Sülfirik Asit’in Tarihi Gelişmesi

Sülfirik Asit'in Tarihi Gelişmesi
Sülfürik asit 18. yy’ın ikinci yarısında kimya sanayiinin ilgi alanına girmiştir. 1744 yılında indigonun sülfürlenmesiyle yün boyamacılığında kullanılabilen yeni bir ürün elde edilmesi, sülfürik asit için ticari ölçekte bir istem doğurmuştur. Sülfürik asit ayrıca ağartma işlerinde de kullanılıyordu.

Daha önceleri, olasılıkla İtalya’da, bir cam fanus alünda, su buharının varlığında kükürtün yakılmasıyla sülfürik asit üretimi için yeni bir yöntem bulunmuştu. Burada sülfüröz asit oluşuyor ve bekletildiğinde havanın etkisiyle sülfürik asite oksitleniyordu.

Londralı eczacı Joshua Ward (1685-1761), 1736’da az miktarda su içeren büyük cam küreler içinde kükürtü az miktarda güherçile ilebirlikte yakarak, ticari olarak büyük ölçekte ilk sülfürik asit üretimini sağlayacak fabrikayı işletmeye aldı.

Devamını Oku…

Savat Sanatı Hakkında Bilgiler

Savat Sanatı Hakkında Bilgiler

Savat Sanatı

Savat siyah renklidir. Savat çamuru; kurşun, gümüş, bakır, kükürt karışımından oluşur. Arapça “kara” anlamına gelen “esvad” sözcüğünden gelen savat, gümüş üzerine sürülen siyah renkli savat çamuru ile yapılan bir el sanatı dalıdır.

Savat yapılmadan önce bu işin uygulanacağı gümüş tokaların, gümüş kemerlerin, gümüş hançer kabzalarının, tütün tabakalarının, gümüş sigara ağızlıklarının, muskaların ve dua taslarının yüzeylerine savat ustası kalemkârlar tarafından çeşitli şekillerin işlenmesi gerekir.

Bundan sonra savat ustaları belirli oranlarda gümüş, bakır, kurşun ve kükürt karışımından elde ettikleri bir alaşımı dövüp tülbentten geçirerek ince siyah bir toz hazırlarlar. Bunu gümüş eşyaların yüzeylerinde yaptıkları desen, motif, yazı ve resimle kuru olarak sıvayarak “ekme savat”, toza boraksla karıştırıp macun haline getirdikten sonra sürmek suretiyle de “sürme savat” yaparlar.

Devamını Oku…