Hazreti Ali Hakkında Bilgi

Hz. Ali Hakkında Bilgi

Hazreti Ali

Tam adı, Ebü’l-Hasen Alî b. Ebî Tâlib el-Kureşî el-Hâşimî (ö. 40/661) olan Hazreti Ali’nin, Hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (m. 600) Mekke’de doğduğu rivayet edilmektedir. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib, annesi de Fâtıma bint Esed b. Hâşim’dir. Ebû Tâlib’in en küçük oğludur.

Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hz. Peygamber amcası Ebû Tâlib’in yükünü hafifletmek için onu himayesine almış, Hz. Ali beş yaşından itibaren hicrete kadar onun yanında büyümüştür. Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilk iman edenlerdendir.

Ancak Hz. Hatice ile aynı zamanda veya ondan hemen sonra yahut da Hz. Hatice ve Hz. Ebû Bekir’den sonra iman ettiği hususu, Ehl-i sünnet ile Şiîler arasında tartışılan bir konudur. Bu sırada yaşının dokuz, on veya on bir olduğu rivayet edilir. Bu durumda onun Hz. Hatice’den sonra, yaşına göre, çocuklar arasında ilk inanan ve Hz. Peygamber’le birlikte ilk namaz kılan kimse olduğu ağırlık kazanmaktadır.

Hz. Ali’nin hicretten önceki hayatı hakkında kaynaklarda fazla bilgi yoktur. Ancak hayatı, menkıbevî ve efsanevî rivayetlerle örülü Şiî kaynaklarda doğumundan itibaren en ince teferruatına kadar ve zengin kerametlerle dolu olarak anlatılır.

Mekke müşriklerinin eza ve cefalarını gittikçe artırmaları ve hatta kendisini öldürme hazırlıklarına girişmeleri üzerine Medine’ye hicret etmeye karar veren Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi, kendisini öldürmeye gelecek müşrikleri oyalamak ve yokluğunu gözlemek maksadıyla Mekke’de bırakmıştır.

O da geceyi Peygamber’in yatağında geçirerek onun evde olduğu kanaatini uyandırmıştır. Daha sonra da Hz. Peygamber’in kendisine bıraktığı emanetleri sahiplerine iade edip yine onun emri uyarınca Resûlullah’ın kızı Fâtıma, kendi annesi Fâtıma ve yanındakilerle Mekke’den ayrılarak Kubâ’da Hz. Peygamber’e yetişmiştir. Hicretin beşinci ayında muhacirler ile ensar arasında yakınlık ve dayanışma sağlamak amacıyla kurulan muâhât sırasında Hz. Peygamber Ali’yi kendisine kardeş olarak seçmiş, hicretin 2. yılının son ayında da onu kızı Fâtıma ile evlendirmiştir. Bu evlilikten Hasan, Hüseyin ve ölü doğan Muhsin adlı erkek çocukları ile Zeyneb ve Ümmü Külsûm adlı kız çocukları olmuştur. Hz. Ali Hz. Fâtıma’nın sağlığında başka evlilik yapmamıştır. Fâtıma’nın vefatından sonra ise birçok defa evlenmiş ve çok sayıda çocuğu dünyaya gelmiştir

Hz. Ali Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber başta olmak üzere hemen hemen bütün gazve ve seriyyelere katılmış, bu savaşlarda Resûl-i Ekrem’in sancaktarlığını yapmış ve daha sonraları menkıbevî bir üslûpla rivayet edilen büyük kahramanlıklar göstermiştir. Uhud’da ve Huneyn’de çeşitli yerlerinden yara almasına rağmen Hz. Peygamber’i bütün gücüyle korumuş, Hayber’de ağır bir demir kapıyı kalkan olarak kullanmış ve bu seferin zaferle sonuçlanarak Yahudilere galebe çalınmasında büyük payı olmuştur.

Ali b. Ebû Tâlib ortaya yakın kısa boylu, koyu esmer tenli, iri siyah gözlü olup sakalı sık ve genişti; yüzü güzeldi, gülümserken dişleri görünürdü. Kendisine Hz. Peygamber tarafından verilen “Ebû Türâb” lakabından başka “el-Murtazâ” ve “Esedullāhi’l-gālib” gibi lakapları da vardır. Çocukluğunda puta tapmadığı için daha sonraları “Kerremallahu vecheh” dua cümlesiyle anılmıştır.

Onun, İslâm’ın yayılış tarihinde ve müslümanlar arasındaki ilim, takvâ, ihlâs, samimiyet, fedakârlık, şefkat, kahramanlık ve şecaat gibi yüksek ahlâkî ve insanî vasıflar bakımından müstesna bir mevkie sahip bulunduğunu, Kur’an ve Sünnet’i en iyi bilenlerden biri olduğunu hemen hemen bütün Sünnî ve Şiî kaynaklar ittifakla belirtirler.

Kaynak:

  • İslam Ansiklopedisi- Ethem Ruhi Fığlalı

Birleştirsin Gönülleri Kerbela-Sami Özdağ

Kerbela – Sami Özdağ

Birleştirsin Gönülleri Kerbela-Sami özdağ

Her taraf kızıla boyanmış
Kim bilir hangi yüreklerde köz
Şehir suskun nehir suskun
Ağızlardan çıkmıyor bir tek söz
Hüseyinim suçsuz Hüseyinim susuz

Çatlamış toprak kurur dudak
Nefesler yorgun sesler titrek
Korkusuz ama yürek takatsiz
Îman iman yükseliyor nidalar
Hüseyinim aç Hüseyinim susuz

Devamını Oku…

Gelme Muharrem Ayı Gelme

Gelme Muharrem Ayı !

Gelme muharrem ayı gelme,
Aşkı viran eyleme can hüseyni bir bardak suya sevda eyleme.
Kerbela aşkın kıblesidir,
Can hüseynin şehadet şerbetidir,
İçtikçe doyulmaz bu aşk şerbetine,
Kana kana İçer rasûlallah torunu
Turâba düşene kadar İçer şerbet-i aşkı,
Külli yanmış aşkın narında,
Bir yudum soğuk su İçin,
İlahî aşk İçin,
Asgar İçin….
Vücutlar yarıldı ogün,
Aşk ağladı melekler ağladı,
Güneş karalar bağladı o gün.
Muharrem ayında fırat ağladı soğuk suyuyla,
Kerbela oldu toz duman,
Bir fırtına koptu,
Yer yerinden oynadı,
Toprak kana bulandı o gün,
Ben nasıl ağlamıyım ya hüseyin,
Ya ali’yel mürtaza evladı,
Ben nasıl yanmıyım efendim.
Gelme muharrem ayı gelme,
Kerbela görünür her akan kanda,
Susuzluk gelir aklıma yanar İçim aşk İle ya İmam hüseyin…
Su getirdim sana ya hüseyin gözlerimle sana,
Muhammedi aşkla getirdim.
Zannetme ya İmam gökler sessizce duruyor,
Kainat duruyor,
Ceddi resul,
Buda aşkın sınavı,
Yanmanın İmtihanı
Altı aylık ali asgarın susuzluğu.
Çileler hüseyin İçin hazırlanmış,
Onun İçin taktir edilmiş,
Ehli beytin güzidesi İmam hüseyin cem olmuş
Ruhlar aleminden çağrıldın,
Hadi aşka kanat vur,
Gözyaşları artık kerbela çölünde kaybolup giderken,
Herkes susmuştu.
Ah hüseyin,
Ah aslanın oğlu,
Ah resulullah torunu,
Muharrem ayı geldikçe sen gelirsin aklımıza,
Her soğuk su İçişimizde sen düşersin aklımıza,
kan ağlarız gece gündüz.
Nur’u muhammed mustafa ali’yel mürtaza,
Haydarı kerrar aşkına
Selam olsun ehl-i beyti sevenlere…..

Ergün Küçüktopcu
Kerimusta.com

Kerîmeteyn-i Muhteremeyn Hz. Hüseyin’in Kızları

Hz. Kerîmeteyn-i Muhteremeyn Hz. Hüseyin'in Kızları

Çifte Sultanlar” kimdir ve nerede medfundurlar?

Halkımız arasında yaygın olarak “Çifte Sultanlar” ünvanıyla tanınan, Hz. Kerîmeteyn-i Muhteremeyn, kaynakların çoğunda, Hz. Hüseyin Efendimizin kızları olarak geçmektedir. Bazı kitaplarda da, Zeynel Âbidin Efendimizin kızları, yani Hz. Hüseyin’in torunları olduğu yazılmaktadır. Babaları hususundaki farklılıklar, isimlerinde de görülmektedir. Bu iki hanımdan birisinin adı, hemen hemen bütün kaynaklarda Fâtıma olarak geçmekte, diğerininki ise Sükeyne, Zeynep ve Ümmü Gülsüm olarak kaydedilmektedir. Hz. Hüseyin Efendimizin bu isimlerde kızları olduğu tarihen sabittir. (radıyallahu anhum)

Bu mevzu ile ilgili, bir kısmının gerçek olması mümkün olmayan hayli rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan enmeşhur olanı şudur:

Devamını Oku…

Surrealistik kolajlar-Hüseyin Şahin (19 Fotograf)

Türkiye’den de artık Dijital Fotoğraf Sanatçılarının çıkması gerçekten gurur verici…Sanatçı Huseyin Şahin artık gerçek fotoğraflardan inanılmaz kolajlar yapıyor.Photoshop,biraz yardım ve işte sonuçlar…

Surrealistik kolajlar-Huseyin Şahin (19 Fotograf)

Devamını Oku…

Ehl-i Beytin Fazileti Nedir?

Ehl-i Beytin Fazileti

Ehl-i Beytin Fazileti

Ehl-i beyt, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamın bütün aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazret-i Fatıma ile Hazret-i Ali ve bunların evlatları olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin, onların çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsine de Ehl-i beyt denir.

Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Haşimoğullarına da Ehl-i beyt denir. Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi de Ehl-i beytten sayıldı.

Devamını Oku…

Uday Hüseyin’in Araba Koleksiyonu(19 Fotograf)

Uday Hüseyin’in Araba Koleksiyonu

Yaklaşık 9 yıl önce önce öldürüldü ama Saddam Hüseyin’in oğlu Uday Hüseyin’in araba koleksiyonu daha yeni yeni dilleniyor. Söylenenlere göre Uday Hüseyin araba koleksiyonu sayısı yaklaşık 1000 araçtı. Bu araçların ise;

  • 18 Rolls-Royce (Corniche, Silver Shadow, vb)
  • En az 3 Bentley,
  • 22 farklı Mercedes-Benz,
  • 3 Jaguar, Lamborghini Diablo VT, Lamborghini LM002,
  • 4 Bugatti,
  • 3 Aston Martin,
  • 4 Cadillac,
  • Ferrari F40,
  • Ferrari 512 Testarossa,
  • Ferrari 348 Barchetta,
  • Ferrari 550M,
  • 6 Porsche,
  • Lotus Esprit,
  • Çeşitli Maserati, Plymouth Prowler, vs… gibi sayıları vardı.

Şimdi bir kısmı parçalansa da resimleri görelim.

1Uday Hüseyin'in Araba Kolleksiyonu(19 Fotograf)

Devamını Oku…