Şehidin Son Mektubu

Şehidin Son Mektubu

ŞEHİT KOMANDO ER MURAT AKMAN…1996

Adını ve hikayesini tesadüfen öğrendiğim , tarihe bir mektupla muazzam bir not düşmüş şehit asker .

Doğduğunda ailesi tarafından bir çöplüğe atılarak terkedilmiş ve çocuk esirgeme kurumunda büyümüş olan Murat Akman ne kadar istemese de 18 yaşına geldiğinde evi bildiği kurumdan ayrılmak zorunda kalmış .Ancak kurumda ki öğretmeniyle bağlantısını hiç koparmamış ve orada ki çocuklara yardımcı olabilmek için elinden geleni yapmış.

Askerlik görevini komando olarak yerine getirirken devletin kendisine bağladığı maaşı çocukların ihtiyaçları için kuruma göndermeye başlamış .

Çıktıkları operasyonlar da hayati tehlikesi olması sebebiyle her operasyon öncesi son mektubu olabileceğini düşündüğü bir mektubunu birlikte büyüdüğü bir arkadaşına ulaştırılmak üzere bir asker arkadaşına emanet etmiş.

Cezayirlilerin Sultana Mektubu

Cezayirlilerin Sultana Mektubu
Cezayir’deki Kadı, Alimler, İmamlar, Hatipler, Tüccarlar, Eminler ve bütün re’ayânın Sultan’a mektubudur.

Sultanımızın yüce makamına zafer ve saadet dualarımızı takdim ettikten sonra Cezayir’de olan biz bendeleri size yazıp i’lan ediyoruz ki:

Sizin, bizim yanımızda büyük bir mertebeniz vardır. Gün geçtikçe size ta’zimin vücubuna ve lüzumuna daha çok

Halepli Bir Kızın Ulemaya Yazdığı Mektup

Halepli Bir Kızın Ulemaya Yazdığı Mektup

HALEPLİ KIZIN   İNTİHAR MEKTUBU
ümmetin ulemasina, Arapların eşraf ve liderlerine Haleb’in iffetli kizlarindan birinin yazdığı bir mektup:

“” Ümmetin hocalarına.. Çeşitli grupların şer’i yetkililerine… Bir zamanlar Ümmetin akidesinin derdini çektiğini iddia edenlere…
Ben biraz sonra tecavüze uğrayacak Halep kizlarından biriyim. Zira Vatan
ordusu denen şu vahşilere karşı bizi koruyacak ne silah kaldı ve ne de
erkek!
Sizden hiçbir şey istemiyorum.. Hatta dua bile istemiyorum.. Henüz
konuşmaya takatim var.. Sanirim benim duam, sizin laflaranizdan daha doğru.
Sizden tek istediğim, kendinizi Allah yerine koymayın, ben öldükten sonra varacağım yer hakkinda fetva vermeye kalkişmayin…
Ben intihar edeceğim! Benim Cehennemlik olup olmayişim hakkanda ne
dediğiniz hiç de önemli değil!

Haleb’in Alimlerinin Yavuz Sultan Selime Mektubu

Haleb'in Alimlerinin Yavuz Sultan Selime Mektubu

Bismillahirrahmanirrahim,

Sultanımız Hazretlerine bildiririz ki,

Bizler Haleb’inalimleri, eşraf ve ayanı olarak; fakir Seyyid Ramazan ve Seyyid İbrahim, Ebu’l-Beka (Şafii Kadısı ), Şemsüddin El-Celali ( Hanefi Kadısı),Kadı Cemaleddin Yusuf (Hanbeli Kadısı), Kadı Muhammed (Maliki Kadısı) Muhammed bin Bayram, Ali bin Ömer, İbn-i Şini, İbn-iKaşşan, İbn-i Hucce, İbn-i Recep, İbn-i Salih, İbn-i Halil Beğ, İbn-i Sati, Cemalüddin, İbn-i Nefs, İbn-i Kasvan’ız.

Bütün Haleb’in büyükleri ve ayanları ve ahalisi olan bizler Sultan Selim Han’a itaat ediyor Ve kendi isteğimizle onun emirlerine hazır ve bağlı olduğumuzu bildiriyoruz.

2. Selim’in Açe Sultanı’na Mektubu

II.Selim'in Açe Sultanı'na Mektubu

Açe Sultanı Alaattin Şah’a bildiririm ki;

Veziriniz Hüseyin vasıtasıyla göndermiş olduğunuz mektubunuz sultanların sığınağı olan yüce makamımıza ulaşmıştır. Mektubunuzda gece gündüz o taraflardaki inançsızlara karşı savaştığınızı, düşmanlara karşı yalnız kaldığınızı ve her taraftan saldırıya uğradığınızı belirterek savaşmak için malzeme ve tecrübeli asker istemektesiniz. O bölgede yirmi dört bin ada olup inançsızların bu adaları ele geçirdiklerini, buralarda yaşayan

İmparator Şarlkenin İsabele Mektubu

İmparator Şarlkenin İsabele Mektubu

Cezayir Kalesi’nin (Penon de Argel) Barbaros tarafından muhasara edildiğini bildiren 8 Mayıs 1529 tarihli mektubunuzu okudum. Kalenin problemlerini en acil şekilde giderebilmek amacıyla aldığınız kararları uygun görmekle birlikte, bu kararların daha çabuk ve kesin bir biçimde yerine getirilebilmesini sağlamak için kararlarınıza ilaveten;

Cezayir’e yardım ve mühimmat tedarik ederek götürmek üzere atanacak olan kimsenin savaş işlerinden de anlayan Murcia ve Kartagena Savcısı Jorge Ruiz de Alarcon’un olmasına;

Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail’e Mektubu

Yavuz Sultan Selim'in Şah İsmail'e Mektubu

Bilesin ve âgah olasın ki, ilahi hükümlerden yüz çevirenlerin, dini ve şeriatı yıkmaya çalışanların bu hareketlerine, bütün Müslümanların ve bu arada adalet sever hükümdarların, kudretleri nisbetinde mani olmaları farzdır. Bunu söylemekten maksadımız şudur: Tekke köşesinden hâkimiyete yükselen şen, bu yolda yürüdün, Müslümanların memleketlerine saldırdın, şefkat ve utanmayı bir tarafa atarak zulüm kapılarını açtın, günahsız Müslümanları incittin, fitne ve fesadı kendin için temel prensip olarak kabul ettin, “umur-i padişahî ve ahkâm-i

Muhammed Sadık’tan Babası İmamı Rabbaniye Mektuplar

Muhammed Sadık'tan Babası İmamı Rabbaniye Mektuplar

İMÂM-I RABBÂNÎ’ye büyük oğlu Muhammed Sâdık “aleyhirrahme” tarafından yazılan birinci mektûb:

Kölelerinizin en aşağısı Muhammed Sâdık, şerefli kapınıza bildirir ki, buradakilerin hâlleri, durumları, yüksek teveccühlerinizin yardımı ile, çok iyidir.

Bedenlerimiz bir arada olduğu gibi, kalblerimiz de toparlanmış olarak yaşamaktayız. Çok zamandan beri, hizmetcilerinizi düşünüyor ve ayrılık sebebi ile üzülüyorduk. Bu satırların yazıldığı gün, meyân Bedreddîn gelerek âfiyette olduğunuzu bildirdi. Bizleri sonsuz sevindirdi. Rahatlığa kavuştuk.
Bunun için, Allahü teâlâya çok hamd olsun!

Hz.Mevlana’nın Şems’e Mektupları

Hz.mevlana'nın Şems'e Mektupları

HZ.MEVLANA’NIN ŞEMS’E MEKTUPLARI

(1.Mektup)
Seni ne huzuru arayanlara, ne huzuru bulanlara, ne de huzurdan kaçanlara sordum. Güneşin sıcaklığını en iyi kim anlatabilir? Sıcaktan düşüp bayılan mı? Hayır, onun aşkı zayıftır. Güneşe yolculuk yapan mı? O da değil, gitse gitse nereye kadar gidebilir ki? Gölgeye sığınanlara ise güneşi hiç sormamalı…

Aşk mabedim… Efendim… Söyler misin? Nedir bu çektiğim acıların manası? Bu ayrılığın esrarengizliği yüreğime saldığın alevlerin lavlaşması içinse yeterince erimedim mi ateş toplarında? Öyle yandım ki;

Sen yandıkça, ben yanayım!

Sen dondukça, ben de donayım!

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Esbal Şaha Mektubu

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Esbal Şaha Mektubu
Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a (c.c) hamd olsun, seçtiği kullarına selâm olsun. Resulullah Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve tealaya salat olsun. (Allahümme salli ala seyyidina Muhammed) Osmanlı Padişahı İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han bin Murad Han’ım. Allah yolunda cihad yapmak “Ayıplayanların ayıplamasından korkmamak (Maide Suresi 54. ayet) şanlı ecdadımızın güzel adetlerinden idi. Biz de o adet üzere yürüyor ve o gayelerle Allah (c.c.)ın “Allah’a iman etmeyenlerle harp ediniz” (Tevbe Suresi 29. ayet) sözüne sarılarak, Peygamber (s.a.v.)’in “Kimin ayağı Allah yolunda tozlanırsa Allah o kişiyi cehenneme haram kılar”(Buhari) hadisine tutunarak devam ediyoruz. Bizim bu yıl ki arzumuz: Allah (c.c.)ın ipi olan Kur’ana sarılarak, her şeyi bilen Melik’in fazlü keremine tutunarak “Sizin