Osmanlı Padişahlarının Valide Sultanları

Osmanlı Padişahlarının Valide Sultanları

1. Murat (29 Haziran 1326 – 28 Haziran 1389) : Nilüfer Hatun (Bizanslı Horofira)

1. Bayezid (1360 – 8 Mart 1403): Gülçiçek Hatun (Bulgar Marya)

1. Mehmet Çelebi (1382 – 26 Mayıs 1421): Olga Hatun (Bulgar)

2. Murat (1404 – 3 Şubat 1451) Emine Hatun (Dulkadiroğulları Beyliği)

2. Mehmed (30 Mart 1432 – 3 Mayıs 1481): Hüma Hatun (Candaroğulları)

Hifa Hatun ( R.a )

Hifa Hatun ( R.a )

Kadın sahâbîlerden. Medine-i Münevvere’de güzelliği ve ahlâkı ile meşhûrdu. Tevekkül sahibi kazaya rızâ gösteren ve Hazreti Resûlullah’a çok bağlı olup, her sözünü dinlerdi. Âhireti çok düşünüp, hiç aklından çıkarmazdı. Hep ahirete hazırlanıp, ona yarar ameller işlemeye çalışırdı. Hifâ Hatun, bir gün Peygamber efendimizin huzûruna

gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! Bana beni Cennet’e götürecek bir iş (amel) öğret” dedi. Bu arzu ve isteği üzerine Resûlullah ( aleyhisselâm ) “Önce bir erkekle evlenmen lâzımdır. Bununla dînin yarısını emniyete alırsın.” buyurdu. Bu emir üzerine; “Ey Allah’ın Resûlü! Küfvüm, (dengim) kim olabilir? Bana Habeşistan

Nene Hatunu Rahmetle Anıyoruz

Nene Hatunu Rahmetle Anıyoruz

ADINI AZİZİYE TABYALARINA MÜHÜRLE VURAN NENE HATUN: “EYYY KIZLAR, ÖLÜM GÜNÜDÜR BUGÜN!”

Rus orduları 1877’de Ardahan’ı aştı.. Kars’ı aştı.. Horasan’ı aştı.. Hasankale Tabyalarını da aşarak Erzurum’un Aziziye tabyalarına ulaştı.. Cengiz Kurt Paşa’nın ordularını, Muhtar Ahmet Paşa’nın ordularını çiğneyerek geçti.. Ama geride çiğnenmeyecek bir ordu ile karşılaşacaklarını bilmiyorlardı.

Adını Aziziye tabyalarına mühürle vuran Nene Hatun 20 yaşında evli genç bir kadındı. 3 yıllık kocası cephede savaşmaktaydı. O sabah minarelerden ezandan önce Aziziye Tabyaları’nın düşman eline geçtiği, askerlerin

Saka İmparatoriçesi Tomris Hatun

Saka İmparatoriçesi Tomris Hatun
Tomris veya Tomyris (Türkçe: temir – “demir”)[1] MÖ 6’ncı yüzyılda yaşadığı sanılan, Saka kraliçesi.

Tarihteki bilinen ilk kadın hükümdardır.Yunanlılar  Tomris Hatun’a “Leydi Origana “adını vermişlerdir.Aynı çağda Pers ve Medya’da hüküm süren Ahameniş İmparatorluğu ile büyük bir mücadeleye girişmiştir. Tomris Hatun barışçıl ama savunmaya önem veren bir yapıya önem göstermiş, bunu bir zayıflık olarak gören Pers İmparatoru Büyük Kiros ise hiç durmadan Saka topraklarına akın düzenlemiştir. Persler Saka topraklarına girdiği vakit yakılmış tarlalardan başka bir şey bulamıyorlardı. Çünkü Sakalar geri çekiliyor ve savaş için uygun bir mevzi ve an bekliyorlar, bu olmadığı takdirde de savaşa girişmiyorlardı. Sakaları kovalamaktan bıkan Büyük Kiros İran’a geri dönmek zorunda kalıyordu. Bir süre sonra kendisine tabî olması ve kendisiyle evlenmeyi kabul ettiği takdirde Tomris Hatun ile uğraşmayacağını vaad etti. Tomris Hatun bunun bir oyun olduğunu biliyordu ve teklifi reddetti.

Buna kızan Büyük Kiros büyük bir ordu toplayarak tekrar Saka topraklarına girdi. Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de vardı. Tomris Hatun artık kaçmanın yarar sağlamayacağını anlayıp uygun bir alan seçip Büyük Kiros’un ordusunu beklemeye başlar. İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak bir biçimde mevzilenir. Güneş battığı için savaşa tutuşmazlar ancak gece Büyük Kiros bir hile düşünmüş ve iki ordunun arasında bir çadır kurdurmuştur ve içinde güzel kızlar ve yiyecekler ve şarap bulunan çadıra ansızın saldırı düzenleyen Tomris Hatun’un oğlu ve beraberindeki kuvvetler, içerideki birkaç Pers’i öldürüp eğlenceye dalmışlardır. Ancak birkaç saat sonra bir baskın düzenleyen Pers kuvvetleri çadırı basıp Tomris Hatun’un oğlu da olmak üzere içerideki Sakaları öldürürler. Tomris çok sevdiği oğlunun ölümüne üzülür. Yemin ederek şöyle söyler: Kana susamış Kirus! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!

Nene Hatun Kimdir?

Nene Hatun (d. 1857- ö. 22 Mayıs 1955) 93 Harbi olarak da anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında,Nene Hatun Erzurum’daki Aziziye Tabyası’nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadınıdır. Aziziye savunmasına 20 yaşlarında genç bir gelinken, küçük yaştaki oğlunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak katılmıştır.

Erzurumlu İbrahim Hakkının Eşine Yazdığı Mektup

“İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üslüplu, yakışıklı,güzel huylu, tatli dilli, uzun boylu ince belli, kıl ayıpsiz hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna, Deruni dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mubarek nazik hatırın sual ederiz, Huda’nın birliğine emanet veririz. Benim nazli yar-ı gam gusarim. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canim Firdevsim! Neylersin nişlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Okurmusun, nakış mı işlersin?