Etiket: Fransız

2017 Su Altı Fotoğrafçılık (23 Fotograf)

67 ülkeden katılan fotoğrafçılar “Yılın 2017 Sualtı Fotoğrafçısı” birinciliği için yarıştı.Finale kalan 104 şaşırtıcı sualtı çekimlerigörenleri hayranlık içinde bıraktı.Birincilik ödülü “Ahtapot Dansı” (Octopus Dancing) adlı Fransız fotoğrafçı Gabriel Barat’a verildi.Birincilik ödülü alan resim haricinde diğer yarışmacıların resimlerine de bakmanız için sizlere sunuyoruz.

2017 Su Altı Fotoğrafçılık (23 Fotograf) Daha Fazlasını Oku

Pierre Loti Kimdir?

Pierre Loti Kimdir?
ierre Loti, asıl adı Louis Marie Julien Viaud (14 Ocak 1850 – 10 Haziran 1923), Fransız romancı. Pierre Loti isminin yazara, kimi kaynaklara göre öğrencilik yıllarında; kimi kaynaklara göreyse, 1867 yılında yaptığı Okyanusya seferi sırasında, Tahitili yerliler tarafından verildiği söylenir. “Loti”, egzotik iklimlerde yetişen egzotik bir çiçeğin ismidir.[1]

1850 yılında Fransa’nın Rochefort kentinde Protestan bir ailenin en küçüğü olarak doğdu. 17 yaşında Fransız Deniz Kuvvetleri’ne girdi. Denizcilik eğitimini tamamladıktan sonra 1881’de yüzbaşı oldu ve ilerleyen yıllarda da Daha Fazlasını Oku

Lafonten Kimdir? Lafonten Hakkında bilgiler

Lafonten Kimdir? Lafonten Hakkında bilgiler

Fransız şair ve yazar olan Lafonten yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Lafonten Paris’te kolejde okuyup hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istenildi. Lise de kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve Su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

1673 senesinde Madam de la Sablière’nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine’i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Halbuki La

Daha Fazlasını Oku

Louis Pasteur – Luis Pastör Kimdir ?

Louis Pasteur - Luis Pastör Kimdir ?

Louis Pasteur (Luis Pastör 1822 -1895)
Bilim ve insanlık tarihinde çok az bilim insanı Louis Pasteur (Luis Pastör) gibi insan hayatını büyük oranda etkileyen buluşlar ve icatlar yapmıştır. Öyle ki günlük yaşamda bile kullandığımız “pastörizasyon” sözcüğü onun yaptığı buluşlardan sadece birini göstermektedir.
Kristaller için yaptığı kuramsal çalışmalarının yanında bazı hastalıklara bağışıklık sağlamak için çalışmaları, özellikle de “şarbon” denilen diğer adıyla antraks olarak bilinen koyun ve sığırlarda olan bulaşıcı hastalıkla kuduza karşı bulduğu aşı, Pastör’ün, dünyanın en ünlü bilim adamlarından biri olmasına katkıda bulunmuştur. Günümüzde Fransa’da birçok yerleşim birimi Louis Pasteur ismini taşımaktadır. Kendisinin kurmuş olduğu “Pasteur Enstitüsü” dünyanın önemli araştırma merkezlerinden bir tanesidir. Fransızlarca Pastör milli bir kahramansa, bunun sebebi onun sadece büyük bir bilim adamı olması değil, aynı zamanda, hayatı boyunca insanlığa hizmet verme tutkusu ve ortaya koyduğu özveridir hırstır. Daha Fazlasını Oku

Rokoko Sanatı

Rokoko Sanatı

Rokoko bir üslup değildir. Çünkü mimariyi kapsamaz. Yalnız bir dekorasyon anlayışı olarak kalmıştır. 1720-1760 yıllarında yaygınlaşmış olan bu süs anlayışı, Avrupa’nın merkezi idare olarak en zengin ve müsrif olduğu bir dönemi kapsar. Bu çağda Avrupa’da birçok karşıt görüşler çarpışıyordu. Rokoko sanatını tutan merkezi yönetimin asilleri, neşeli bir zarafeti, aşk hayatının heyecanını konu edinen biçimlendirmeyi seviyorlardı. Asiller yanında gittikçe gelişmeğe başlayan ve çalışma iradesini herşeyden üstün tutan bir burjuva vardı. Burjuva titiz birdisipline, akla ve keşfe önem veriyordu. Bunlarla birlikte akla önemveren Deist’ler (Deisme—yaradancılık) ve ateistler de vardı. Ayrıcamistik bir dindarlık da gittikçe yayılıyordu. Çağ bu fikirlere paralel olarak, Voltaire’in hür düşüncesini, Bach’ın dini müziğini, Watteau’nun aşk bayramlarıyla ilgili resimlerini, Magnascos’un insana korku veren keşiş resimlerini, porselenden çıplak kadın heykellerini,Gainsborough’un tablolarındaki İngiliz leydilerinin kibar ve zarif hareketlerini benimsiyor, paylaşıyordu. Daha Fazlasını Oku

Fransız General Guro’dan Duygulandıran Hikaye

Fransız General Guro savaş sonrası anılarında aynen şunları yazmıştır.
Çanakkale Savaşlarında Fransız kuvvetleri komuta eden, General Guro, savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının kısmını, savaş sahasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında aynen şöyle diyor:
Fransızlar, Türk’ler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi. Su çiçekleri, papatyalar, peygamber çiçekleri, leylaklar bir gökkuşağı alemi yaratıyordu.Ve şimdi, savaş sahasında dövüş bitmiş, o güzelim tablo: kan revan içindeydi. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zayiat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutmayacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor,
bir Türk askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtası ile bir konuşma yaptık.
‘Niçin öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun?’
Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi: Daha Fazlasını Oku