Orta Doğu’nun Batılı Devletler İçin Önemi Nedir?

Orta Doğu’nun Batılı Devletler İçin Önemi Nedir?

Orta Doğu; özellikle bir çok medeniyetin beşiği durumunda bulunması, Doğu ile Batıyı birbirine bağlayan ticaret yollarının kavşağında yer alması ve çeşitli yeraltı ve yerüstü zenginliklere sahip olması sebebiyle, tarih içinde her zaman büyük devletlerin ilgisini çekmiştir. Bölgenin bu özelliğinden dolayı ortaya çıkan etnik ve siyasî kargaşa, çeşitli zamanlarda burada yaşayan insanların, büyük devletler tarafından bir çok defalar istismar edilmeleri sonucunu doğurmuştur.

Bu tanıma göre Orta Doğu ülkeleri; Suriye, Irak, Katar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ürdün, İsrail, Lübnan, İran, Filistin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Tunus, Cezayir, Libya, Sudan, Fas’tır.

Bölge, özellikle Coğrafî Keşifler sonucu gelişen sömürgecilik akımı açısından ele alındığında, Batılı devletler tarafından, çeşitli özellikleri, doğal zenginlikleri ve karışık etnik yapısı itibarıyla hem

Ömer Muhtarı Rahmetle Anıyoruz

Ömer Muhtarı Rahmetle Anıyoruz
Sömürge olmayı kabul etmeyen ülkelerin mücadele tarihine baktığımızda, kendi içlerinden çıkmış önemli isimlerin onurlu ve tavizsiz mücadeleleriyle karşılaşırız. Libya’nın 1911’de İtalyan işgaline karşı destansı direnişinde de karşımıza çıkan isim Ömer Muhtar’dır. Halkının ve ülkesinin bağımsızlığı için tam 20 yıl tam

Diplomasi’de Manda Nedir?

Fransızca bir kelime olan Manda’nın anlamı yetki ve görev olarak tanımlanabilir.Sömürgeciliği kaldırmak için düşünülmüş ama sömürgecilikten hiç bir farkı olmadığı ilerleyen yıllarda ortaya çıkmıştır.Sistemin çalışmasını kısaca tanımlayacak olursak;”az gelişmiş ülkelere müdahele edip kendi kendini yönetibilecek konuma gelene kadar bazı büyük devletlere verilen yetkidir.”diyebiliriz.Bu şekilde az gelişmiş Ülkeler resmen pay edilir hale gelmiştir.Bugün bile manda tarafından o zamanlarda yönetilen ülkelerde zamanımızda halen sorunların devam etmesi ilginçtir.

İlk kez 1919 yılında Pariste toplanan Paris Barış konferansında gündeme gelen Manda 28 Haziran 1919 yılında Milletler Cemiyeti Sözleşmesinin 22.Maddesinde resmen kabul edilmiştir.Buna göre A.B.ve C şeklinde üç çeşit manda vardır.