmuştur: