Hemofili Hakkında Bilgi

Hemofili Hakkında Bilgi

Vücudumuzda herhangi bir nedenle kanama olduğunda damar duvarında bulunan hücreler, trombositler ve pıhtılaşma faktörleri o bölgeye hücum ederek pıhtı oluşmasını ve kanamanın durdurulmasını sağlarlar. Hemofili, bu mekanizma içinde yer alan pıhtılaşma faktörlerinin doğuştan eksikliği

Mendel Yasaları

Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel ‘in genetik ilmiyle ilgili olarak bulduğu biyoloji kanunları. Manastırın bahçesinde bezelye leri birbirleriyle çaprazlama|çaprazlayarak (eşleştirerek) kalıtım için ilgi çekici sonuçlar buldu. Bugün bu sonuçlar Mendel kanunları adıyla anılmaktadır. Çalışmalarını yaptığı dönemde kromozom ve genlerin varlığı bilinmemesine rağmen, özelliklerin “faktör” adını verdiği birimlerle nesilden nesile aktarıldığını söyledi. Bugün bu birimlere, gen denmektedir.

Down Sendromu Hakkında Bilgi

Down Sendromu Hakkında Bilgi
DOWN SENDROMU NEDİR?
DS, fiziksel benzerlikleri nedeni ile Moğol ırkını hatırlattığı için eskiden mongolizm denilen, daha sonra Asya’lı bilim adamlarının baskısı ile Down Sendromu diye anılmaya başlanan genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisidir. En basit anlatımı ile sıradan bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken DS’lu bireylerde bu sayı üç adet 21. kromozom olması nedeniyle 47 olmaktadır. Bu fazlalık bireyin fiziksel ve zihinsel özelliklerine de yansımakta, gelişim geriliğine sebep olmaktadır. DS’na sebep olan faktörler henüz tespit edilememiştir. Down Sendromu tedavi edilebilen bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır.
47 KROMOZOM NASIL OLUR?
İnsan vücudunu oluşturan kromozomların 23 tanesi anneden , 23 tanesi ise babadan gelmektedir. DS’unda 21. kromozom 2 değil 3 adet olmaktadır (bu sebepten dolayı DS’u Trisomy 21 diye de bilinmektedir).Bunun sonucu olarak toplam kromozom sayısı 46 değil 47 olmaktadır.

Genetik ve Biyomühendislik

Genetik ve Biyomühendislik Bölümü en geniş disiplinlerden birisidir. Geçen yüzyılda birleşen fizik, kimya ve mühendislik bilimlerine benzer olarak, 21. yüzyılda da biyoloji ve mühendislik bilimlerinin birleşmesi gerekmektedir. Bu ise mühendislik ilkelerinin ve yöntemlerinin tıp ve biyolojide karşılaşılan problemlere uygulanması demektir. Genetik ve Biyomühendislik biyoloji ve diğer bilimleri (matematik ve farklı bilimler gibi) birleştirir. Genetik ve Biyomühendisliğin temeli biyoloji olsa da genetik ve biyomühendisler karmaşık mühendislik cihazlarını ve yöntemlerini kullanmalıdır. Nicel yaklaşımlar, ölçüm modelleme ve bilgileri entegre edebilme, mühendislikte olduğu gibi biyomühendislikte de oldukça önemlidir.

Bu bağlamda Biyomühendislik programının amacı, temel tıp bilimleri ile mühendislik bilimlerinde kullanılan teknoloji konusunda eğitim yapmak ve tıp bilimleri ile mühendislik bilimleri arasında köprü kurabilecek teknik