Mekke Fethinde Peygamberimizin Ölüm Fermanı

Mekkenin Fethinde Peygamberimizin Ölümle Cezalandırdıkları

Mekke’nin Fethi sayıca az olan ilk Müslümanların müşriklere karşı imanlarını korumak ve yaymak maksadıyla hicret ettikleri Mekke’yi, on yıl sonra güçlü ve kalabalık bir ordu halinde geri dönüp fethetmeleri. Hicretin altıncı yılında Peygamber efendimizle Hudeybiye Antlaşmasını yapan Mekkeli müşrikler, iki yıl sonra bu antlaşmayı bozdular. Sulhun devamı için Müslümanlara yapılan yeni tekliflere de uymadılar. Peygamber efendimizin hazırladığı İslam ordusu, hicretin onuncu yılında müşriklerden Mekke’yi kan dökülmeden aldı. Mekke   fethi esnasında, Hz. Peygamber (a.s) “Saldırıya uğramadıkça, sakın saldırmayın. Fakat şu on bir erkek ile altı kadını nerede bulursanız öldürün. Başka kimseye dokunmayın.” buyurarak sadece on küsur kişi için ölüm fermanı çıkarmıştı: 

1) Abduluzza b. Hatal: Daha önce Müslüman olup, Abdullah adını almış ve zekât   toplamakla   görevlendirilmişti; önemsiz bir sebepten Müslüman ar­kadaşını öldürdü, kısas edileceğinden korktu, irtidat etti ve topladığı zekât malları ile birlikte kaçıp, Mekke’ye iltica etti. Hem katil hem mürted, hem de hırsız olarak, ölümü hak etmişti. Fetih günü Ka’be örtüsü içine saklanmışken bulunup, öldürüldü. 

Tanzimat Fermanı Tam Metin

Tanzimat Fermanı

Gülhane Parkı’nda okunması nedeniyle Gülhane Hatt-ı Hümayunu veya Tanzimat-ı Hayriye de denir.

Osmanlı Türkçesi

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Tebâreke ellezî bi-yedihi’l-mülk ve hüve alâ külli şey’in kadîr.

Benim vezîrim;

Cümleye ma’lûm olduğu üzere Devlet-i Aliyyemiz’in bidâyet-i zuhûrundan beri ahkâm-ı celîle-i Kur’âniyye ve kavânîn-i şer’iyyeye kemâliyle riâyet olunduğundan saltanat-ı seniyyemizin kuvvet ve miknet ve bi’lcümle tebe’asının refâh u ma’mûriyyeti rütbe-i gâyete vâsıl olmuş iken yüz elli sene vardır ki, gavâ’il-i müte’âkıbe ve esbâb-ı mütenevviaya mebnî ne şer-i şerîfe ve ne kavânîn-i münîfeye inkıyâd ü imtisâl olunmamak hasebiyle evvelki kuvvet ve ma’mûriyyet bilakis za’f u fakra mübeddel olmuş ve halbuki kavânîn-i şer’iyye

Hz. Ömerin Kudüs Fermanı

Hz.Ömerin Kudüs Fermanı

Ömer bin Hattab’ın Kudüs ile ilgili vermiş olduğu ferman

  • Allah’a hamd olsun ki, bizi İslam ile aziz kıldı; iman ile şerflendirdi; peygamberi Muhammed ile bize rahmet eyledi; bizi dalaletten hidayete götürdü; aramızdaki dağınıklıktan sonra bizi bir araya getirdi ve kablerimizi birleştirdi; düşmanlarımıza karşı zafer verdi; bize bu beldeleri nasip etti; bizi birbirini seven kardeşler haline getirdi. Ey Allah’ın kulları! Bu nimetlere karşı Allah’a hamd ediniz.
  • Bu Ömer bin Hattab’ın Kudüs-i Şerif’deki Tur-i Zeytun’da millet-i İseviyenin şerefli patriği Safranbos’a verdiği ve bütün re’aya ile papaz ve patrikleri içine alacak şekilde tanzim olunan yazılı ahidnamesidir.
  • Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlardan emana sahiptirler. Bütün gayr-i müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe, emanları geçerlidir. Biz müminler ve bizden sonra gelecek olanlar, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıkları devam ettikçe de bu devam edecektir. Verilen bu koruma ve eman sözü kendileri için geçerli olduğu kadar, kiliseleri, manastırları dışarıda ve içeride bulunan bütün ziyaret mahalli olan mukaddes mekanları için geçerlidir.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Namaz Fermanı

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Namaz Fermanı

Allahü Teala, emirlerinin yerine getirilmesini bize nasib ve müyesser eylesin. Bu hükümde bildirmek istediğim husus şudur. Rum diyarındaki şehir ve kasabalarda ve buraların köylerinde yaşayan Müslüman ahali, İslam dininin emir buyurduğu farzları yapıp, sünnetlerine riayet etmekte, Kelam-ı Kadime, Furkan-ı Mecid’e Kuran-ı Kerim’e hadisi şeriflere uymakta gevşeklik gösterip muhalefet ederler imiş. Allahü Teala’nın “Namazı ikame ediniz” emrini çiğneyip; “Namaz dinin direğidir. Onu dosdoğru kılan dinini ikame etmiş olur. Terk eden dinini yıkmış olur.” Hadis-i Şerif’ine uymayıp tuğyan yoluna saparlar ve böylece mescid ve camileri viraneye ve harabeye döndürüp fısk

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Esbal Şaha Mektubu

Fatih Sultan Mehmet Han'ın Esbal Şaha Mektubu
Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a (c.c) hamd olsun, seçtiği kullarına selâm olsun. Resulullah Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve tealaya salat olsun. (Allahümme salli ala seyyidina Muhammed) Osmanlı Padişahı İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han bin Murad Han’ım. Allah yolunda cihad yapmak “Ayıplayanların ayıplamasından korkmamak (Maide Suresi 54. ayet) şanlı ecdadımızın güzel adetlerinden idi. Biz de o adet üzere yürüyor ve o gayelerle Allah (c.c.)ın “Allah’a iman etmeyenlerle harp ediniz” (Tevbe Suresi 29. ayet) sözüne sarılarak, Peygamber (s.a.v.)’in “Kimin ayağı Allah yolunda tozlanırsa Allah o kişiyi cehenneme haram kılar”(Buhari) hadisine tutunarak devam ediyoruz. Bizim bu yıl ki arzumuz: Allah (c.c.)ın ipi olan Kur’ana sarılarak, her şeyi bilen Melik’in fazlü keremine tutunarak “Sizin

Magna Carta (Büyük Ferman) Nedir?

Magna carta, Latince bir kelimedir. Türkçe’de “Büyük ferman” anlamına gelmektedir

Magna carta, 1215 yılında derebeylerin, İngiliz kralı I. John’u zorlayarak elde ettikleri hakların tümünü içeren belgeye verilen addır. Bu belge kralın yetkilerini karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır.

Tanrı’nın inayetiyle İngiltere Kralı, İrlanda Lordu, Normandiya Dükü ve Anjou Kontu John’dan, Başpiskopos, Piskopos, Başrahip, Kont, Baron, Yargıç, Şerif, Vali, Subay ve tüm resmi nezaretçi ve idarecilere ve sadık tebaama selam.

Biliniz ki, bizler, Tanrı’nın huzurunda vâris ve atalarımızın ruhlarının selameti, Kutsal Kilisemizin tekamülü, Krallığımızın ıslahı için, muhterem babalarımız Canterbury Başpiskoposu Stephan, Kutsal Roma Kilisesi’nin Kardinali ve tüm İngiltere’nin Başpiskoposu’nun (…) nasihat ve tavsiyeleri uyarınca, işbu sözleşmeyle Kilise’yi ilelebet yaşatmak üzere tasdik ve kabul ettik.

Kanuni’nin Belgrad Kadısına Gönderdigi Ferman

KANUNİ’NİN (1520-1566) BELGRAD KADISINA GÖNDERDİGİ FERMAN

Kanuni Sultan Süleyman, 1389 yılında Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesi’nde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısı’na gönderdiği “İnsan Hakları Fermanı” nda şöyle buyurmaktadır:

“Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın.

Fatih Sultan Mehmed’in Bosna Fermanı

Fatih Sultan Mehmed’in Bosna Fermanı

Ben Fatih Sultan Han, Bütün Dünyaya İlân Ediyorum Ki; Kendilerine Bu Padişah Fermanı Verilen Bosnalı Fransiskenler Himâyem Altındadır Ve Emrediyorum:
Hiç Kimse Ne Bu Adı Geçen İnsanları Ne De Onların Kiliselerini Rahatsız Etmesin Ve Zarar Vermesin. İmparatorluğumda Huzur İçerisinde Yaşasınlar Ve Bu Göçmen Durumuna Düşen İnsanlar Özgür Ve Güvenlik İçerisinde Yaşasınlar. Devletimdeki Tüm Memleketlere Dönüp Korkusuzca Kendi Manastirlarina Yerleşsinler.

Ne Padişahlık Eşrâfindan, Ne Vezirlerden Veya Memurlardan,

Fatih Sultan Mehmet’in Kudüs Fermanı

FATİH SULTAN MEHMED’İN KUDÜS FERMANI

Fatih Sultan Mehmet Han hz.lerinin kendi el yazısıyla yazıp tasdik ederek ihsan buyurduğu yüce emir (ferman) dir; ki, gereği yerine getirile. Her kim, bu, Padişah’ın kendi el yazısı ile yazarak tasdik ettiği fermanını feshederse (hükümsüz kılarsa) Allah’ın laneti onun üzerine olsun.-Allah’ın yardımı ve nusreti kıyamet sabahına kadar O’nunla olsun- Fatih Sultan Mehmed’in bu fermanı yazmasının sebebi ve gerekçesi şudur: