Deri Mühendisliği

NEDEN DERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ?

* Deri ve Deri Ürünleri (giysiden ayakkabı ve çantaya, otomotiv ve mobilya döşemesinden dekoratif tasarımlara kadar) oldukça büyük ve zengin bir sanayi dalıdır.
* Bu alanda eğitim almış mühendisler Türk ve Dünya Deri Sanayi tarafından yüksek talep görmektedir.
* Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Deri Mühendisliği Bölümü, Türkiye’deki tek, dünya üzerinde ise bu alanda eğitim veren birkaç akademik kurumdan biridir. Dolayısıyla mezunlarımız yurt içinde ve yurt dışında yüksek iş bulma imkanına sahiptir.
* Yurt dışındaki eğitim kurumları ve sanayi kuruluşlarıyla yapılan işbirlikleri, bölüme uluslararası bir nitelik kazandırmaktadır. Çok sayıda öğrenci, eğitimlerinin bir kısmını ve stajlarını yurt dışında yapmaktadır.
* Lisans ve lisansüstü öğrencileri LLP Erasmus programı kapsamında AB üyesi Ülkelerden, İspanya, Çek

Kurbanın Eti Sütü Derisiyle İlgili Bilmedikleriniz

Kurbanın Eti Sütü Derisiyle İlgili Bilmedikleriniz

* Kurbanın sütünden istifade etmek, etini ve derisini satıp parasını almak, veya demirbaş olmayacak bir şey ile değiştirmek mekruhtur. Şayet böyle bir şey yapılırsa, kıymetini yani kaç para ise o miktarı sadaka olarak vermek gerekir. Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kurbanın derisini satan kimsenin kurbanı olmaz.” (ez-Zeylâî, Nasbu’r-Râye, 4, 218)

* Kurbanın et ve derisinden kasap ücreti de verilmez. Yani kasaba, “gel benim hayvanımı kesiver; karşılığında bir miktar et vereyim yahut derisi senin olsun” denilemez. Peki, kasaba et veya deri vermek câiz olmaz mı? Tabii ki câiz olur; ancak, kasaplık ücretini de ayrıca vermek şartıyla… Nitekim Hz. Ali (r.a.)’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Resûlüllah (s.a.v.), develer kurban kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını paylaştırmamı emretti. Onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı. Kasap ücretini biz kendimiz veririz.” (Müslim, Sahîh, Hacc, 348)

Sünnetin Tarihçesi

Sünnetin Tarihçesi

 

Dinler Tarihi Araştırmaları
“Sünnet” (ing. circumcision) sözcüğü, Arapça kökenli bir kelimedir ve ilk anlamıyla, “takip edilmesi itiyat edilen yol, hal, tavır, gidiş, adet, davranış, değişmeyen karakter, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek” demektir.[1] Daha geniş anlamda ise; “insanın iyi ahlakını, tabiatını ve davranışını” anlatmaktadır.[2] İslam dininde ise, “Hz. Peygamberin hadiseler karşısında sabit, değişmeyen ve devamlılık arz eden karakter selabeti ve Hz. Muhammed’in sözleri, işleri, ve tasvipleri [3] olarak tanımlanmaktadır.[4]

Göz Kapakları

Göz Kapakları
“Sonra onu ‘düzeltip bir biçime soktu’ ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? ” (Secde Suresi, 9)

Gözler vücudun dış dünyaya açılan pencerelerinden birisidir. Bu hayati organların korunması ve bakımı mükemmel bir tasarıma sahip olan göz kapakları sayesinde gerçekleşmektedir. Göz kapaklarının görevi, göz küresini korumakla birlikte “konjonktiva” ve “kornea”yı her an belli bir nem oranında tutmaktır. Göz kapaklarının iç kısmında bulunan konjonktiva adlı katmanın damarları, uykuda oksijen alamayan gözün dış tabakasını besler.

Gerektiği zaman göz yuvasının üstünü tamamen ve sıkıca örtebilen göz kapağının derisi, vücudun diğer kısımlarına göre çok daha incedir. Göz kapağı derisinin alt tabakası yağsız ve çok gevşektir, kan bu bölgede kolay toplanır. Eğer göz kapağının derisi kalın ve yağlı bir yapıya sahip olsaydı, gözlerin açılıp kapanması oldukça zor bir işlem olurdu.