Mekke Fethinde Peygamberimizin Ölüm Fermanı

Mekkenin Fethinde Peygamberimizin Ölümle Cezalandırdıkları

Mekke’nin Fethi sayıca az olan ilk Müslümanların müşriklere karşı imanlarını korumak ve yaymak maksadıyla hicret ettikleri Mekke’yi, on yıl sonra güçlü ve kalabalık bir ordu halinde geri dönüp fethetmeleri. Hicretin altıncı yılında Peygamber efendimizle Hudeybiye Antlaşmasını yapan Mekkeli müşrikler, iki yıl sonra bu antlaşmayı bozdular. Sulhun devamı için Müslümanlara yapılan yeni tekliflere de uymadılar. Peygamber efendimizin hazırladığı İslam ordusu, hicretin onuncu yılında müşriklerden Mekke’yi kan dökülmeden aldı. Mekke   fethi esnasında, Hz. Peygamber (a.s) “Saldırıya uğramadıkça, sakın saldırmayın. Fakat şu on bir erkek ile altı kadını nerede bulursanız öldürün. Başka kimseye dokunmayın.” buyurarak sadece on küsur kişi için ölüm fermanı çıkarmıştı: 

1) Abduluzza b. Hatal: Daha önce Müslüman olup, Abdullah adını almış ve zekât   toplamakla   görevlendirilmişti; önemsiz bir sebepten Müslüman ar­kadaşını öldürdü, kısas edileceğinden korktu, irtidat etti ve topladığı zekât malları ile birlikte kaçıp, Mekke’ye iltica etti. Hem katil hem mürted, hem de hırsız olarak, ölümü hak etmişti. Fetih günü Ka’be örtüsü içine saklanmışken bulunup, öldürüldü. 

Ebedi Hayata Açılan Kapı – Ölüm

Ebedi Hayata Açılan Kapı - Ölüm

Ebedi Hayata Açılan Kapı – Ölüm

KÜLLÜ NEFSİN ZAİGATÜL MEVT Her canlı ölümü tadacaktır. ” (Âl-i İmrân, 185)

Her nefis canlı ölümü tadacaktır. Yani herkes ölecektir. Bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak, bir hayat eseridir. Ve zevk anında tadıcının ebedî olduğunu anlatır, yoksa zevk tasavvur olunamaz. O halde mânâ: “Her nefis bedeninin ölümünü tadacaktır” demek olur. Bu da nefsin, bedenden

Kıyamet Hakkında Bilgiler

Kıyamet Hakkında Bilgi
Kıyamet sözlükte geçen anlamıyla  yalnız kalkmak, dirilmek anlamında değildir. Bu tabir canlı ve cansız bütün yaratıklara şamil umumi bir imha ve yeniden dirilme gibi iki safhalı bir olay bildirmektedir. Yani bütün canlıların helak oldukları güne Kıyamet dendiği gibi, bütün ölülerin tekrar dirildikleri güne de Kıyamet denir.

Kıyamet, Allah inancından sonra İslâm’ın ikinci temel inancı olan Ahiret hayatının ilk aşamasını oluşturur. Genel bir yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyamet gününün gündem içindedir. Bu nedenle Ahiret inancı, Kıyamet ve onunla birlikte gelecek olaylara inançtan başka bir şey değildir.

Çobanın Duasındaki Sır

Çobanın Duasındaki Sır

Çobanın Duasındaki Sır

Günahkar bir adamdı. Ayık gezmezdi. Bütün bir köy halkı yaka silkiyordu adamdan. Ölse de bir kurtulsak, diyorlardı. Bir karısı vardı adamın, bir de kendisi. Hiç çocukları olmamıştı. Köy halkı böyle bir adamın zürriyetinin olmadığına memnundu. Kadın ise adamın haline üzülse de ses çıkarmazdı. Otuz yıldır evliydiler, döverdi, kızardı, her gün biriyle kavga ederdi. Ama kocasıydı işte, evinin erkeği idi. Adam iyice yaşlanmıştı artık. Öksürük nöbetleri

Kısıklı Bu Dünya Sırlı Bir Sandık

Aparer Şiiri - Kısıklı

Bu Dünya Sırlı Bir Sandık

O zalim felek ki kimi istese
Bu gözel dünyadan gelif aparer
Yerde göyde bir bahane elliyer
Bir gün tabutuna salıf aparer

Odu bu dünyada eliyle sönör
Yaradıf gurduğu bir anda dönör
Canlara gasdeden bozgurda dönör
Ömürünü bir anda çalıf aparer

Gülüm Şiiri – Mestan Karabacak

Gülüm Şiiri - Mestan Karabacak
Gidenler geri gelmiyor
Yaşlı, genç demiyor ölüm
Sıra bize de gelecek
Er geç gelecektir gülüm.

Geldi ömrün hazan çağı
Bülbül terk eyledi bağı
Hâlâ şendir gönül dağı
Hazzın alacaktır gülüm.

Ne Söylerler Ne Bir Haber Verirler-Yunus Emre

Ne Söylerler Ne Bir Haber Verirler-Yunus Emre
Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Siyah ile Kara Kelimeleri Kullanımı ve Örnekleri

Siyah ile Kara Kelimeleri Kullanımı ve Örnekleri

Siyah ile kara kelimeleri sanırım halk arasında kabul edilmiş gizli kurallarla uygulanılıyor. Bu konu da tam bir akademik açıklamaya rastlayamadım. Mesela kara renk gibi gözükse de kötü veya korkunç anlamalarında kullanılıyor. Hatta siyah renkli bazı hayvanların kindar ve uğursuz oldukları düşünülür. Aynı zamanda birçokları için matem rengi olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında kara toprak diyecek kadar da ölümü çağrıştırmaktadır. Bir çok kelimelerde kullanılırken cehaleti temsil ettiği açkça görülüyor. Konuyu sizlere aşağıda ki örneklerle göstermeye çalışacağım. Kelimelerde kara önde gözüküyor gibi algılamayınız. Sıfat olarak kullanılan siyah azımsanmayacak kadar çokça kullanılmaktadır. Konu araştırmalara göre güncelleme yapılacaktır. Sizin de bu konularda katkılarınız olursa sevinirim.

Şimdi ilk önce kara ile ilgili kelimelerin kullanımına bakacağız. Tarihi olarak eskilere dayanan kara kelimesi yerine

Ölüm Hakkında Deyim ve Atasözleri

Ölüm Hakkında Deyim ve Atasözleri

  • Atın ölümü arpadan olsun(Atasözü) Çok sevilen bir şey yapılırken veya sevilen bir yiyecek yenilirken sonuç kötü de olsa zor veya kötü şeylere katlanılır.
  • Dünya ölümlü, gün akşamlı(Atasözü) Hiçbir durum sürekli değildir, her iyi durumun bir sonu vardır.
  • Eşeğin ölümü köpeğe ziyafettir (düğündür)(Atasözü) Bir kişinin uğradığı zarar kimi zaman bir başkası için çıkar kaynağı olur.
  • Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz(Atasözü) Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.
  • Gem almayan atın ölümü yakındır(Atasözü) Söz dinlemeyen hırçın kişi, davranışının büyük zararını görür.

Yalnız Kalan Suskunluğum – Ergün Küçüktopçu

Yalnız Kalan Suskunluğum - Ergün Küçüktopçu

Bir Sükût Etsem…!
Sükûtum İçime Aksa Durmadan Bir Şelale Gibi.
Günlerce İçime Aksa Sükûtumun Göz Yaşları, Tıpkı Bilalin Göz Yaşlarının Toprağa Akması Gibi.
Sensizliğim Bir Çığlık Olsa İçimden Bağıra Bağıra Suskunluğum Yansa Bir Saman Alevi Gibi.
Sönse Artık Güneşim Yıldızlar Dökülse Tek Tek Yüreğime, Ve Her Yer Karanlık Olsa, Sessizliğim Karanlıkta Kalsa.
Suskunluğumu Elime Alsam Avuçlarımla