Hun İmparatorluğu Hakkında Bilgiler

Hun İmparatorluğu

Hun İmparatorluğu, Hunlar’ın Avrupa’da kurduğu bir imparatorluktur, Türk tarih literatüründe Avrupa Hun İmparatorluğu ya da Batı Hun İmparatorluğu olarak da adlandırılır. Hunlar, Avrasya kökenli bir boylar konfederasyonudur.350 yılında Asya bozkırlarından batı yönünde harekete geçmişler; dönemlerine göre çok gelişmiş silah ve donanımları, yüksek hızları ve üstün savaş taktikleriyle önlerine çıkan kavimleri sürerek ya da egemenlik altına alarak Avrupa’nın neredeyse tamamını işgal etmişlerdir. Hunların baskısıyla oluşan bu büyük hareketlilik Avrupa’nın sosyal, kültürel, demografik yapısını alt üst eden ve bugünkü yapının temellerini oluşturan Kavimler Göçü’nü başlatmıştır.

Avrupa Hun İmparatorluğu’nun kökeni olan Büyük Hun İmparatorluğu’nu Türk boyları kurmuş, yönetmiş; Türk kültürü devlete şeklini vermiştir.

Yıldırım Beyazıt’ın Macar Elçisine Cevabı

Yıldırım Beyazıt'ın Macar Elçisine Cevabı

Yıldırım Beyazit, serkeşlik eden Bulgaristan’ı fethetmişti. Buna içerleyen Macar Kralı Sigismund, başkent Bursa’ya özel elçisini fethi proteto etmek ister. Elçiler Bursa’ya girerler. Geliş çoktan tüm şehirde duyulmuş, gavur görmemiş meraklı halk sokaklara dökülmüştü..

Halk süslü koşumlu atlara binmiş elçiyi ve korumalarını izlemekte, bir yandanda gülümseyerek dalga geçiyorlardı: ” Vay canına Durak Çavuşum! Görmekte misin ki; koşumlar atlardan, atlar binicilerinden daha değerli… Şu gavurcuklar çok alem vesselam!” “Bunlar niye kadın gibi süslenmişler böyle?” Elçi söylenelerin birkısmını anlar ama bozulduğunu göstememeye çalışır..

Sekeller Hakkında Bilgiler

800px-Flag_of_Szekely_Land.svg

Sekelistan; Karpat Dağları’nın doğusunda, yüzölçümü yaklaşık 13 bin 500 kilometrekare, nüfusu ise 700 bin civarında. Sekeller, Macar lehçelerinden birinin farklı ağızlarını konuşuyor; fakat Macarlardan farklı bir topluluk. Sekellerin inanışlarına göre; Atilla’nın 453’te ölümü ve devamında gelen Hun İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında Karpat Havzası’nda muhkem bir yere çekilen 3 bin Hun savaşçısının torunlarıdırlar. 895’te Macarlar gelene dek burada varlıklarını devam ettirdiler. Ortaçağ’ın Macar vakayinameleri de Sekeller’in Atilla’nın torunları olduklarını ve Macarlar geldiklerinde orada bulunduklarını kaydediyor. Sahip oldukları kültürün eski unsurları ile eski sosyal ve siyasi teşkilatlanmaları göstermektedir ki; Sekeller’in kesinlikle Türkler ile bağları var. Eski Göktürk Alfabesi’ne çok benzerliği olan kendi alfabelerine sahipler. Milli renkleri mavi ve üzerinde altın şansı bir güneşle gümüş rengi bir hilal olan bayrakları da gök mavisi. Sekellerin 6 boyu ve her boyun 4 kolu var. Bir çoğunun adı da, Türkçe. Ayrıca, Sekeller Macar ağzıyla konuşmalarına rağmen, dillerinde Macarca’dakinden daha katı bir ünlü uyumu söz konusu. Yine bu özellik de dillerinin Türkçe ile olan ilgisini gösteriyor. 11. yüzyılın başından itibaren Sekeller önce güney sonra da batı sınırlarını korumak amacıyla çoğunlukla Transilvanya’da toplandılar. Burada teşkilatlanarak Latince olarak (zamanın resmi dili) Regnum Siculorum (Sekel Krallığı) dedikleri ülkelerini oluşturdular. Kayıtlara göre 1526’da Macar Devleti’nin çökmesinden sonra Osmanlı sultanları da Sekel Muhtariyeti’ni tanımış.

Nazi Altınları-Hitler’in Altınları

Nazi Altınları-Hitler’in Altınları
NAZİ ALTINLARI

HİTLER’İN ALTINLARI
Müttefik orduları 1945 baharında Almanya içlerine doğru ilerlerken günün en popüler efsanesi, Nazilerin Bavyera ve Avusturya Alpleri’nde hazırladıkları büyük ulusal sığınak hikayesiydi. Aslı olmamakla birlikte, bu sığınak öyküsü birçok kişiyi endişelendiriyordu. Esasen Nazilerin Alpler’deki mağaralarda malzeme stokları yaptıkları ve buraya çekilecekleri yolundaki haberleri tahkik etmenin tek emin yolu da buraya girip görmekti.
Hızla ilerleyen Müttefiklerin bu süreçte ele geçirdikleri bazı hazineler, büyük sığınak efsanesinin “Nazi altınları” öyküleriyle süslenmesine neden oldu ki, bunlar pekala gerçekti.