Celcelutiye Duası

Celcelutiye Duası Nedir?

Celcelûtiye, Süryanîce “bedî” demektir. Resûl-i Ekrem Efendimize (S.A.V.) Hazret-i Cebrâil (as) tarafından indirilen ve içinde İsm-i Azâm’ı da taşıyan yüksek mânâlar, Hazret-i Ali (R.A.) tarafından Celcelûtiye adıyla ve cifir ilmine göre bir çok tarih de düşürülerek Süryanî diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duâdır. Bir isimler hazinesidir. Allah’ın rahmetine vesile olması hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir Cennet hazinesi demek de mümkündür. Allah’ın en büyük ismi olan İsm-i Azam bu duânın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duâyı okuyarak Allah’a sığınan kimsenin, dünya ve âhiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelenmiştir.

Peygamberimize Vahiyin Gelişi

Peygamberimize Vahiyin Gelişi

PEYGAMBERİMİZE VAHİYİN GELİŞİ

Kâbe’nin tamirinin üzerinden üç yıl geçer. Hz. Muhammed (S.A.S.) otuz sekiz yaşındadır. Bu arada kendisinden sonraya kalıp altı ay daha yaşayacak tek evladı, kızı Hz. Fatıma doğar. Bu son yıllarda yaşamında yeni ve garip olaylar baş gösterir. Yolda yürürken çevresinde nurlar parıldamakta, taşlar, ağaçlar dile gelip seslenmektedir: “Ey Muhammed! ALLAH’ın selamı üzerine olsun!”

Hz. Muhammed (S.A.S.) bütün bu olup bitenlere bir anlam verememekte ve ürkmektedir. Cinler tarafından ele geçirilmekten korkar. Fakat onunla ilgili esrarengiz sesler sadece taşlardan ve ağaçlardan gelmez. Onu dillendiren

Hiç Bir şey Karşılıksız Kalmaz

Musa Peygamber, Cebrail’e “hesaplaşma hep öbür dünyada mı olacak, bu dünyada hesaplaşma yok mu?” diye sormuş.

Cebrail de ‘Yarın vahadaki su kuyusunun yakınında bulunan kayanın arkasına saklan ve olacakları seyret. Sakın olaylara karışma!’ demiş.

Hz. Musa kayanın arkasına saklanmış ve olacakları beklemeye başlamış.

Önce bir atlı gelmiş. Kıyafetinden ve atının koşumlarından zengin birisi olduğu anlaşılıyormuş. Kuyudan su içmiş ve giderken altın kesesini düşürmüş.

Biraz sonra kıyafetinden fakir olduğu anlaşılan bir delikanlı gelmiş. Altın kesesini görünce almış. Suyunu içtikten sonra da gitmiş.

Daha sonra gözleri görmeyen bir ihtiyar gelmiş. O sırada süvari de altın kesesini düşürdüğünün farkına varmış ve geri dönerek kuyunun yanında altın kesesini aramaya başlamış. Keseyi bulamamış. Yaşlı

Hz. Musa ve Cennetteki Komşusu

Hz. Musa Aleyhisselâm, bir gün münacatları esnasında «Ya Rabbî! Cennette benim arkadaşım kimdir, bana göster.» diye iltica eder. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri:
– Ya Musa! Filan şehirde, filan çarşıda ve şu şemail ve isimde bir kasap vardır. O kimsedir, diye ilham eyler.

Hz. Musa Aleyhisselâm hemen hareket eder ve o kasabı bulur. Dükkânının karşı tarafında, bir miktar seyrederek ahvaline vâkıf olmak üzere oturur. Görür ki gayet gaddar ve zalim bir kimsedir. Sattığını hep eksik tartmaktadır. Hz. Musa’nın hatırına, bu kimse bana nasıl arkadaş olabilir, her halde o başka bir kimse olması lâzımdır, diye gelir. Tam o esnada Hz. Cebrail gelerek, o kimsenin olduğunu haber verir.