İman Nedir? İman Hakkında Bilgiler

İman Nedir? İman Hakkında Bilgiler
İman, lûgat manası bakımından, bir şeye inanmak ve bir şeyi doğrulamak demektir. “Bu iş böyledir, şöyledir” diye hüküm vermektir.

Din teriminde ise, yüce Allah´ın dinini kalp ile kabul edip Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem´in bildirdiği şeyleri kesin olarak kalp ile doğrulamaktır.

İmanın aslı bu olmakla beraber bir engel hal bulunmadığı takdirde kalp ile kabul edilip inanılan bu hükümleri dil ile söylemek ve şehadette bulunmak lâzımdır. Çünkü inanılması gereken şeyleri kalp ile benimseyip kabul eden kimse, bunları dili ile söylemezse, onun iman durumu insanlar tarafından bilinmez, onun Müslüman olduğuna hükmedilmez.

Kalb ile doğrulamak, dil ile söyleyip ikrar etmekle meydana gelen imanla beraber namaz kılmak ve oruç tutmak gibi ameller de gereklidir. Çünkü biz, bu görevleri yapmakla sorumluyuz. Bu görevleri yapmak imana kuvvet verir, imanın kalpteki nurunu çoğaltır. İnsanı azabdan kurtarır, Yüce Allah´ın ihsan ve ikramlarına kavuşturur.

İslâm” sözüne gelince: Lûgat manası bakımından İslâm, teslim olmak, boyun eğmek ve itaat etmektir. Din teriminde ise, Yüce Allah´a ve O´nun peygamberine itaat etmek, Peygamber Efendimiz´in din adına bildirmiş olduğu şeyleri kalp ile kabul edip dil ile söylemek ve onları güzel görmektir. İslâm aynı zamanda din manasına gelir.

İman ile Amel İlişkisi Hakkında Bilgi

İman Amel İlişkisi

İman – Amel İlişkisi
Müminlerden kendi kendine zulmeden ise, iman ve takvası oranında Allah’ın velisi olduğu gibi, günahkarlığı (fücuru) oranında da bunun aksidir. Çünkü bir kişide ceza ve mükafat görebilecek şekilde hem sevabı gerektiren iyilikler (hasenat), hem cezayı gerektiren günahlar (seyyiat) bulunabilir.

Bu, bütün ashabın, imamların, ehli sünnet ve cemaatin görüşüdür. Bunlar, kalbinde zerre kadar iman olan kişinin cehennemde ebedi kalmayacağını söylerler.

Hariciler ve Mutezile gibileri ise; kıble ehlinden cehenneme giren kişinin orada ebedi kalacağını ve çıkmayacağını söylerler.

Büyük günahları (kebair) işleyenler hakkında cehenneme girmeden önce veya girdikten sonra ne peygamberin, ne başkasının şefaati olur, derler. Onlara göre bir kişide sevap ve ceza, iyilikler ve kötülükler birarada bulunamaz. Mükafatlandırılan kişi ceza görmez ve cezalandırılan kişi de mükafat görmez, derler. Bu konunun Kur’an, Sünnet ve icma’dan delilleri çoktur. Onları ilgili yerlerinde belirttik.

Allah Dostlarından Nasihatler

Allah Dostları Der ki...

Şartlar”Sırların sırrına ermek için sende anahtâr vardır.” Sezai Karakoç

  • Ta’zim (hürmet), insanı küçültmez, bilakis, yüceltir. Doğruların yıkılışı, bir “ân” işidir. Çünkü bunlar, şâhın kapısında beklerler. Halkı Hakk’a çağırmaya memur edilmişlerdir. Bunlar, ellerini birbirlerine vurduğu zaman gözden kaybolacak kadar küçülür. Başına gelecek bir iş olursa, sabır eliyle karşıla. Şifâ buluncaya kadar dur; bağırma, çağırma… Şifâ gelirse, şükür eliyle al. Celal perdesi açılırsa secdeye kapan… Allah, Peygamber sevgisini, fâkirlik hâli ve bela takip eder. Belâ karşısında dağ gibi olmalısın…
  • İmân sahibinin çoğu hali, sıkıntıyla geçer. Elindeki şeyler çok bile olsa yine de sıkıntı içindedir. Çünkü, bağlanmış olduğu birçok prensipler vardır. Onları yerine getirmek güçlüğü içinde kıvranır. Dünyada ancak bir prensibe bağlı olmayanlar rahat eder. Onlar da hiçbir dine söz vermeyen dinsizlerdir.

Ahiret Nedir? Ahiret hakkında Bilgiler

Ahiret Nedir

  • AHİRET NEDİR?

Ahiret kelimesinin sözlük anlamı, son ve sonra olandır. Bu anlamda dünyanın sonuna ahiret denir. Terim olarak ahiret, ölümden sonra insanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve ebediyen devam eden bir hayatın adıdır.

İnsanları Allah’a Götüren Yollar

İnsanları Allah'a Götüren Yollar

“İnsanları Allah’a götüren yollar, mahlûkatın nefeslerinin adetleri kadardır.” Bu yollar ise gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin açmış oldukları yollardır. Her peygamberin kendisinden sonraki peygamberlerle Risâlet görevi sona ermiştir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v)’e gelinceye kadar her peygamber bir evvelkinin hükmünü nesh etmiştir. Böylece Efendimiz’e (s.a.v) gelinceye kadar bütün peygamberlerin yolları kapanmıştır. Kıyamete kadar Cenâb-ı Allah’a gidecek yegâne yol Rasûlullah (s.a.v)’in yoludur. Ve bu yol kıyamete kadar açık bir şekilde kalacaktır. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ın emri böyle tahakkuk etmiştir.