Etiket: Mağara

Krubera Mağarası -Voronya Cave Hakkında Bilgi

Krubera Mağarası -Voronya Cave Hakkında Bilgi
Krubera Mağarası (Voronya Cave) Gürcistan ile Abhazya arasında tartışmalı bir bölgede olan, 2212 metre ile dünyanın en derin mağarasıdır. Neredeyse tamamı kireç taşından olan mağara, adını Rus jeolog Alexander Krubera’dan almıştır. Mağara bilimciler 2001 yılında mağarada 1710 metre derinliğe ulaşmayı başarınca dünyanın en derin mağarası olarak ilan edildi. 1500 metrede bulunan bir yeraltı şelalesi mağaranın bir kısmını sular altında Daha Fazlasını Oku

Peygamberimize Gelen İlk Vahiy

Peygamberimize Gelen İlk Vahiy
“Ne Yücedir O Allah ki,Bütün Âlemlere Bir Uyarıcı Olsun Diye Kulu (Muhammed’e) FurkÂn’ı İndirdi.Göklerin ve Yerin Hükümranlığı Ancak O’nundur.”

Üzerinde yaşadığımız bu ihtiyar küre, ilk hilkat gününden beri, güneşin etrafında dönmesine devam ediyor. O, İlâhî nizam gereğince kurulmuş düzen üzere dönmesine devam ededursun. Biz de biraz geriye dönelim,bunaltılar içinde yüzen günümüzden uzaklaşalım, tarihte dolaşalım. İşte milâdın 610. yılındayız. Kutsal hâtıralarla dolu olan Mekke’de bulunuyoruz. Bak, o da, bütün dünya gibi derin uykusuna dalmış, gaflet içinde uyuyor. Bütün gününü boş şeylerle geçirmiş, vaktini boş şeylerle öldürmüş… Kafası boş, gönlü boş, gecesi, gündüzü boş. İşi gücü, yerlerinden kımıldamaya takatı olmayan irili ufaklı 360 kadar putun etrafında vakit vakit dönüp dolaşıp onlara tapmaktan ibaret. Ne gaflet ki, insan eliyle yapılmış olan ağaç ve taş parçalarına tapmayı marifet sanıyorlar ve sonunda böyle derin bir gaflet içinde uykuya dalıyorlar. Dünya uyuyor, tarih uyuyor, onlar uyuyorlar. Bize “Dinî Felsefî Sohbetler” gibi muazzam bir eser bırakan rahmetli Ferid Kam’ın hakkı var. O, böyleleri için şöyle der:
Daha Fazlasını Oku

Flores Adalıları

Cüce fillerin, iri sıçanların, dev Komodo ejderhaları­nın, hatta devasa kertenkelelerin ufak insanlar ta­rafından avlandığı tuhaf, tarihöncesi bir dünya. Bu se­naryo, kulağa bilimsel gerçeklikten çok Arthur Conan Doyle’un Kayıp Dünya’sı gibi bilim kurgu romanlarına aitmiş gibi gelebilir, ancak, çok uzaklardaki bir Endo­nezya adasında yakın zamanda yapılan araştırmalar bu düşünceyi değiştiriyor. Sumatra ve Doğu Timor ara­sında bulunan bir Endonezya adası olan Flores, son bir­kaç yıldır büyük bir tartışmanın merkezi olmuştur.

2003 yılının Eylül ayında Endonezya Arkeoloji Mer­kezinden R. P. Soejono ve New England Armidale Üni­versitesinden Michael Morwood’un önderliğini yaptığı uluslararası bir araştırma ekibi, Liang Bua adı verilen, kireç taşından bir mağaranın kazısında çalışıyorlardı. Burada, 6 metre derinlikte yaklaşık 30 yaşlarında bir kadına ait olan neredeyse eksiksiz bir iskelet buldular. Tür olarak insana ait olduğunu düşündükleri bu iskele­ti ölçtüklerinde yalnızca 1 metre uzunluğunda olduğu­nu gördüler. Çevrede, aynı türe ait, etrafa yayılmış di­ğer kemiklerle birlikte şimdiye kadar dokuz insan iskeleti bulundu. Radyokarbon ve termolüminesans testleri sonucu en eski kalıntıların yaklaşık 94 000 en yenisi­nin ise 12 000 yıllık olduğu saptandı. Daha Fazlasını Oku

Ashab-ı Kehf Hakkında

Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Eshab-ı Kehf Nerede, Nedir?
Ashab-ı Kehf, (Mağara Arkadaşları) İslam dininde kabul edilen bir olayın kahramanı bir grup insana verilen isim. İslam dinine göre bu insanlar Tanrı’nin birliğine inanıyorlardı. Fakat dini inançlarına karşı baskıyla karşılaşınca yurtlarından göçmüşler, Efsûs (Afşin)’taki bir mağarada 309 sene uyumuşlardır. Yedi kişi olduklarına ve yanlarında Kıtmir adında bir köpekleri olduğuna inanılır. Aslında Kur’an’daki Kehf suresinde kaç kişi oldukları belirtilmez, Allah dışında kimsenin bilemeyeceği belirtilir. Yine de genel görüşe göre 7 kişiydiler. Hikayeleri İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an’da Kehf suresinde anlatılmaktadır. Daha Fazlasını Oku