İstanbul’un Fethinin 562.yılı Kutlu Olsun

İstanbul'un Fethinin 562.yılı Kutlu Olsun
“Letüftehanne’l Kostantıniyyete, ve le ni’mel emrü zâlike’l emr, ve le ni’mel ceyşü zâlike’l ceyş” Yani: “Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

HZ. MUHAMMED S.A.V.

İstanbul’un Fethi Mübarek Olsun

İstanbul'un Fethi Mübarek Olsun

Bir gece ansızın gelir krallığınızı imparatorluğuma katarım. Biz toprakları değil gönülleri feth etmeye gidiyoruz. İstanbul’u niçin fethettiklerini sorduklarında; önce o benim gönlümü fethettiği için.. Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir. Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım! diyerek Tarihin akışını değiştirerek insanlığa yeni hedefler göstermiş, Türk Milletinin genlerindeki adalet ve insan sevgisinin ve İslam İnancının ürünü olarak İstanbul’u yeniden bir kültür, inanç ve medeniyet merkezi haline getirmiştir. Büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet’in genç yaşına rağmen…İstanbul Muhakkak Fetholunacaktır.

Akşemseddin’in Fatihe Mektubu

Akşemseddin'in Fatihe Mektubu

Bu hadise, gemi ehlinden oldu. Kalbime büyük bir kırıklık ve üzüntü getirdi. Bir fırsat görünüyordu. Fakat bu hadise o fırsatı ortadan kaldırdı. Yeni gelişmeler oldu.

Birincisi, kafirler rahatladı, sevince boğuldu, moral buldu.

İkincisi, sizin görüşünüzün eksik, hükmünüzün ve kararlarınızın isabetsiz, sözünüzün tesirsiz olduğu görüşü kuvvet kazandı.

Üçüncüsü, dualarımızın kabul olmadığı, müjdemizin geçersiz olduğu ifade edilir oldu. Bu bakımdan bu hadise, bunun gibi pek çok mahzurlar doğurdu.

Şimdi yumuşaklık ve merhamet gerekmez. Bu hususta kusuru görülenler, fethe muhalif olanlar tespit edilip, bunlar görevden azil dahil gereken en şiddetli ceza ile cezalandırılmalıdır. Eğer bunlar yapılmazsa, kaleye yeni bir hucuma kalkışıldığında, hendeklerin doldurulmasına karar verildiğinde gevşeklik gösterilecektir. Bilirsiniz, bunlar yasaktan (zordan) anlayan Müslümandır. Allah için canını, başını ortaya koyan azdır. Meğer bir ganimet göreler, canlarını dünya için ateşe atarlar.

Fatih Sultan Mehmed Kimdir ?

Fatih Sultan Mehmed Kimdir ?

Fatih Sultan Mehmed (1432 – 1481) 29 Mart

1432’de Edirne’de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun’dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemalarından birisiydi ve yedi yabancı dil bilirdi. Alim, şair ve sanatkarları sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok değer verdiği alimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir komutan ve idareciydi. Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadaki adları Arap harfleriyle yazdırdı. Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul’a getirtirdi. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kuşçukendi döneminde İstanbul’a geldi. Ünlü Ressam Bellini’yi de İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptırdı. Şair ve açık görüşlüydü.

Bu Şehri İstanbul

kerimusta

Bu şehri Stanbûl ki bî-misl ü bahâdır
Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır.

Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezadır.

Altında mı üstünde midir cennet-i âlâ
Elhâk bu ne halet bu ne höş ab u hevâdır.

Her bağçesi bir çemenistan-ı letafet
Her gûşesi bir meclis-i pür-feyz ü âlâdır.

İnsaf değildir anı dünyaya değişmek
Gülzarların cennete teşbih hatâdır.

Dünyanın İlk Kristal İstanbul Müzesi

Dünyanın İlk Kristal İstanbul Müzesi

Kristal cam, ışık ve yüksek lazer teknolojisini tarihle buluşturan 3 boyutlu eserlerin yer aldığı, ‘Kristal İstanbul’ müzesi ziyaretçi bekliyor. Geçen yıl Miniatürk’te yerini alan müzede, kristal cam, ışık ve yüksek lazer teknolojisiyle hazırlanan İstanbul’un birbirinden değerli 16 tarihi eseri yer alıyor.
Işıklandırmada yüksek değerli değişken RCB sistem LED teknolojisinin kullanıldığı ‘Kristal İstanbul’da, Galata Kulesi, Ayasofya Müzesi, Sultanahmet Camisi, Çırağan Sarayı, Fatih Camisi, Haydarpaşa Garı, İstanbul Büyükşehir Belediye Binası, İstanbul Üniversitesi, Kız Kulesi, St. Antuan Kilisesi, Topkapı Sarayı, Eyüp Sultan

Roma Bizans Savaşı ve İstanbul Yangınları

Bizans İmparatorluğu döneminde (330-1453), İstanbul pek çok yangın felaketi yaşamış ve alevler içinde kalan şehir, sadece sıradan ahşap evlerini değil, mermerden inşa edilmiş anıtsal binalarını da kaybetmiştir.

Bu yangınlardan ikisi, Dördüncü Haçlı Seferi sırasında İstanbul’u zapt etmek için kuşatan Haçlılar tarafından, 1203 yılında çıkarılmış olanlardır.

Bu olayların tanığı olan Bizanslı tarihçi Niketas Khoniates, İstanbul’u mahveden 1203 yılındaki bu iki yangını eserinde çok açık ve duygusal bir şekilde dile getirmiştir. İlk yangın, Dördüncü Haçlı Seferi ordularının gemilerle İstanbul önüne gelmelerinden (5 Temmuz) iki hafta sonra, 17 Temmuz 1203 günü, Haliç’in ağzını kapatan zinciri

Kız Kulesi ve Efsanesi

Kız Kulesi

Kız Kulesinin tarihi
Kurulduğu yıllarda yani M.Ö. 341 yılında anıt mezar olarak kullanılan Kız Kulesi M.Ö. 410 yılında boğazın girişini kontrol etmek amacıyla kullanılmaya başlandı, Sarayburnu’ndan getirilen zincirler kuleye ve boğazın girişine bağlanarak gerdirildi böylece boğazdaki giriş ve çıkışlar kontrol altında tutulmaya başlandı. M.S. 1100 yıllarında inşa edilen kule kısmı İstanbul’un fethine kadar boğazı savunacak bir kule olarak kullanıldı adı o zamanlar Arcla idi.

İstanbul’un fethinin ardından gösteriş amaçlı kullanılan kuleye deniz feneri ilave edildi gemilere yol gösterme amaçlı kullanılmaya başlandı, ancak 1719 yılında deniz feneri kısmında çıkan yangın Kız Kulesi’ne zarar verdi. Zamanının Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından onarılan kuleye camdan bir köşk ve kurşundan bir kubbe ilave edildi.Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde yeniden kale olarak kullanmasından önce hastane olarak kullanılan Kız Kulesi savaştan sonra 1959 yılına kadar radyo istasyonu olarak kullanıldı, 1982 yılında Türkiye Denizcilik İşletmesi tarafından devir alınan Kız Kulesi şimdilerde restoran olarak kullanılıyor.

Esengül Kimdir?

Esengül Kimdir?0

Asıl adı Esen Ağan’dır. 24 Eylül 1954’te İstanbul’da doğdu. İlk müzik derslerini konservatuvar mezunu olan annesi Piraye Ağan’dan aldı. Daha sonra Cavit Deringöl, İrfan Özbakır ve ona Esengül ismini veren Abdullah Nail Bayşu ile çalıştı. 15 yaşındayken katıldığı bir ses yarışmasında birinci oldu. İlk 45liği olan Aşkımı Süpürmüşler’in kazandığı başarıdan sonra gazinolarda çalışmaya başladı. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki bütün büyük gazinolarda assolist olarak çalıştı.