Bayram Tatili Dayanışma İçin İyi Bir Fırsat

Bayram tatili dayanışma ruhu için iyi bir fırsat … Türkiye’ye karşı yapılan siyasi ve ekonomik saldırılar karşısında toplumun güçlü yapısının korunması gerektiğini belirten Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, “Böylece, olası yeni saldırıları kendi kalkanımız ile püskürtebiliriz” dedi. Bu tür dönemlerde toplum olarak kenetlenmenin önemine vurgu yapan Beyazyürek, kısa süre kalan Kurban Bayramı tatilinin birlik ve beraberlik için güzel bir şans olduğunu ifade etti.

Son yıllarda ciddi bir büyüme içerisinde olan Türkiye’ye karşı, siyasi ve ekonomik açıdan saldırılar gerçekleşiyor. Türk toplumunun, yaşanan zorlu süreci psikolojik olarak en iyi şekilde atlatabilmesi oldukça önemli. Bu tür dönemlerde hem bireysel hem de toplum olarak ruh sağlığımızı korumanın olası yeni saldırılara karşı bir kalkan görevi göreceğini belirten Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, böyle geniş kitleleri ilgilendiren örselenme durumlarıyla doğru bir biçimde başedilmezse panik, sıkıntı bozukluğu, çökkünlük (depresyon) ve öğrenilmiş çaresizlik gibi ruhsal sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Aileyle kenetlenmeli
Beyazyürek, bunların yaşanmaması için süreç içerisinde ve sonrasında yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

Rüyalarınızla Keşif Yapabilirsiniz

Rüyalarınızla Keşif Yapabilirsiniz Çok mu rüya görüyorsunuz, rüyaların etkisini merak mı ediyorsunuz. Rüyalarınızla keşif yapabilirsiniz.
Uyku, ruhun bedenden ayrıldığı an, yarı ölüm. Uykuda yaşadığımız hayata ise rüya deniyor. Psikiyatr Nevzat Tarhan ile rüyaların insan zihnindeki etkilerinden, hayat ile ilişkisinden, rüyanın tedavi gücünden konuştuk.

Hayatımızın üçte birini uykuda geçiriyoruz. Rakamsal olarak ifade edersek bu 60 yıllık ömrümüzün 20 yılı anlamına geliyor. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanı. Ruhbilimci Sigmund Freud rüyayı şöyle tanımlıyor; Bir kişinin bilinç altında düşüncelerinin, özlemlerinin ya da

Yabancı Dil Yetisi Üzerine – Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR

Kimileri için küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak, Dünya’nın artık büyük bir köy haline geldiği söylenebilir. Bu anlayışa göre, öğrenilen her bir ilave dil, sınırlar ötesine ulaşan bir araç olarak algılanmaya başlandı . Dolayısıyla yabancı dil öğrenme konusuna verilen önem giderek daha da artıyor ve bu artışa paralel olan gelişime ayak uyduramayanların bireysel veya kişisel yakınmaları da devam ediyor.

“Çok çalışıyorum ama bir türlü başarılı olamıyorum”

Bu ifade, ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından yapılan yabancı dil sınavlarından istediği sonucu alamayan gençlerin yakınmalarından alınmış bir cümledir. Bu bir anlamda ülkemizin yabancı dil öğretimindeki çaresizliğini de özetlemektedir. Toplumsal olarak gösterilen bütün çabalar, dil öğrenmeye değil; her hangi bir sınavdan yüksek, daha yüksek veya en yüksek skoru alarak (sınıf, sınav) geçmeye yöneliktir. Hâlbukimerkeze alınması gereken, “öğrenme” olmalıdır. Öğrenmenin gerçekleşmesi ile sınav başarısı da gelir; öğrenme olmadan ise istenen skorların elde edilmesi neredeyse olanaksızdır.

Bu yakınmalar ne anlam ifade etmektedir? Bu yakınmalardan, çıkarılması gereken ders ne olmalıdır?

Öğrencinin “öğrenme” sözü ile kastının ne olduğu iyi anlaşılmalıdır. Öğrenme, bireyde görülmesi arzu edilen dilsel

Turizmin Bilim Dalı Olarak Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar

Bilim dünyasında kubaşık bir sistem örgüsü içinde kaleidoscopik bir görüntü yahut uygulama alanı olarak tanımlanan “akademik turizm” çalışmalarının ülkemizde bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmesi yönündeki çalışmaların giderek yoğunlaştığı görülmektedir. Bu çalışmada, ülkemizdeki akademik turizm araştırmalarıyla ilgili tartışmalarına girilmeyecek; aksine, görülen sıkıntıların ortadan kaldırılabilmesi için gayret eden akademisyenlere Almanca alanyazın ve akademik turizm araştırmalarının gelişim sürecinden kısa bir kesit

Deprem Dede-Ahmet Mete Işıkara Vefat Etti

Deprem Dede-Ahmet Mete Işıkara Vefat Etti
Kızılay Başdanışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara bir süredir tedavi gördüğü Kadıköy Göztepe’deki Medical Park Hastanesinde dün akşam saatlerinde vefat etti.71 yaşında vefat eden Işıkara’nın eşi Aysel Işıkara gözyaşlarına boğulurken yakınları tarafından tekerlekli sandelyede bir otomobile bindirildi.  Deprem Dede olarak bilinen Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın ölümüyle ilgili olarak Genel Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlu Hekimi Dr. Uğur Erol, “Yaklaşık 44 gündür yoğun bakımda yatmaktaydı,solunum yetmezliğiyle kabul ettik. Altta yatan diğer hastalıkları nedeniyle de çok organ yetmezliği gelişti ve ne yazık ki tedavimize cevap veremedi. Bugün hayatını kaybetti

Prof.Dr.Nevzat Tarhan Hakkında Bilgi

Eğitimi ve kariyeri
Kuleli Askeri Lisesi’nden 1969 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni 1975 yılında bitirdi. GATA’da staj yaptı. Kıbrıs ve Bursa’da kıt’a hizmetini tamamladı. 1982 yılında GATA’da psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa Hastanesi’nde yardımcı doçent (1988), doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. 1993’te albay, 1996’da profesörlüğe yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumu’nda bilirkişilik görevlerinde bulundu. Kendi isteğiyle emekli oldu. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nde yönetici, İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı (İDER)’nda başkan olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği) başkanı olarak görev almaktadır.