IV.Murat Bağdatı Geri Aldı

IV.Murat Bağdatı Geri Aldı

23 ARALIK 1638 IV.MURAT BAĞDAT’I GERİ ALDI

Bağdat şehri Abbasi Halifesi Ebu Cafer el- Mansur tarafından 766 yılında Darüsselam adıyla kurulmuştu.. Bağdat ilk en büyük yıkımı 1258’de Moğollardan görmüştü..

Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlıların eline geçen Bağdat bir ara İranlılar tarafından alındı. Sultan IV.Murat çıktığı sefer sonrasında 23 Aralık 1638’de Bağdat’ı tekrar geri aldı.. Bağdat I.Dünya Savaşına kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır..

Sultan Dördüncü Murad Han, Safevi saldırılarının önüne geçmek için ordunun başında sefere karar verip, hazırlıkları tamamladı. 18 Mart 1635’te Revan Seferine çıkan Dördüncü Murad Han, önceden tespit ettirdiği zorbalardan yolu üzerindekileri cezalandırdı..

Bağdat’ın Osmanlı Hakimiyetine Girmesi ve Kanuni’nin Bağdat’taki Faaliyetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

BAĞDAT’IN OSMANLI HAKİMİYETİNE GİRMESİ VE KANUNİ’NİN BAĞDAT’TAKİ FAALİYETLERİ

Özet:
Osmanlı Padişahı Kanuni, adına hutbe okunması ve kale anahtarları gönderilmiş olması sebebiyle, Safevîler’den Bağdat’ı kurtarmak ve Irak’ı fethetmek üzere Divân’da alınan sefer kararı üzerine harekete geçmişti. Padişah’ın emri üzere toplar ve cephâne önceden yarar beyler ile Diyarbakır’a gönderilmiş, beylerbeyiler ile sancak beylerine sefer hazırlığı görmeleri için hükümler yollanmıştı. Gereken yerlere “umerâ tayin ve tebdîl” olunarak, Nisan 1529’dan beri resmen “Serasker” unvanı verilmiş olan, Veziriâzam İbrahim Paşa, Halep’te kışlayıp hazırlıkları tamamlamak üzere, üç bin tüfenkçi yeniçeri ile 21 Ekim 1533 tarihinde Üsküdar’dan Irakeyn Seferi’ne hareket etmiştir.

“Irakeyn Seferi” olarak tarihe geçmiş olan, Kanuni Süleyman’ın Şiî-Safevî Devleti’ne karşı giriştiği, Osmanlı-İran savaşı (940-942/1533-1535) XVI. yüzyıl Türk siyasî ve askerî tarihinin çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu

Abdülkadir Geylani Hz’lerinin Eşkiyaya Eğitim Dersi

Bir gün Abdülkadir Geylani’ye, “Bu işe başladığınızda, bu yola adım attığınızda, temeli ne üzerine attınız? Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız?” diye sordular

Buyurdu ki: “Temeli sıdk ve doğruluk üzerine attım Asla yalan söylemedim Yalanı kağıda bile yazmadım ve hiç yalan düşünmedim İçim ile dışımı bir yaptım Bunun için işlerim hep rast gitti Çocuk iken maksadım, niyetim, ilim öğrenmek, onunla amel etmek, öğrendiklerime göre yaşamaktı Küçüklüğümde Arefe günü çift sürmek için tarlaya gittim bir öküzün kuyruğundan tutunup, arkasından gidiyordum Hayvan dile geldi ve dönüp bana; “Sen bunun için yaratılmadın ve bununla emrolunmadın” dedi Korktum, geri döndüm Evimizin damına çıktım Gözüme, hacılar gözüktü Arafat’ta vakfeye durmuşlardı