Sultan Murad ve Habib Baba

Habib Baba uzun bir kervan yolculuğunun yorgunluğunu atmak için hamama gider. Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez. “Bugün” der, “Sultan Murad’ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.” Habib baba: “Ne olursun” der, “kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.” der.
Hamamcı ehl-i insaftır, dayanamaz, kabul eder hamamın en sonundaki odayı göstererek: “Baba şu odada hızla yıkanıp

Hiç Bir şey Karşılıksız Kalmaz

Musa Peygamber, Cebrail’e “hesaplaşma hep öbür dünyada mı olacak, bu dünyada hesaplaşma yok mu?” diye sormuş.

Cebrail de ‘Yarın vahadaki su kuyusunun yakınında bulunan kayanın arkasına saklan ve olacakları seyret. Sakın olaylara karışma!’ demiş.

Hz. Musa kayanın arkasına saklanmış ve olacakları beklemeye başlamış.

Önce bir atlı gelmiş. Kıyafetinden ve atının koşumlarından zengin birisi olduğu anlaşılıyormuş. Kuyudan su içmiş ve giderken altın kesesini düşürmüş.

Biraz sonra kıyafetinden fakir olduğu anlaşılan bir delikanlı gelmiş. Altın kesesini görünce almış. Suyunu içtikten sonra da gitmiş.

Daha sonra gözleri görmeyen bir ihtiyar gelmiş. O sırada süvari de altın kesesini düşürdüğünün farkına varmış ve geri dönerek kuyunun yanında altın kesesini aramaya başlamış. Keseyi bulamamış. Yaşlı