Hazreti Ömer Hakkında Bilgi

Hazreti Ömer Hakkında Bilgi

Ebû Abdirrahmân Abdullāh b. Ömer b. el-Hattâb el-Kureşî el-Adevî (ö. 73/693) Hz. Ebubekir’den sonraki ikinci halifedir.

İbn Ömer diye de anılan Abdullah, nübüvvetin üçüncü yılında Mekke’de doğdu. Hz. Peygamber’in zevcesi Hafsa ile ana baba bir kardeştir. Babasıyla birlikte müslüman oldu, yine onunla birlikte Medine’ye hicret etti. Babasından önce hicret ettiği de rivayet edilmektedir. On üç yaşında iken Uhud Savaşı’na katılmak istedi; fakat Hz. Peygamber henüz çok genç olduğunu söyleyerek izin vermedi. Bedir Savaşı’na da aynı sebeple kabul edilmediği rivayet edilir. On beş yaşına girince Peygamber’in izniyle Hendek Savaşı’na katıldı. Bey‘atürrıdvân’da, Hayber ve Mekke fethi ile Huneyn Gazvesi’nde bulundu. Ayrıca Suriye ve Irak fetihlerine, Yermük ve Nihâvend savaşlarına, Mısır’ın fethine katıldı.

Hz. Peygamber’in kayınbiraderi olması, ona Resûl-i Ekrem’in yakın çevresinde bulunma imtiyazını sağlamıştır. Bu sebeple Resûlullah’ın, birçok sahâbînin görüp duyma imkânını bulamadığı

Mekke Yollarında Biri Koşuyor

Mekke Yollarında Biri Koşuyor

En güzel günlerden bir gün arife.
Hacı olmak için Arafat’tayım.
Başlamak üzere birinci vakfe.
Veysel Karani’yi aramaktayım.

Haçta giydiğim kefenim ihramdır
Helallerin çoğu bugün haramdır.
Bulabilirsem yarınım bayramdır
Veysel Karani’yi aramaktayım.

Bestami Hazretlerinin İblisle İmtihanı

Bestami Hazretlerinin İblisle İmtihanı

Hazret yola revân olmuş. Yıldızları rehber tutmuş, çölleri aşmış, varmış Mekke’ye. Kabe-i Muazzama’da tavafını etmiş. Hac farizesini bitirmiş, Kabe’nin avlusundan çıkarmış ki bir de baksın Kabe’nin kapısında iblis ! Kapıya yaslanmış, kolunda bileğinden dirseğine kadar at yularları. Hazret hemen tanımış tabi. Ehlullâh şeytanı gördü mü, bilir. Bestami Hazretleri de tanıyıvermiş tabi hemen ve şaşırmış ! Bu iblisin Kabe’nin kapısında ne işi var diye düşünmüş. Demiş ki sen ne ararsın burada. Şeytanda dirseğine kadar sıra sıra yularları göstermiş . Benimkiler içeride tavaf ederler, bitirmelerini beklerim. Sonra vurup yularları binip sırtlarına gideceğim demiş. Bunun üzerine Bestami Hazretleri şöyle bakmış iblise.. Ben de var mıyım o beklediklerinin arasında demiş. İbliste ona bakmış, şöyle bi alaya alır gibi gülüvermiş derken eğilivermiş kulağına sana yularsız da binerim demiş.

Çağır Kabe Bir Daha Çağır – Orhan Afacan

Çağır Kabe Bir Daha Çağır - Orhan Afacan

Gözümde hayâlın bilsen ne ağır
Çağır Kâbe Çağır birdaha çağır.
Hasretinle yandı, kül oldu bağır
Çağır Kâbe çağır bir daha çağır.

Her nefes, her adım sana yürürüm.
Her nereye baksam seni görürüm..-
Hasretle, özlemle kesilir önüm
Çağır Kâbe Çağır Bir daha çağır

Safa ve Merve Hakkında Bilgiler

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz

Safa ve Merve

Safa, Mekke’nin doğusundaki Ebu kubeys dağının eteğinde Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusunda, Merve’den biraz daha daha yüksek ve Kabe’ye daha yakın bir tepedir. Safa’nın tam karşısındaki Merve ise Mekke’nin batısındaki Kuaykıan dağının eteğinde, Harem-i Şerif’in kuzeybatısında ve Kabe’nin Rüknü ırak) köşesinin karşısında yer alır.

Mekkenin Fethi Mübarek Ola

Mekkenin Fethi Mübarek Ola

İslam peygamberi Hz.Muhammed(sav), Hicret’in 8. yılı, ramazanın 10. pazartesi günü 10 bin kişilik bir ordu ile Medine’den çıktı (1 Ocak 630). 20 Ramazan’da (11 Ocak 630) Muhammed ordusunu 4 kola ayırdı ve ordusuna şu emri verdi:

Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.

Hz.Muhammed(sav) hareket emri verdi ve Fetih Suresi’ni okuyarak Mekke’ye girdi. 3 kol herhangi bir direnişle karşılaşmazken Halid bin Velid’in komutasındaki 4. kol, İkrime bin Ebu Cehil önderliğindeki küçük bir saldırıyıgeri püskürttü.

İslamın Merkezi Kabe ve Ölçüleri

İslamın Merkezi Kabe ve Ölçüleri

Kâbe, (Arapça الكعبة المشرفة‎, hürmetli mescit) Mekke’de bulunan yaklaşık olarak küp şeklinde bir ibadethanedir. İslâm dininin ilk ve en kutsal mekânı kabul edilir. Bu yapının etrafında Mescid-i Harâm bulunur. Kuran’da Kâbe’nin Hazreti İbrahim ve oğlu Hazreti İsmail tarafından inşa edilmiş olduğu belirtilir.

Tarihte Mekkenin Fethi

Mekkenin Fethi

Hudeybiye antlaşmasına göre Huzaa kabilesi, Resulullaha, Bekiroğulları kabileside Küreyş kabilesi himayesine girmişti. Fakat Bekiroğluları kabilesi ansızın Küreyşlilerden Şaffan bin Umeyye, İkrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Hüveytib bin Abdulüzza, Mükrez oğlu Hafz ve bir kısım küreyşli müşriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldırmışlar ve onlardan 23 kişiyi öldürmüşlerdi. Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 41 kişilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayı Resulullaha anlattılar. Resulullah Küreyşlilere, ya bu saldırıda öldürülen 23 kişinin diyetinin ödenmesini yada Küreyşlilerin Bekiroğlularının himayesini bırakmasını istedi. Kureyşli Müşrikler bunları da kabul etmediler. Fakat yine de anlaşmayı bozdukları için içlerini korku bürüdü. Ve

Fatih Sultan’ın Mekke Şerifine Yazdığı Fetihname

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Mekke Şerifine Yazdığı Fetihname

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah’a hamdolsun, seçtiği kullarına selâm olsun. el-Seyyidi,el-Senedi, el-Şerifi, el-ekremi,el A’lemi, el-Evrai, el-Nizami, el-İmami, el-Hümami, el-Evhadi, el-Emcedi,el-Alimi, el-Amili, el-A’zami, el-Evlevi, el-A’levi, el-Alevi, el-Müşeyyidi, el-Meyyidi, elel-Nasıyri, el-Zahiri, el-Tahiri, Hac ve Harameyn’in kaidelerini yücelten, Allah’ın ayetlerinin görüldüğü yüce yerlerin ve Safa ile Merve’nin koruyucusu,Azamet ve Celal merasiminin kurucusu, kararlaştırılan yüce maksat ve emellerin destekçisi, izzet ve kuvvet ışıklarının kaynağı, din ve devletin ortaya çıktığı, Peygamber ciğerinin parçası, İffetli kızı (Fatıma)nın torunlarının kaymağı, Müslümanların emiri, Mü’minlerin dostu, günahkarların şefaatçisinin çocuklarının özü, Seyyid, Şerif, Yüce, soylu, Beytullah’ın-Allah, onun ve çevresinin şerefini artırsın-sultanı, Alaüd-devleti ve l- milleti ve d-din, Seyyid, Ahseni, Aclani, el- Haseni, Allah, onun mutluluğunu artırsın, yönetimini devam ettirsin. Devletin yönetim yeri yıkılmadan devam etsin, nimetinin izleri yok olmasın, sevgi ve muhabbetinin sebepleri güçlenerek devam etsin, dostluk bağları ve yüce duyguları düzenli olarak, evvelkilerin ve sonrakilerin Seyidi-en üstün salât ve selâm onun üzerine olsun- tertemiz âl-i ve ashabı hurmetine seneler ve çağlar boyu devam etsin.