ilk yıllarda yaşananların Ruhsal duruma Etkileri

Hayatın ilk yıllarında yaşananlar, gelecekteki ruhsal durumu etkiler

Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla 9 Ekim’de düzenleyecekleri panel doğrultusunda, gençlerin psikolojisine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Beyazyürek, “Hayatın ilk yıllarında, gençlik çağında yaşanan stresler mutsuzluk, doyumsuzluk ve uyumsuzluk gibi durumlar klinik tabloları da beraberinde getirir” dedi

Dünyada her yıl 10 Ekim, ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü’ olarak kutlanıyor. Ruh sağlığı uzmanları, belirlenen tema doğrultusunda çeşitli konferanslar verirken, günün anlam ve önemine dair saptanan noktaları enine boyuna masaya yatırıyor. 9 Ekim’de Beykoz Üniversitesi’nde de ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü / Değişen Dünyada Bireysel ve Toplumsal Düzeyde Ruh Sağlığımız’ başlıklı panel ile hem bireysel hem de toplumsal olarak ‘ruh sağlığı’ konusu tekrar ele alınacak. Rektörlük Yerleşkesi Konferans Salonu’nda yapılacak ve herkesin katılımına açık olarak düzenlenecek olan panelin moderatörlüğünü Beykoz Üniversitesi Öğretim Üyesi Petek Akman Özdemir üstlenirken, Prof. Dr. Mansur Beyazyürek ile Psikolog Deniz Ergül konuşmacı olarak katılacak ve ‘Bireysel ve Toplumsal Düzeyde Ruh Sağlığımız’ üzerine tartışılacak.

Devamını Oku…

Piskopatmısınız? Ya siz de bir psikopatsanız

Piskopatmısınız?

Ya siz de bir psikopatsanız ve bundan haberiniz bile yoksa?
Ruhsal denge bozukluğu denince ilk aklımıza gelen saldırgan tavırlar, halisünasyonlar veya sağa sola sataşan tiplerdir. Ancak ruhsal dengesizliğe sahip insanlarda da bu tarz davranışlar gözlenebilir ancak modern psikolojik uygulamalarda durum siyahla beyaz kadar net olmayabiliyor. Dr. Robert Hare’in oluşturduğu, Psikopati Kontrol Listesi (PCL ve PCL-R) yasal, klinik ve araştırma alanlarında kullanılan karmaşık ve profesyonel bir araçtır.20 belirtiden her biri için: Hayır (0), Kısmen (1), Evet (2) puandır. Ortalama bir psikopat testten 27-30 puan alır. Hastalığın vehametine göre puan yükselir. Psikopatik olmayan suçluların ortalama puanı 20-25′tir. Ancak bu testin sonucunda kendinize ya da etrafınızdakilere teşhis koymayın. Sadece bilgilendirme amaçlı eklenmiştir.

Devamını Oku…

Mevlana ve Tasavvufi Anlamda Kişilik Çözümleme

Mevlana ve Tasavvufi Anlamda Kişilik Çözümleme

Mevlana ve Tasavvufi Anlamda Kişilik Çözümleme

Mevlana eserlerinde günümüzde kişisel gelişim bağlamında ele alınan birçok konuda güncelliğini hiç yitirmeyen çarpıcı görüş ve düşünceler ileri sürmüştür. Bu yazıda, kişisel gelişimin en popüler konularından düşünce gücü üzerine Mevlana’nın düşüncelerinden hareketle bazı değerlendirmelerimizi paylaşmak isterim. İşte bu konuda Mevlana’nın ölümsüz eseri Mesnevi’den birkaç değerli düşünce incisi:

  • Ey kardeş! Sen ancak bir düşünceden ibaretsin. Ondan başka neyin varsa, kemiktir, ettir.Eğer düşüncen, manevi varlığın gül ise, sen de gül bahçesisin; diken isen küllüğe atılacak odun gibisin.
  • Şu sonsuz, sayısız halka dikkatle bak, hepsi bir düşünceye dalmış, yeryüzünde sel gibi akıp gitmekte.
  • Düşüncelerden sakın. İnsan gönlü ormana benzer; ormanda aslan gibi de, yaban eşeği gibi de düşünceler bulunur.
  • Her gün bir eve nasıl bir misafir gelirse, senin gönül evine de her an bir düşünce, aziz bir misafir gibi gelir, konar.
  • Ey benim canım efendim, sen düşünceyi, fikri bir adam farz et. Çünkü insan, düşünceyle insan sayılır, değerlenir, canlanır.
  • İçimize doğan, bizi rahatsız eden şeytânî düşünceler, hayâller, vesveseler kalbimize batan, görünmez dikenlerdir. Bu dikenler, bir kişiden değil, binlerce kişiden gelip kalbimize batmaktadır.

Ne Düşünürseniz O Olursunuz!

Birçok kişisel gelişim kitabı, Düşüncenin Gücü, Olumlu Düşünmenin Gücü, Olumlu Yaşama, Büyük Düşünmenin Büyüsü gibi isimler taşır ya da bu isimle bölümler içerir. Hayattaki her şey, gerçeğe dönüşmeden önce birisinin zihninde bir düşünce, dilek, ümit veya hayal olarak filizlenmiştir.

Düşünceleri gönülde biten bitkiler olarak niteleyen Mevlana, düşüncenin gücünü Mesnevi’de çok güçlü ve açık bir şekilde vurgular:

Evlere, köşklere bak, bunlar da yapılmadan önce, mühendisin zihninde, düşüncesinde birer masala benzerdi.
Hoşumuza gittiği için seyrettiğimiz, sofası düzgün, tavanı, kapısı uygun bir şekilde yapılmış filan ev, mühendisin zihnindeydi.

Mühendisin zihnindeki o düşünce aletleri hazırladı. Ormanlardan kesilen direkleri getirdi. Böylece ev yapılıp meydana çıktı.

Her sanatın, her hünerin aslı, temeli, mayası, hayalden, düşünceden başka nedir ki?

Önce düşünce vardır. Sonra bu düşünce eyleme dönüşür. Dünyanın kuruluşunu ezelden beri böyle bil.
Meyveler, önce gönül düşüncesinde tohum halindedir. Sonra meyve olarak ortaya çıkar, görünür.
Sen bir işe girişip bir meyve fidanı dikince, sonunda meyvenin meydana gelmesi yolunda ilk harfi okudun, yani ilk adımı attın.

Her düşünce, sonuca götüren bir araçtır. Işık gök gürültüsünden, düşünce de eylemden önce gelir. İkbal’in söyleyişiyle, Bak tefekkür işe yol gösterir. Şimşek çakar, arkasından gök gürler

Kafamızın içindeki sohbet hakkında bir fikir vermek için söyleyelim. Dakikada 1200 kelimelik bir hızla düşünürüz. Diğer yandan, her gün zihnimizden yaklaşık 60 bin düşünce geçer. Bunların %95′i de bir gün önce düşündüklerimizin aynısıdır.

Zamanınızın büyük bölümünde neyi düşünürseniz, başınıza gelecek olan da odur. Ne düşünüyorsanız o olacağınıza göre, bırakın düş gücünüz aşağıları değil yukarıları seyretsin. Bakın Mevlana herkesi nasıl büyük düşünmeye çağırıyor:

Eğer bir karınca Hz. Süleyman’ın derecesine ulaşmaya çalışırsa, şaşma; onun isteğini hor görme! Sen ondaki himmete, gayrete, cesarete imrenerek bak! Elinde, zenginlik ve yetenek olarak ne varsa, isteyerek, düşünerek elde etmedin mi?

Beyin Negatifi Kabul Etmez

Olumlu düşünce hayatımızın yakıtıdır. Ancak, olumlu düşüncenin gücünü ve etkisini gösterebilmesi için beynimizdeki engelleri, önyargıları ve sınırları kaldırmak şarttır. Beynimiz negatifi kabul etmemektedir. Çünkü bilinçaltı aklımızdaki her şey pozitiftir. Bembeyaz bir at düşünme cümlesini duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Bembeyaz bir at, değil mi? Bu nedenledir ki, Mevlana Gerçekten de ‘yapma, etme, görünme’ demek isteği arttırır sadece, başka şeye yaramaz. der.

Onun için anne-babalar çocuklarına, öğretmenler öğrencilerine ‘yapma, konuşma, koşma’ derken aslında onların bilinçaltlarına ‘yap, konuş, koş’ emirleri verdiklerini bilmeliler. En doğrusu, Mevlana’nın Men edilen şeyi yapmayan kimdir? uyarısını hatırlayıp bunları, ‘sessiz ol, sakin ol’ gibi olumlu ve ma eki içermeyen kelimelerle ifade etmektir.

Olaylara İyi Bak!

Mevlana’nın ifadesiyle nasıl bakarsan öyle görürsün. Hayat bize derslerini çeşitli şekillerde ve boyutlarda sunar. Olumlu dersler her zaman olumlu durumlardan çıkarılmaz. Arabanızın lastiğinin patlaması, olumlu bir olay değildir ama size kabullenme, sabır, plan yapmanın değeri, başka biri size yardım etmişse yardım görme sevinci, teşekkür etmenin değeri, şükür gibi pek çok dersler verebilir. Aynı olayı, stres ve sıkıntı yaratıcı dersler çıkarmak için kullanabiliriz: Aksilikler hep beni bulur, hayatımda her şey ters gidiyor gibi… Görüldüğü üzere, hayat okulunda size sunulan derslerden ne öğreneceğinizi siz seçersiniz. Hatta Mevlana iyi bakışın bela diye nitelendirilen durumlarda bile işe yaradığını söyler: Bir adam belada safa görürse, bela tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş gelir.

Prof.Dr.Nevzat Tarhan Hakkında Bilgi

Eğitimi ve kariyeri
Kuleli Askeri Lisesi’nden 1969 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni 1975 yılında bitirdi. GATA’da staj yaptı. Kıbrıs ve Bursa’da kıt’a hizmetini tamamladı. 1982 yılında GATA’da psikiyatri uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa Hastanesi’nde yardımcı doçent (1988), doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. 1993’te albay, 1996’da profesörlüğe yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumu’nda bilirkişilik görevlerinde bulundu. Kendi isteğiyle emekli oldu. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nde yönetici, İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı (İDER)’nda başkan olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği) başkanı olarak görev almaktadır.

Devamını Oku…