Ruhani Nağme- Musuki Nedir?

Ruhani Nağme
Musiki , hikmete dair bilimdir, bilene ,
Bilmeyene aydınlıktır.
İdrak edecek nice sırları var.
Bu sırlar yürekleri parçalayacak kadar çoktur.
İtibarlar ,fasıllar ve taksimleri, makamların imtiyazları
Ve usul ,perde ve peşrev ,ses ve amel ,iş ve nakş ,
topluluk ,söz ve gazel her biri hikmet ile doludur.
Can bahçesini suvarır bir sudur, kuru, sıcak ve soğuk
Nağme salt hikmet çeşmesinden söylenendir.

Türk Musikisinde Makamlar

Müzikte Makamlar

Türk musikisinde, kullanılan ses dizilerinin (gam) belli kurallar çerçevesinde kullanılmasıdır. Makamların dizileri, aralıkları eşit ve toplamı 53 koma olan sekiz sesten oluşur. Dizileri aynı olan makamlar birbirlerinden seyirlerine göre ayrılır. Bu yüzden makamda seyir çok önemlidir. Makamların karar sesleri, güçlüsü, yedeni ve asma kararları olur.

Bölümleri

  • Durak, ilk dörtlü veya beşlinin ilk perdesidir.
  • Güçlü, genellikle ikinci dörtlü veya beşlinin ilk perdesidir ve parçanın ortalarında geçici karar perdesi olarak

Rebap Nedir?Rebap Hakkında Bilgi

Rebap Nedir?Rebap Hakkında Bilgi

Rebap Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Cava gibi ülkelerde çeşitli benzer biçimleri olan mızraplı ya da yaylı çalgıların ortak adıdır. Bunların bazıları hem yayla hem de mızrapla çalınabilme özelliğine sahiptir. Tam olarak ortaya çıkış tarihi bilinmemekle beraber Evliya çelebi ünlü seyahatnamesinde rebabın Süleyman Peygamber huzurunda çalındığını yazmıştır. Bu inanç; rebabın eskiliğini İ.Ö 3800 lerin Sümer topluluğuna kadar götürür. Yine Evliya Çelebi Hz.Muhammed’in ilk eşi Hz.Hatice ile evlenmesinden bahsederken

Alaaddin Yavaşça Kimdir?

ALAADDİN YAVAŞÇA.

Alâeddin Yavaşça (d. 1 Mart 1926; Kilis), Klasik Türk Müziği sanatçısı.

1951 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp fakültesini bitirdi ve Haseki Hastanesi 1. Kadın Doğum Mütehassısı olarak mesleki görevine başladı. 1985 yılından hekimlik görevini bıraktığı 1990 yılına kadar Haseki Hastanesi başhekimliğini yaptı.

Prof. Dr. Alâediin Yavaşça’nın musiki hayatı, daha 8 yaşındayken Batı musikisi keman dersleri ile başlamıştır. İstanbul’a gittikten sonra,Sadettin Kaynak, Münir Nurettin Selçuk, Dr.Suphi Ezgi, Hüseyin Sadeddin Arel, Zeki Arif Ataergin, Nuri Halil Poyraz, Refik Fersan, Mes’ud Cemil, Ekrem Karadeniz, Süleyman Ergüner, Dr. Selahaddin Tanur gibi üstadlardan istifadeler sağlamış, İstanbul Belediye Konservatuvarı İleri Türk Müziği Konservatuvarı,İstanbul Üniversitesi Korosu gibi kuruluşlarda icra kabiliyetini ve musiki bilgisini geliştirdikten sonra 1950 yılında açılan imtihanı kazanarak İstanbul Radyosunda solist icracı olmuş, zamanla Türkiye Radyolarında ve TRT bünyesinde Danışma, Denetleme ve Repertuar kurullarında önemli görevler almış, 1967’den bu yana solistliği yanında koro yöneticiliği de yapmıştır.