Berat Senin Neyine, Kadir Senin Neyine?

Berat Senin Neyine, Kadir Senin Neyine?
Kurulu düzene bakıp ibret alamıyorsan,
Yaratılmışa gönül gözü ile bakamıyorsan,
Yetime, yoksula yardım edemiyorsan,
Berat senin neyine, kadir senin neyine.

Açları sofrana çağırıp doyuramıyorsan,
Geceleri mide fesatından yatamıyorsan,

Yazar Tursun Bey Hakkında Bilgi


Yazar Tursun Bey Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında gerek yaşadığı devirde yazılmış olan tarihlerde, gerekse sonraki biyografik ve bibliyografik eserlerde herhangi bir bilgi yoktur. Bu konuda bugün bilinenler daha ziyade kendi eserine dayanmaktadır. Asıl adı Tûr-ı Sînâ olup bundan bozma Tursun Bey veya Dursun Bey şeklinde anılır.
Halil İnalcık’ın Bursa kadı sicillerindeki kayıtlardan tesbit ettiğine göre babası, I. Murad döneminin meşhur kumandanlarından Fîruz Bey’in (ö. 1421) oğlu, 1424’te Anadolu beylerbeyiliğinde bulunmuş olan Hamza Bey’dir. Bundan da onun önde gelen bir aileye mensup olduğu anlaşılmaktadır. Dursun Bey muhtemelen 1426 civarında doğmuştur.

Eserinde yer alan bilgilere göre genç yaşta timar sahibi olan Dursun Bey iyi bir tahsil görmüş ve amcasının yanında yetişmiştir. Nitekim İstanbul’un fetihten sonraki iskânı sırasında

Zamana Sitem -Ulvi Emre

Zaman demişler adına,
Doyurmadın insanları
Dünyanın tadına.

Dur desem durmuyorsun,
Gittikçe hızlanıyorsun,
Hem başımı döndürüyor,
Hem canımı sızlatıyorsun.

Ey zaman!
Saçlarımı döktün belimi büktün,dişlerimi söktün,

Gel Gidelim Yunus’a Gönül- Ulvi Emre

Gel Gidelim Yunus'a Gönül- Ulvi Emre

Petek’siz balmı olur?
Gonca’sız gülmü olur?
Aşk’sız gönülmü olur?
Gel gidelim Yunus’a gönül.

Dergahında aşık olunur,
Aşk Od’unda yanan olur,
Yanmada şifa bulan olur,
Gel gidelim Yunus’a gönül.

Dağlar dağlar Ah yüce dağlar- Ulvi Emre

Dağlar dağlar Ah yüce dağlar- Ulvi Emre
Başın yükseklerde, zirvelerdesin,
Kimseler bilmez neler gizlersin,
Sırlarla dolu bir ahestesin,
Şairlere, aşıklara ilham verensin.

Yunus’un onsekiz bin âlemi gördüğü,
Mevlana’nın kırk gün, kırk gece geçirdiği,